Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

'Ucube'den ucube benzetmesi

01.05.2011 22:45
Ressam kendini savundu ve 'bu resmi ucubeye benzetenler asıl ucubedir' diye hakaret etti.

Eskişehir'de CHP'li Tepebaşı Belediyesi'nin galerisinde açılan sergide cami ve tesettürün aşağılandığı resimleri yapan ressam Menekşe Samancı, ilk kez açıklama yaparak kendini savundu. Paylaşım sitesi facebook üzerinden açıklama yapan Samancı, resimleri savundu, bu resimlerin ucubeye benzetilmesine tepki gösterdi.

Söz konusu resimde caminin ucube yapılmadığını, bir ilan yeri olan mahyadan ucube kelimesi ile ucube olan heykellerin ilan edildiğini kaydeden Samancı, “Bu resmi ucubeye benzetenler asıl ucubedir. Bu çalışma dini, sanatı, iktidarı ve politikayı kendi çıkarlarına alet eden zihniyete bir eleştiridir. Burada cami formunun kullanılması din istismarına vurgu yapılmak amacıyla seçilmiştir.” dedi.

"DİNİ SANATLA YARIŞTIRMAYA ÇALIŞANLARI ELEŞTİRDİM"

Samancı, facebook üzerinden yaptığı açıklamada, “Bu çalışma, sanat ile dini birbiriyle rekabet ettirip yarıştırmaya çalışanlara ve dini siyasetle, sanatla, iktidarla ve politik mücadeleyle birbirine alternatif alanlar olarak görenlere bir eleştiridir. Bu çalışma dini de sanatı da kendi çıkarlarına alet eden zihniyete bir eleştiridir. Herhangi bir sanat eserinin, dini bir esere veya düşünceye ekstra bir şey katamayacağı gibi ondan da hiçbir şey götüremeyeceği düşüncesiyle yapılmıştır. Bu çalışma bir heykel ile kutsal bir mekânın kıyaslanamayacağına, kıyaslanınca asıl ucubenin zihinlerde o zaman ortaya çıkacağına bir göndermedir." diye yazdı.

"UCUBE YAZISINI MİNARE DEĞİL HEYKELLER TUTUYOR"

Söz konusu resimlerin çarpıtıldığını ileri süren Samancı, şu ifadeleri kullandı: “Çarpıtıldığının aksine, bu resimde cami ucube yapılmamıştır, bir duyuru alanı, bir ilan yeri olan mahyadan ucube kelimesi ve ucube olarak nitelenen heykeller ilan edilmiştir. Ucube yazısını minarenin değil heykellerin tuttuğu göz ardı edilmiştir. Cami imajı hedef değil temsildir, üstelik cami formunun kullanılması din istismarına vurgu yapılmak amacıyla seçilmiştir. Üstelik günümüzde çeşitli internet sitelerinde buna benzer mahya yazıları bulunmaktadır.”

Söz konusu resimde kesinlikle dini değerlerle oynama amacı güdülmediğini savunan Samancı, şöyle devam etti: “Aksine dini değerlerin kendine özgü bir kutsallığı olduğuna ve ne uğruna olursa olsun hiçbir şeyle kıyaslanmaması gerektiğini ifade etmeyi amaçlanmıştır. Ancak bu çalışmanın, kastını aşan bir mana ile anlamlandırılmasından dolayı beni üzdüğünü dile getirmek isterim. Bu durumu, yanlış anlaşılmalardan dolayı dini duyguları rencide olan kamuoyunun takdirine bırakıyorum."

Kılıçdaroğlu: Toplumun değer yargılarına hepimiz saygılı olmalıyız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Eskişehir'de CHP'li Tepebaşı Belediyesi'nin galerisinde açılan cami ve tesettürün aşağılandığı resim sergisinin doğru olmadığını söyledi. İnsanların değer yargılarıyla kimsenin oynamaya hakkı bulunmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Bunu televizyonlarda da, şimdi de söylüyorum. Ama birileri bunu kullanmak istiyor. Sanata saygımız var, sanatçıya saygımız var. Onun özgürlüğüne saygımız var. Ama toplumumuzun değer yargıları var. Hepimizin bu değer yargılarına saygılı olması lazım." dedi.

Konuya ilişkin belediye başkanından bilgi aldığını açıklayan Kılıçdaroğlu, "Orası bir sergi salonu. Onlarca, yüzlerce ressam, sanatçı gelip orada sergisini açıyor. Pek çok kamu kuruluşunun böyle sergi salonları var. Onlar sanatçılara açık. Onlar da gelip resimlerini sergiliyorlar." diye konuştu.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Yaklaşık 1 saat 30 dakika süren toplantıda, 12 Haziran'da yapılacak milletvekili genel seçimine ilişkin çalışmalar ile güncel olaylar değerlendirildi. Seçim gezilerine ilişkin değerlendirmelerin de ele alındığı toplantıda, seçimlere ilişkin yapılan gezi programları ve mitingler gözden geçirildi.

MYK sonrası gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplayan Kılıçdaroğlu, basın mensuplarının işçi bayramını kutladı. En fazla zor koşullarda çalışanın gazeteciler olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, onların temel bir sorunun ise çoğunun sendika üyesi olmaması olduğunu ifade etti. Halkın iktidarında bütün gazetecilerin sendikalı olacağını savunan Kılıçdaroğlu, "Yazdıkları haberin arkasında durma güvenini elde edebilmeleri için. Bütün işçi emeklilerinin, alın teri dökenlerin, çiftçilerin, hepsinin 1 Mayıs bayramını kutluyorum. Özgürlük günü, düşüncelerini özgürce ifade etsinler. Biliyorum AKP iktidarında insanlar düşüncelerini özgürce ifade edemiyorlar. Bu bir ön adım olsun. 12 Haziran'dan sonra inşallah daha sağlık, daha tutarlı, daha güzel günlere beraber ulaşacağız." diye konuştu.

"YANLIŞ KAYAYA ÇARPTILAR"

Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın özür çağrısını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, 'Yavuz hırsız, ev sahibini bastırır' diye güzel bir söz var. Savcıya doğrudan talimat verme yetkisi, 'soruşturmayı durdurun' yetkisini nereden alıyor, hangi yasadan alıyor? Varsa böyle bir yasa, bizde öğrenelim. Böyle bir yasa yoksa, niçin savcıya soruşturmayı durdurtuyorlar? Üstelik bir rapor, iki rapor değil, üç rapor. Durdurun ne demektir? Siz durdurun, ben yandaş birini göndereceğim, oda kapatacam. İkinci bir soru daha; bu durdurmasını istediğiniz olayın, işi yapan firma kim? Kimin için bunu durdurmak istiyorsunuz? Bunu da bir açıklasın, kimdir bu adam, gücünü nereden alıyor? Soruşturmayı durdurma güvenini nereden alıyor. Sayın Recep Akdağ bey, eğer gerçekten bu konuda halkı bilgilendirmek istiyorsa, şunu öğrenmek isterim. Siz eğer gerçekten savcıya yardımcı olacaksanız, soruşturma durdurma yerine müfettişleriniz soruşturmaya devam eder veya elinizde ek deliller vardır, götürür savcıya teslim edersiniz. Soruşturmanın gizliliği vardı. Siz soruşturmanın gizliliğine müdahale ediyorsunuz. Dedim ya; Yavuz hırsız, ev sahibini bastırır. Ama yanlış kayaya çarptılar."

"PARTİLİ YAPTIYSA GEREKEN YAPILIR"

CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal'a yönelik yumurtalı saldırıya ilişkin bir soruya ise Kılıçdaroğlu, il başkanıyla görüştüğünü belirterek, "Eğer bunun bir partili yapmışsa gereği yapılacaktır." dedi.

CHP milletvekili adayı Sinan Aygün'ün rahmetli Bülent Ecevit'in Başbakanlıktan düşürülmesine ilişkin müracaatının sorulması üzerine de Kılıçdaroğlu, gerekli açıklamayı bir televizyon kanalında yaptığını hatırlattı. Devlet Bakanı Ali Babacan'ın CHP'nin vaatlerine ilişkin değerlendirilmesinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, "Sayın Ali Babacan, seçim beyannamesi ne anlama geldiğini bilmiyor. Bilgisi olmayan bir insana, ben buradan seçim beyannamesini vaat olduğunu mu anlatacağım? Peki hükumetin bütçesi ne; bütçe de bir vaattir. Bunu bilmeyen bir kişinin Türkiye'de bakan olması zaten en büyük yanlıştır." dedi.
Kılıçdaroğlu, açıklamalarının ardından seçim çalışmaları kapsamında Yozgat'a hareket etti.

Bu haber toplam 1264 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri