Polat Alemdar evleniyor mu?

Polat Alemdar evleniyor mu?

Kurtlar Vadisi Pusu dizisi büyük sürprizlerle 5 Mart'ta yeni bölümüyle ekrana geliyor.

Uzun zamanadır ekranlara ara veren Kurtlar Vadisi Pusu dizisi, 5 Mart'ta yeni bölümüyle yine Show TV'de ekrana gelecek. Vadi takipçilerinin merakla beklediği yeni bölüm öncesi dizinin senaristleri Vatan Gazetesi'ne konuştu.

İşte Kurtlar Vadisi'nin iki senaristi, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'ın açıklamaları:



Kurtlar Vadisi Pusu neleri bildi?


Ergenekon davasını kare kare anlattık sonra bir baktık hepsi gerçekmiş!



1997 yılında Bahadır'ı tanıdığımda 23 yaşındaydı. Bense 25. Çok iyi anlaşmıştık, birbirine güvenen, hiç ayrılmayan iki yakın arkadaş olmuştuk. Sonra hayat bizi ayırdı. O Kurtlar Vadisi'ni buldu ben aşkı... Çok az görüşür olduk. Yeni uğraşlarımızı daha çok sevmiştik sanırım. Ama görüşemememiz Bahadır'ın iyi bir arkadaş olduğunu bana unutturamaz. Fakat ne garip ki unutmadığım arkadaşlık da, bana Kurtlar Vadisi Pusu'da bunca şeyi nasıl bildiklerini sormamı unutturamadı. Hatta belki de cevaplara inandıramadı...


Hrant Dink cinayetini anlattık diye o cinayetle suçlandık


İki ay aradan sonra tekrar Show TV'de Kurtlar Vadisi Pusu başlıyor. 49 bölüm yayınlandı bugüne kadar. “Ergenekon'u, olmadan önce bilen dizi” olarak anılmaya başladınız... Siz her şeyi nasıl biliyorsunuz gerçekten?

Biz Pusu'ya başladığımızda, iş dünyasının gücünü, Türkiye'yi nasıl tekelleştirdiğini, nasıl manipüle ettiğini anlatmaya karar verdiğimizde, bunu devlet içindeki çeteler eliyle yaptıklarını söyleyerek anlatmayı tercih ettik. Polat önce mafyayla mücadele etti, şimdi devlet içindeki yapılanmalarla mücadele ediyor. Konsept olarak bunu seçtik. Polat için devlet önemli bir figür. 2006'da buna çalışmaya başladık. Mafya denilen şeyin de devlet içinde oluşturulduğunu, bir piyon olduğunu, arka planı çözmezsek güçlü bir devlet olamayacağımızı Polat gözüyle anlatan bir dizi bu... Sonra Türkiye'de de süreç bizim istediğimiz yere geldi. Ergenekon davasının her karesini anlattık, sonra bir baktık ki Türkiye'de böyle bir şey varmış. Gladio'yu anlatmayı deniyorduk çünkü. “İddianame Kurtlar Vadisi seyredilerek mi yazıldı?” bile dendi. Bu bizim hayâl dünyamız aslında. Başarımız şu: Bu yapılanmanın tasfiye edileceğini tahmin ediyorduk. Soğuk savaş dönemi bir tek Türkiye'de temizlenmedi, bunun geleceği belliydi.




Yine de bir kuşku duyuyor insan ister istemez, sizi rahatsız ediyor mu insanlarda oluşan bu kuşku?

Bize ırkçı demeleri bizi çok üzdü. Biz ırkçılık yapmadık. Bu çok zorumuza gidiyor. Biz hiç kimseye öteki demedik. Hrant Dink cinayetini anlattık. Bizi o cinayetle suçladılar. Biz “Daha iyi devlet nasıl olur?” diye umut vermek istiyoruz. Doğru şeyler istesin millet istiyoruz. Türkiye bu bölge için önemli. Biz evimizdeyken de bunları düşünüyoruz. Olanlara tepkimiz var, fikrimiz var ve bir dizi yapıyoruz. Ne şanslıyız, Kurtlar Vadisi gibi bir fırsatımız var hayatta.



Bize yapılan ithamlara Raci Şaşmaz yanıt verecek



Ortağınız, yapımcı Raci Şaşmaz konuşmayı tercih etmiyor. Röportaj da vermiyor. Neden böyle saklanıyor?


Hakkımızda yapılan propagandaların, senaryomuzda olduğunu iddia ettikleri karanlık noktaların hepsine Raci Şaşmaz çok yakında cevap verecek. Birinci tanık olarak. Bunu kendisiyle konuştuk, Kurtlar Vadisi'nin tarihini anlatacak. Ya kitap çıkaracağız ya kendi internet sitemizde bir zemin yaratacağız. Kimin, kiminle, neyi var ortaya çıkacak. Tarih, açıklamalarıyla itham edildiğimiz her şeye cevap verecek. Pana Film kurulduktan sonra, 2004'ten sonra yani bize bir tek belge veren, ne yazacağımızı söyleyen bir kişi varsa lütfen açıklasın, hesaplaşalım. Biz taraf değiliz. Farklı bir şey söylüyoruz. İleride daha iyi anlaşılacak bu.



Seyirciniz ne diyor? Onların bu kuşkulara çok aldırdığını sanmıyorum, değil mi?

Seyirci çok baskı yaptı tekrar başlayalım diye. Türkiye gündeminin bu kadar dolu olmasından dolayı dizi izleyicisi başlamamızı istiyordu. “Türkiye'de neler olup bittiğini başlasa da bir anlasak” diyorlar. Sevdiklerimizden çok baskı gördük başlayalım diye...

Eskiden karakterlerin gerçek hayatta kim olduğunu sorarlardı, şimdilerde en çok “Siz daha önceden Türkiye'de olacakları nasıl biliyorsunuz?” diye soruyorlar. Seyirci bizi kanaat grubu olarak görüyor. Bunu seyirci yaptı, biz istemedik. “Hadi, olayların arkasını bir de sizden dinleyelim” diyor seyirci.




Osman Sınav ile Soner Yalçın'a biz kefil olamayız


Osman Sınav'ın yapımcı olduğu dönemde Jandarma İstihbarat Başkan Yardımcısı, şimdinin Ergenekon davasında tutuklanan Albay Atilla Uğur'la yakın olduğu, ondan bilgi aldığı yazılmıştı. 5 yıl geçti, Show TV patronu Mehmet Emin Karamehmet'in de aynı askerle görüşmeler yaptığının kayıtları ortaya çıktı. Osman Sınav 2004 yılında diziyi niye size bıraktı, o da bunu hiç açıklamadı...

Raci Abi, ben, Cüneyt birbirimize kefiliz. Ama Osman Sınav ve Soner Yalçın'la sadece çalıştık. Dostlarımız oldular. Ama iş bitince ayrıldık. Kimlerdir, kimle görüşürler, ne yerler, ne içerler bilemeyiz. Bizim dostça çalıştığımız kişiler bunlar. Hayatları nasıldır, bu anlamda kimse kimseye kefil olamalıdır zaten. Ama Osman Sınav o dönem gerçekten kaçtı. Bize devretti. Bırakmaması için Raci Şaşmaz çok uğraştı ama ikna edemedi Osman Sınav'ı. Zor bir dönemdi. Gençtik, paramız yoktu. Zorluklar çoktu. Ama başardık. Biz istemiyorduk almayı. Yapımcı olmak istemiyorduk. Senaryo yazarak çok eğlenen, iyi para kazanan, bu işi yapan gençlerdik. Raci Abi projeyi yarı yolda bırakmak istemedi, çocuğuydu onun. Raci Şaşmaz'ın bir şeyi yarıda bıraktığını hiç görmedik. Vicdanen bırakamadık, devam ettik. Zaten kriz durumlarında güçlü bir irademiz oluyor. Show TV de 28 yaşında bir muhataba saygıyla davrandı, daha doğrusu bir zar attılar, tuttu. Herkes olmaz diyordu.



Bir de Soner Yalçın var. Dizinin konsept danışmanıydı. 2006'da sanırım küsüp ayrıldınız. Ne oldu?

Küsmedik. Kurtlar Vadisi Irak'ı çektikten sonraki sezon Kurtlar Vadisi'ni bitirmeyi düşünüyorduk. Soner “Devam edecek misiniz?” dedi. “Etmeyeceğiz” dedik. Öpüştük, ayrıldık. Sonra biz tekrar yapmaya karar verdik. O süreçte ayrılmış olduk Soner'le. Zaten Kurtlar Vadisi Terör için de bir danışmana ihtiyaç yoktu.


Raci (Şaşmaz), Bahadır ve ben hem ortak, hem arkadaş, hem yapımcı, hem senaristiz. Her öğlen 13.00 gibi şirkette buluşuruz. Tretmanımız varsa hemen yazmaya başlarız. Bahadır ortada oturur, bilgisayar önündedir, Raci sağda, ben solda. Üç-dört saat çalışırız. Ara veririz sonra. Bazen bir günde bitiyoruz. Bazen dört günde yazamıyoruz. Değişiyor.



Stoksuz çalışıyoruz. Ekibe bir tretman veriyoruz, sonra onu tamamen değiştiriyoruz. Son dakikada prodüksiyon ekibine büyük kazıklar atan bir ekibiz. Yapımcı gözüyle değil, hep senarist gözüyle çalışıyoruz. Bir senaryo doktorumuz var. Senaryo uzmanımız. O olmadı derse olmaz. Herkes mutlaka onay vermeli, yoksa tamamdır diyemeyiz. Asistan arkadaşlarımıza da soruyoruz.


Raci Abi en fazla itiraz edendir. Ana muhalefettir. O itiraz ederse hemen Anayasa Mahkemesi'ne gider kararınızı iptal ettirir. Raci Şaşmaz kabul etmezse olmaz. Ama haklı da çıkar. Özal'ın Demirel'i kimse o Cüneyt'tir. Ben de kararlı muhalefetimdir, dönmem. Raci itiraz ederse onu dinleriz. Müthiş bir sağduyusu vardır çünkü. Onun hislerine güveniriz. İyi bir fikir bulan, sabah mutlaka en erken gelir. Daha konuşkan olur. Hemen anlatamaya başlar. Çok güleriz yazarken ve tartışırız. Birbirimize sürekli muhalefet ederiz.



Kendi aramızda sürekli kavga ederiz. Siyasi fikirlerimiz birbirimizden farklıdır. 15-20 yıldır arkadaşız. Bahadır Raci'yle üniversiten arkadaş, Raci ve ben, Elazığ'dan arkadaşız. İstanbul'da beraber yaşıyorduk. Raci “Yahu bir şey olsa da üçümüz bir iş yapsak” diye düşünürdü hep. Senaryo, film falan aklımızdan geçmiyordu. Raci icaret yapmayı istiyordu. Ben hakimdim, istifa ettim.


Polat da bazen itiraz eder. Sağduyusu çok kuvvetlidir. Duygusaldır Necati Abi, hemen de söyleyemez. Sıkıntılıdır. Ama üç saat durup, birden söyler. Biz itiraz ederiz önce. Polat karakterini hepimiz farklı yönüyle seviyoruz. Birimiz Polat'ın aşk yönünü seviyor belki, birimiz ideolojik yönünü, Raci ise eylemsel tarafını... Karakterimiz yaşayan bir karakter, biziz yani. O yüzden evlenemedik belki...





Bahadır Özdener: Kurtlar Vadisi sürprizlerle başlıyor. İlk 4 bölümde Polat hiç yapmadığı bir şey yapacak mesela. Evleniyor mu yoksa?

Ben söylemiyorum ama siz söylediniz...



Doğruysa, sadece kafanızı sallamanız yeterli..

Polat evleniyor röportajı güzel olur bence (gülerek)..



O halde yazıyorum. Bence evleniyor çünkü. Başka ne var?

Bir de, düşmanları tarafından başına hiç olmadık bir şey gelecek. O güçler Polat'a büyük sürpriz yapacak. Seyirci de çok şaşıracak. Yeni bir oluşum, yeni tarz yapacak düşmanları. Polat çok büyük bir oyunla başbaşa kalacak. Saçları kalacak mı, beyazlayacak mı bilemeyiz. Polat'ın zekâsını gören uluslararası bağlantılı güç büyük bir zekâ gösterecek, Polat da bununla baş edecek. Haziran'a kadar hikâyemizi biliyoruz yani.



Dizi devam etsin diye taviz verdik

“Show TV'de kriz nedeniyle reklam geliri azalınca ve kendi gelir girdilerinde sorun olunca onlar da bize ödeyemedi. İşin kaliteli yürümesi için durdurmak en iyisiydi. Biz durdurmak istedik. Büyük borçlu, büyük alacaklı olacaktık o dönem devam etseydik.

Yapım kalitesi düşecekti. Aranın sonunda da, onlar biraz fedakârlık yaptı, biz biraz fedakârlık yaptık ve ortada buluştuk. Bu krizde bu diziyi yapmak pek mümkün değil. Ama biz özveride bulunacağız. Pana Film bunun için taviz verdi. Vadeleri geniş tuttuk. Ama oyuncu azaltmayı hiç düşünmedik. Kalabalık kadromuz aynen devam edecek.”



Raci Abi ve Mehmet Emin Karamehmet ilişkisi özeldir

“Dizinin çok talibi oldu. Büyük paralar da önerdiler. Ama yayınımızın sürdüğü kanalda devam etmek istedik. Nasip biraz da. ATV ve Doğan Grubu'yla görüşmelerimiz oldu. Show'la da hiçbir düşmanlığımız olmadı bu görüşmelerimiz yüzünden. Hatta onlar nerede olursa olsun diziye devam etmemizi istiyorlardı. Küçük kanal çalışanları ve patronaj seviyesi dizinin hayranı. 2002'den beri çalışıyoruz Show'la.

Yakın ve dostane bir ilişkimiz var. Temelinde de yapımcımız Raci Saşmaz ve SHOW TV'nin sahibi Mehmet Emin Karamehmet'in ikili hukukları var. Kurtlar Vadisi serüveninde bu ilişkinin önemi çok büyük. Hiçbir zaman aramızda sorun olmaz. Show TV'de rahat ediyoruz. Sözleşmelerimizi kendimiz yaparız. Normal dizi sözleşmesi değildir. İstediklerimizi rahatlıkla alıyoruz, çünkü yöneticiler de hakkımızı teslim ediyor. Değiştirilemez maddelerimiz var. Formata dokunamazlar, gün ve saati değiştiremezler, verdiğimiz kaseti tamamen yayınlamaları gerekir. Sözleşmemizde dizi 70 dakika ve üstü olarak belirtiliyor.”



Etiketler :