Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Vay Bizi Gidi Cumhuriyet Düşmanları!..

04.08.2011 21:00
Ülkede kaos çıkarmak için toplu istifa gibi çocukça bir yönteme bile başvurmuş kişiler değil de... Vay biz alçaklar! Vay bizi gidi gericiler!..

Esra Uçar/ Bugün

Orduyu yıpratan kim?

Orduyu yıpratmayalım diyor CHP Grup Başkanvekili…
Darbeyi meşru gören, darbecilere kucak açan CHP böyle söylüyor… Kendi tatminsizliklerinin acısını ülkemizi Avrupa Birliği’ne -hangi mantıkla yine anlamak mümkün değil- şikayet ederek çıkartmaya çalışırken hem kendi konumlarını hem uluslararası itibarımızı nasıl yıprattıklarını hiçe sayarak...

Kılıçdaroğlu “yaşasın kriz” diye, yine kim ne fısıldadıysa, fırlayıp geliyor, ortada kriz göremeyince “istifaların nedenini öğrenmek istiyorum” diyor. Söylediler ayol; “o kadar şehit verip duruyoruz, darbe planlarımız ortaya çıkıyor kılımız kımıldamıyor ama tutuklanan arkadaşları koruyamadığımız için çok daha üzgünüz, istifa ediyoruz” dediler ya…

Hem Devlet Su İşleri’nden ya da PTT’den, itfaiyeden bir memurun, Haseki’den bir doktorun neden istifa ettiğini merak ediyor musunuz?.. Ülkede neredeyse bayram ilan edilecek, en ciddi gazeteler “Daha karpuz kesecektik” diye manşet atıyor… Ayrıca tutun ki gerçekten bilmiyorsunuz nedenini, bari çaktırmasanız… Hele bir de Avrupa Birliği’nin bile dile getirdiği “artık Türkiye daha da güçlenecek” yorumuna, ilkokul çocukları dahil, ülkede anlam veremeyen bir tek siz kaldığınızı beyan etmeseniz…

Kendilerini rejim koruyucu ilan etmiş, ülkenin siyaseti, eğrisi, doğrusu, dini, dili, örfü, adeti bizden sorulur demiş, iki candaş gazete ile laiklik elden gidiyor diye korku salmış, yüzünü Batı’ya çevirirken örfünü adetini, donunu gömleğini atan bir grup ‘aydın’ı koluna takmış, düşman olarak kendi halkını görmüş, dindar insanları üşenmeyip yıllarca fişlemiş, namaz kılanı, eşi baş bağlayanı ordudan uzaklaştırmış, demokratik seçimle gelen bir partiye karşı andıçlar hazırlayıp halkı kışkırtmayı iş edinmiş, gencecik askerlerimizin şehit olduğu onlarca baskın öncesinde hiçbir aklın almadığı emirler vermiş, yaptıkları darbe planları ne defterlere ne bilgisayarlara sığmaz olmuş, bütün bunlar ciğerlerinin arasında odun değil kanlı canlı, vicdanlı bir kalp taşıyanlar tarafından ortaya dökülmeye başlayınca “efendim ne münasebet, biz paşayız, orduyuz, bizsiz ülke bir hiçtir, doğruyu biz biliriz, bu vatanı size bırakmayız” diye naralar atıp kendini bir türlü dizginleyemeyerek daha iki ay önceki seçimlerde bile Mehmetçiğe ‘şu partiye oy vermeyin’ diye baskı yapmaya devam edebilmiş, ele geçirilen belgelere kağıt, tarlalara saklanmış cephanelere boru parçası demeye yüzü tutmuş, ülkede kaos çıkarmak için toplu istifa gibi çocukça bir yönteme bile başvurmuş kişiler değil de bunları yazınca, söyleyince gazeteciler mi orduyu yıpratmış oluyor? Vay biz alçaklar! Vay bizi gidi cumhuriyet düşmanları!.. Vay bizi gidi gericiler!..

Çok büyük bir yanlış yaptılar. Kaldıracı yanlış yere dayadılar; onlar da, onları bu yola sokanlar da… İnanca saldırdılar… Değerlere, yüzyıllara dayanan yaşam şekillerine… Böyle geldi böyle gider sandılar… Ama böyle gelmemişti ki böyle gitsin. Sadece böyle dayatılmıştı… Demek bizi, kendi ülkelerini hala Arap ülkeleri gibi görüyorlardı, demek diktatörlüğü bu kadar seviyorlardı, demokrasi onlara bu kadar uzaktı, onlara ve yandaşları aydınlara…

Madem demokrasi bu kadar tehlikeli, madem aptalların ve cahillerin istediği gibi yönetilme riski taşıyor neden dünya demokrasi peşinde acaba? Değil mi yoksa? Yoksa dünyada demokrasi falan yok, o sadece eşeğin önündeki havuç mu? Yoksa gerçekten demokratik seçimle iktidara gelen ülke falan yok mu?.. Peki ya biz… ilk defa mı demokrasi ile tanışacağız acaba?.. Yoksa tarih kitapları uydurma bilgi mi dolu?… Sahi kimdi yazarları onların?..

Norveç’te yaşanan katliamı kınarken iki saniye daha düşünmek lazım… “biz” ırkçılığın neresindeyiz diye… nefretin?.. nefret suçlarının?.. Bırakın o partiyi bu partiyi, kim kaç oy almışı… ötekileştirmenin nefrete, suça dönüşmesine, bir kere daha ramak kala, demokrasiye doğru dümen kırdığımız için, yine binlerce insanın kanı dökülmeden, daha binlerce ocak sönmeden bir zihin temizliği yapabildiğimiz için ne kadar şanslı olduğumuzu bir düşünün. 

Bu haber toplam 1870 defa okunmuştur

Etiket(ler): , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri