Orakoğlu, El Cezire Türk'de açıkladı

Orakoğlu, El Cezire Türk'de açıkladı

El Cezire Türk televizyonundan bu hafta iki bölüm halinde yayınlanan “Başkentin Demi” programında Balyoz tutuklamaları ve Ombudsmanlık tartışıldı...

ORAKOĞLU: ERGENEKON VE BALYOZ DAVALARI İLE ASKERİ VESAYET KIRILDI

 AK PARTİNİN GİTMESİNİ İSTEYEN GAYRİMEŞRU GÜÇLER VAR

EVİRGEN: “TSK DARBELER NEDENİYLE SABIKALI”

 El Cezire Türk televizyonundan bu hafta iki bölüm halinde yayınlanan “Başkentin Demi” programında Balyoz tutuklamaları ve Ombudsmanlık tartışıldı. Mehdi Buyan’ın sunduğu programda, uzman konuklar kamuoyunu meşgul eden bu konularla ilgili çarpıcı iddia ve açıklamalarda bulundu.

 Başak Medya Ajans’ın deneyimli prodüksiyon ekibi tarafından gerçekleştirilen  ve El Cezire Türk televizyonundan yayınlanan “Başkentin Demi” programında bu hafta Balyoz ve Ergenekon davaları tartışıldı. Programa Emekli Binbaşı Yakup Evirgen ile birlikte katılan Emniyet İstihbarat Dairesi eski Başkanı Bülent Orakoğlu yine gündemi sarsacak açıklamalarda bulundu. Orakoğlu, 28 Şubat’tan bu yana darbe yapmak isteyen bir takım güçlerin var olduğunu ifade ederek, “AK Parti iktidarının gitmesini isteyen meşru olmayan birtakım güçler var. Balyoz ve Ergenekon davaları ile bu çeteleşmiş yapıların üzerine gidilmeye başlandı” dedi.

 Orakoğlu, geçtiğimiz günlerde tutuklanan Gazeteci Soner Yalçın’dan sonra 5 gazetecinin daha sırada olduğunu iddia etti. Orakoğlu, “28 Şubat'ta darbeye sırt veren medya mensuplarının hepsi bugün önemli mevkilerde. Darbe sürecine destek veren 5-6 gazeteci var. Bunların alınmasını bekliyorum." dedi. Orakoğlu Balyoz ve Ergenekon davaları ile ülkenin önemli bir dönüşüme girdiğini ifade ederek, “Bu süreçle askeri vesayet kırılacak TSK güçlenerek çıkacaktır” diye konuştu.

 Kamu Güvenlği Müsteşarlığı’nın kurulmasına dikkat çeken Orakoğlu şunları söyledi; “Kamu Güvenliği Müsteşarlığı ile birlikte artık terörle mücadele stratejilerini sivil irade yürütecek. Türkiye’de ilk defa Milli Güvenlik Strateji Belgesi ülkenin gerçek ihtiyaçlarına göre düzenlendi.”

Orakoğlu, 28 Şubat’ta yaşananlara dikkat çekerek, “Devlet içindeki çeteleşmiş yapılar 28 Şubat sonrası benzer darbe girişimlerinde bulunmuştur” dedi.

 “Çevik Bir 150 Milyar Dolarlık alım planladı”

Programda çarpıcı bilgiler veren Savunma Ekonomisi uzmanı Emekli Binbaşı Yakup Evirgen 28 Şubat dönemine ilişkin bu güne kadar konuşulmayan bir iddia ortaya attı. Evirgen, darbelerin ekonomik sonuçlarının da çok iyi incelenmesi gerektiğine dikkat çekerek, “28 Şubat döneminde Çevik Bir dışardan 150 Milyar Dolarlık bir savunma alımını planlamıştı. Kendisinden sonra gelecek olanların bunu engellememesi için de çalışmalar yaptı. Eğer o plan uygulansaydı Türkiye hala dışarıdan savunma alımı gerçekleştirecekti. Bu rakam ciddi bir meblağdır” dedi.

Evirgen, Balyoz ve Ergenekon davaları ile ilgili kamuoyundaki tartışmaları da hayretle izlediğini ifade ederek, “kendisini hakim ve savcı yerine koyan birileri, değerlendirmeler yapıyor. İnsanlara bugüne kadar yaşanmamış şekilde Generallerin sorgulanması garip geliyor. Generallerin tutuklanması  ile TSK’nın kurumsal yapısının zarar görmesi mümkün değil. TSK 5-10 komutanla generalle zaafa uğrayacak yapıda değildir. TSK kendisi hakkındaki şüphelerden ancak bıu şekilde kurtulur. Yargıda aklanmadan güven sağlanamaz” şeklinde konuştu.

“Parti içi Demokrasi ve Ombudsmanlık”

Gündemin Demi Programının diğer bölümünde ise “Parti içi demokrasi ve Ombudsmanlık” konusu Ak Parti Demokrasi Hakem Kurulu Başkanı Nurdoğan Topaloğlu ve Gazi Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Zehra Odyakmaz tarafından tartışıldı.  Ombudsmanlık kanununun önemine dikkat çeken Topaloğlu, “Yargıda yük arttı ve geciken yargı nedeniyle güven azaldı. Ombudsmanlık bu nedenle getirildi.  Yargıya güvenin tekrar artırılması lazım, önce Anayasal sistemin toptan değiştirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

“Ombudsman İdari Yargıya alternatif değil”

Ombudsmanlığın vatandaşla devlet arasındaki sorunların çözülmesinde büyük katkıosı olacağına dikkat çeken Odyakmaz da, Ombudsmanlığı yargının alternatifi olarak görenleri eleştirerek, “Kamu Denetleme Kurumu idari yargının alternatifi değil tamamlayıcısıdır. Artık vatandaş bir sorun yaşadığında dava açmadan sorunlarını ileteceği bir mercii oluyor” ifadelerini kullandı. Odyakmaz, devletin iyi idare edilmesinin önemine dikkatr çekerek, “Türkiye’de ciddi bir idari yargı rejimi yaşanıyor. İyi idare yalnızca kanunlara uygun davranmak anlamına gelmez, iyi idare kanunlara uygun ve yerinde eylem ve işlemlerdir. Bazen hukuk ve adalet yetişmiyor burada kamu denetçiliği devreye giriyor” şeklinde konuştu.

 

Başak Medya Ajans 

Etiketler :