Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

RUŞEN ÇAKIR'DAN ERGENEKON TAKTİĞİ

22.05.2012 15:26
Ruşen Çakır'ı eleştiren Nazlı Ilıcak bugünkü yazısında Çakır'ın, Fenerbahçelilere Ergenekoncuların kullandığı taktiği verdiğini iddia etti

Fenerbahçe kongresinde cemaate yönelik sözler, iddiaya göre Ruşen Çakır'ın bu algıyı yerleştirmek için başlattığı yazı dizisi, Samanyoluhaber'in bu olayda Ruşen Çakır'ın rolü olduğuna dair açıklaması...

Sabah Yazarı Nazlı Ilıcak bugünkü yazısında Fenerbahçe-Cemaat tartışmalarına değindi.

Aziz Yıldırım'ın da tıpkı Ergenekoncular gibi yargılandığı davada suçsuzluğunu, hâkim önünde ispat etmek yerine, sorumluluğu Cemaat'e yüklemeye çalıştığını ifade eden Nazlı Ilıcak, Ruşen Çakır'ın da Fenerbahçe-Cemaat yazı dizisinde Fenerlilere böyle salık verdiğini iddia etti.

İşte Nazlı Ilıcak'ın bugünkü yazısı;

Fenerbahçe Kongresi'nde Cemaat'e yönelik iddialar çizmeyi aştı. Samanyolu televizyonu da, "Cemaat Fenerbahçe'yi ele geçirmek istiyor" algısının yayılmasında gazeteci Ruşen Çakır'ın rolü olduğunu iddia eden bir haber yayınladı. Zira Çakır, Cemaat-Fenerbahçe ilişkilerini konu alan yazı dizisinde, Ahmet Şık'tan yola çıkarak, Fenerbahçelilere, "Dokunan yanıyor demeyiniz. Yansanız da dokununuz" mesajını vermişti; taraftarların mücadelesiyle Ahmet Şık gibi Aziz Yıldırım'ın da cezaevinden çıkabileceğini anlatmak istemişti:

"Bir yandan 'Cemaat kulübümüzü ele geçirmek istiyor' diye sağda solda dert yanıp, diğer yandan suya sabuna dokunmadan gazeteciliklerini sürdürenler anlaşılan bizim Ahmet Şık'ın o meşhur 'Dokunan yanar' sözünün fazlasıyla etkisinde kalmışlar. Halbuki, Ahmet ve Nedim'in arkadaşları olarak çok güzel ikinci bir slogan bulmuştuk: Yansak da dokunacağız! Dokunduk ve sonunda arkadaşlarımız özgür kaldı."

"AZİZ YILDIRIM "ERGENEKON TAKTİĞİ" UYGULUYOR"

Ruşen Çakır, muhtemelen iyi niyetle taraftarlara tavsiyelerde bulunuyor, protesto yürüyüşleriyle mahkemenin baskı altına alınmasını söylüyor. Aziz Yıldırım'ın da taktiği zaten bu düşünceye dayanıyordu. Suçsuzluğunu, hâkim önünde ispat etmek yerine, sorumluluğu Cemaat'e yüklemek, kendisinin oyuna getirildiğini anlatmak. Ergenekoncular da böyle yapıyor; çok sayıda delili itibarsızlaştırmak amacıyla, bunların "Cemaatçi polisler tarafından üretildiğini" ileri sürüyor. Ortada bir kanıt yok. Sadece böyle bir algı yaratarak kamuoyunun desteğini sağlamak amacı güdülüyor.

***

Ahmet Şık'ın kitabının taslağı Oda TV bilgisayarlarında çıkmasaydı, tutuklanıp yargılanmayacaktı. Fethullah Gülen aleyhine kaç kişi kitap yazdı ya da yorum yaptı. Kimse onlara dokundu mu? Cumhuriyet'ten Hikmet Çetinkaya, yıllarca Gülen'i hedef aldı. Saygı Öztürk, "Vaiz" kitabında, Cemaat'in poliste kadrolaştığını bazı somut belgeler yayınlayarak ispat etmeye çalıştı. Nurettin Veren, Cemaat'in içinden bir kişiydi; televizyon televizyon dolaştırıldı; Gülen hakkında en ağır ithamlarda bulundu. Hiçbirinin başına bir şey gelmedi.

1990'ların başından itibaren Gülen benzer suçlamaların muhatabı. Uzun süren bir yargılama sonucu, "devlette kadrolaşma" iddiasından dolayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nda beraat etti. "Her Taşın Altında The Cemaat mi Var?" kitabımda, Ergenekon operasyonuyla Cemaat'e ilişkin suçlamaların irtibatını açık seçik ortaya koydum.

24 Ocak 2008'de, operasyonun adı "Ergenekon" olarak konuluyor ve Veli Küçük tutuklanıyor. Ertesi gün Aydınlık gazetesinde "İşte Emniyet'te Fethullahçı örgütlenme" diye 57 kişilik bir polis listesi yayınlanıyor. Bu bir tesadüf mü? Yoksa kara propaganda mı?

ŞİKE HABERLERİNİ HANGİ KANALLAR YAPTI

Ruşen Çakır, arkadaşıdır, yakınıdır Ahmet Şık'ı koruyabilir. Ama onu korurken, bir başka "yargısız infaz" yapmamalı. Elinde somut delil olup olmadığını soranlara, Samanyolu ve Zaman gazetesi gibi yayın organlarında "Şike" konusunda suçlayıcı haberler çıktığından söz ediyor. Oysa benzer iddialar bütün gazetelerde ve televizyonlarda yer aldı. Zaten Aziz Yıldırım da, CNN Türk, NTV Spor, Kanal Türk, TRT Haber, Kanal 7, Ahaber, Samanyolu Haber, CİNE 5, Bugün TV, Haber Türk, Kanal D hakkında dava açtı.

Yıldırım'ın kimlerden şikâyetçi olduğunu da sıralayalım: Adnan DEMİR, Bilgehan UÇAK, Mehmet BARANSU (Taraf), Ahmet ÇAKAR (Eski hakem), Nazif KARAMAN (Sabah), Yusuf YAZICIOĞLU (Sabah, Takvim, Pas Fotomaç), Erman TOROĞLU (Eski hakem, Hürriyet), Hasan KILIÇ (Hürriyet), Kürşad OĞUZ (Habertürk), Sanem ALTAN, Ali Nazım ONARAN (Vatan), Seçil ŞENGELİR (Posta, Fanatik), Gürdal GÜRLER, Bilal ŞAHİN (Bugün), Mustafa KAHRAMAN (Yeni Şafak), Mustafa DOLU (Akşam), Ekrem AÇIKEL (Kanal D), Gökmen ÖZDENAK, Serhat ULUEREN (Telegol).

Ruşen Çakır, "Dokunan yanıyor" sloganını "Yansanız da dokunacaksınız" biçiminde değiştirmiş. Bu ikisinin yanı sıra, gerçeği ifade eden bir başka slogan var: "Yanarsan, kendini aklamak için Cemaat'e dokunacaksın." Ergenekoncuların yaptığı da bu, Ahmet Şık ile Nedim Şener'in de, Aziz Yıldırım'ın da. 

Bu haber toplam 4926 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri