Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Rasmussen: Şam'daki Esed rejimin çökmesi an meselesi

20.12.2012 17:06
TRT Haber canlı yayınında soruları cevaplayan NATO Genel Sekreteri Rasmussen, çarpıcı açıklamalarda bulundu..

 

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Türkiye'ye Patriot füzelerinin konuşlandırılmasının tamamen savunma amaçlı olduğunu belirterek, "Etkin şekilde Türk halkının ve Türk topraklarının korunması ve savunulmasını amaçlamaktadır. Hiçbir şekilde saldırı veya ofansa dayalı bir amacı yoktur."dedi.

TRT Haber'den Ahmet Böken'in sorularını yanıtlayan Rasmussen, Şam'daki rejimin çökmeye yaklaştığını ve şu anda bir an meselesi olduğunu ifade etti.

PATRİOTLAR EN KISA ZAMANDA KONUŞLANDIRILACAK

Rasmussen, Türkiye'ye yerleştirilecek Patriotlar konusunda tüm ayrıntıların Türk ortaklarla NATO arasındaki görüşmeler sonucu karara bağlanacağını ifade etti. Ama en kısa sürede konuşlandırma için çalışmaların devam ettiğini anlatan Rasmussen, "Mümkün olan en kısa zamanda bunların konuşlandırılmasını umuyorum, çünkü açıkçası bu konuşlandırmanın amacı etkin bir şekilde Türkiye'nin, Türk topraklarının savunulması." diye konuştu.

PATRİOTLAR TAMAMEN SAVUNMA AMAÇLI

"Rusya ve özellikle İran, Patriotların bölge istikrarını olumsuz etkileyeceğini ortaya koyuyorlar ve sadece savunma amaçlı olmadığını iddia ediyorlar. Siz bu itirazlarla ilgili ne düşünüyorsunuz?" sorusuna ise Rasmussen, "Ben bu suçlamaları açık bir şekilde reddediyorum, bunların herhangi bir temeli yoktur. En başından beri açık bir şekilde bunu ortaya koyduk. Patriot füzelerinin konuşlandırılması tamamen savunma amaçlıdır, etkin şekilde Türk halkının ve Türk topraklarının korunması ve savunulmasını amaçlamaktadır. Hiçbir şekilde saldırı veya ofansa dayalı bir amacı yoktur. Ben şuna inanıyorum; Patriot füzelerinin konuşlandırılması Suriye-Türkiye sınırındaki sıkıntıların şiddetinin azaltılmasını da sağlayacaktır, çünkü Patriotlar önemli bir caydırıcı güç olarak orada duruyor ve potansiyel olarak, Türkiye'ye saldırma fikrini aklından bile geçirmeyecektir karşı taraf." karşılığını verdi.

"PATRİOTLARIN İRAN İLE HİÇBİR ALAKASI YOK"

Patriotların, muhtemel bir İran-İsrail gerginliğine yol açabilme ihtimali konusunda Rasmussen, bunun, İran ile hiçbir alakası bulunmadığını vurguladı. Amacın, tamamen Türkiye'yi, Suriye tarafından gelecek herhangi potansiyel bir saldırıya karşı korumak olduğuna dikkat çeken Rasmussen, Suriye konusunda Rusya'nın tavrına ilişkin de "Öncelikle Rusya'nın, BM Güvenlik Konseyi'nden, siyasi bir çözüm bulma çabalarını bloke etmesini ben esefle karşıladım bugüne kadar. Suriye'de siyasi bir çözüm bulabilmek için elimizden geleni yaptık ve bu siyasi çözüm ile Suriye halkının meşru talepleri yerine getirilebilirdi ama şimdi güçlü ve tek bir ses lazım uluslararası camiadan. Bu bağlamda da Rusya'nın veto, blokaj çabalarını hep esefle karşıladım. Oysa BM Güvenlik Konseyi'nde birçok karar ele alınmıştı bununla alakalı."değerlendirmesinde bulundu.

"HİÇBİR REJİM, HALKININ İRADESİNE KARŞI AYAKTA DURAMAZ"

Esad rejiminin son durumuyla ilgili bir soruya Rasmussen, "Şuna inanıyorum; Şam'daki rejim çökmeye yaklaşıyor şu anda, bir an meselesidir diyebilirim, bunun için buradan rejime güçlü bir şekilde seslenmek istiyorum; bir an önce bu durumu anlasınlar ve geçişe yol versinler, Suriye halkının meşru isteklerine cevap versinler. Uzun vadede hiçbir rejim, halkının iradesine karşı ayakta duramaz." şeklinde konuştu.

Suriye'de yaşananların son bulması için ne yapılacağı konusundaki bir soruya ise Rasmussen,"Gerçekten de insani durumda tehlikeli bir şekilde kötüye gidişat var. Tabii ki bu bizim için bir kaygı sebebi. İnsanların mülteci konumunda, komşu ülkelere göç etmesini izliyoruz, bu gerçekten bizim için bir endişe kaynağı. Ve Suriye'deki çatışmanın bölgedeki ülkelere yayılma riski de ortaya çıkıyor böyle bir durumda, o ülkeleri etkileme riski de ortaya çıkıyor. Bu durumda, barışçıl bir yol bulmak lazım geçiş dönemi için. Tekrarlamak istiyorum, Suriye halkının meşru talepleri yerine getirilmeli diplomatik yollardan." ifadelerini kullandı.

"TÜRK HÜKÜMETİNİN DAVRANIŞINI TAKDİRLE KARŞILIYORUM"

Türkiye'nin, bu zorlu süreçteki duruşunu da yorumlayan Rasmussen, Türkiye'yi, Türk hükümetini, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye tarafından gelen saldırganlıklara karşı verdiği tepki ve Suriye halkına yönelik açık kapı politikasında izlediği davranışı takdirle karşıladığını söyledi.

Bir Türk uçağının Suriye tarafından düşürüldüğünü hatırlatan Rasmussen, şöyle devam etti: "Türk yetkilileri orada da gerçekten çok sorumlu bir davranış ortaya koydu. Provokasyonlara gelmedi, kontrollü hareket etti. Türk hava sahasını güçlendirmek açısından şimdi Türkiye'ye bir yardım yapıyoruz, Türk halkının ve Türk topraklarının korunması için bu füze savunma sistemleri yerleştiriliyor."

"ŞAM REJİMİNİN NİYETİNİ BİLMİYORUM"

Esad rejiminin kimyasal silah kullanması konusunda da Rasmussen, Şam'daki rejimin niyetinin tam olarak ne olduğunu bilmediğini belirtti. Suriye'den, Türkiye sınırını aşıp gelen bombalar olduğunu dile getiren Rasmussen, "Türk tarafında da bazı insanlar hayatını kaybetti, bir Türk uçağı düşürüldü. Bu tip davranışları gördük. Şunu düşünüyorum, gerçekten Türkiye'nin savunma sistemini güçlendirmek gerekli. NATO ittifakı, Türkiye'nin Patriot konuşlandırma talebine bu nedenle olumlu cevap verdi." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin, bölgede model olup olmayacağına yönelik bir soruya da Rasmussen,"Tamamen katılıyorum. Türkiye gerçekten, kilit bir müttefikimizdir, çok güçlü bir müttefikimizdir. Türkiye'nin coğrafi konumundan da kaynaklanıyor bu ve bu coğrafi konumdan ötürü çok önemli bir rol oynayabilir bölgede. Ve bence bunu tüm NATO müttefikleri kabul etmiş durumda. Bu nedenle Türkiye'nin Patriot talebine hiç vakit kaybetmeden olumlu cevap verildi. Bu, NATO'nun Türkiye ile olan ittifakını ve dayanışmasını açık şekilde gösterir zaten. " karşılığını verdi.

"AFGANLAR KENDİ GÜVENLİKLERİNİN SORUMLULUĞUNU ÜSTLENECEK"

Ayrıca, Afganistan'daki son gelişmelere ilişkin olarak da konuşan Rasmussen,"Şu anda Afganistan'da planlandığı şekilde devam ediyoruz, biz güvenlik alanındaki sorumluluğu yüzde 75 oranında Afgan güvenlik güçlerine devrettik. Önümüzdeki yıl da Afganların, Afganistan'ın tamamında kontrolü ele almalarını ve 2014 yılında muharip misyonumuz tamamlandığında, ülkenin tamamının sorumluluğunun eksiksiz olarak Afganlar tarafından ele alınmış olmasını bekliyoruz. Afganistan'da 2014 yılından sonra NATO tarafından yürütülen bir eğitim misyonu başlayacak, bu misyon sayesinde Afgan güvenlik güçlerine eğitim, danışma benzeri hizmet sunulacak ve Afganlar, kendi güvenliklerinin sorumluluğunu tamamen üstlenecek. Şu anda ülke içerisinde düşman saldırılarının sayısında bir azalma görüyoruz, 2012 yılında ilerleme kaydettik ve 2013 yılında da daha fazla ilerleme kaydedilmesini bekliyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin, Afganistan'daki rolü konusunda Rasmussen, özellikle 2014 sonrasi eğitim misyonuna Türkiye'nin katkı yapmaya devam edeceğini umduğunu kaydetti. Türkiye'nin, Afganistan'da önemli bir rol oynadığını vurgulayan Rasmussen, "Halihazırda oynamakta ve umuyorum Türkiye, önümüzdeki dönemde de bu rolü oynamaya devam edecek." dedi.

Diğer yandan, siber suçları önümüzdeki dönemde ciddi bir tehdit olarak görüp görmediğine yönelik bir soruya Rasmussen, "Evet, siber tehditler çağımızda güvenlik sıkıntıları olarak karşımızda. Biz de kendi sistemlerimizi siber saldırılardan, siber tehditlerden daha etkili daha verimli şekilde korumak için adımlar atıyoruz. Önümüzdeki yıllarda da daha etkili adımlar atacağız."karşılığını verdi.

Bu haber toplam 4620 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri