Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

15 DK’DA GİRERSİN 15 YILDA ÇIKAMAZSIN

18.10.2012 01:17
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Türkiye’nin adım adım bir savaşın eşiğine getirildiğini söyleyerek, oyuna gelmemesi gerektiğini söyledi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak haftalık olağan basın toplantısında gündeme ilişkin yaptığı değerlendirmelerde başta Suriye konusu olmak üzere terör ve ekonomi konusunda hükümete uyarılardı bulundu. Kamalak, Suriye konusunda daha önce yaptıkları uyarıların aynen yaşandığını söyleyerek, Türkiye’nin adım adım savaşın eşiğine getirildiğini vurguladı.

CENAZELER TEK TEK DEĞİL, KATAR KATAR GELİYOR

Saadet Partisi Genel Merkezi’nde Genel Başkan Yardımcıları ile yaptığı toplantıda Kamalak, konuşmasına dün Hakkari’den gelen 3 şehit haberi ile başladı. Kamalak, “Yutkunuyoruz, duraksıyoruz, söyleyecek söz bulamıyoruz. Şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Yıllardan beri haykırıyoruz. Milli Görüş’ün dışında hiçbir parti terörü önleyemez. Çünkü Milli Görüş’ün dışındaki partilerin zihniyetleri, inançları, felsefeleri teröre yaklaşım biçimleri aynıdır. Millet olarak terörü adeta kanıksadık. Günlük hayatımızın normal bir parçası olarak görmeye başladık. Şehit cenazeleri tek tek değil, katar katar geliyor. Kortej biçiminde geliyor. Anormal bir gidişin, yanlış politikanın kaçınılmaz sonucudur. Yanlıştan doğru sonuç bekleyemeyiz” diye eleştirdi.

Suriye konusunda hükümetin politikalarını sert bir dille eleştirerek, başından beri yanlış bir politika izlendiğini söyleyen Kamalak, hükümeti eleştirilerinin hedefine koydu. Kamalak, “Hükümetin dış politikası baştan sona yanlış. Hükümete ‘başkasının aklı ile hareket eden başa bin bir türlü hal gelir’ atasözünü hatırlamakta fayda var. Ne yazık ki dış politikamızı mevcut iktidar belirlemiyor, belirli odaklar belirliyor. Hükümetimiz de yazık ki, bu politikaları uygulamakla görevli. AKP hükümeti adeta Batı’nın uydusu durumundadır. Onun yörüngesine girmiş, o yörüngeden ayrılamaz bir durum almıştır. Düne kadar sarmaş dolaş oldukları Suriye yönetimi ile birileri düğmeye bastığı için düşman haline geldiler” diye eleştiride bulundu.

 

SICAK KARDEŞLİK YERİNİ SIMSICAK SAVAŞ RÜZGARINA BIRAKTI

Kamalak, “Bundan 2 yıl önce Türkiye-İran ve Suriye tam anlamıyla bir kardeşlik üçgeni oluşturmuşlardı” diyerek bu durumdan bazı ülkelerin rahatsız olduğunu söyledi. Kamalak, Başbakan Erdoğan ve Suriye Devlet Başkanı Esad’ın aileleri ile birlikte çektirdiği fotoğrafı da basın mensuplarına göstererek, “Kardeşlik ve aile fotoğrafı. Bundan kim rahatsız oldu. Suriye ile karşılıklı olarak sık sık ziyaretler yapılıyordu. Aile fotoğrafları çektiriliyordu. Ortak bakanlar kurulu toplantısı yapılmıştı. Bu durumdan rahatsız olan birileri düğmeye bastı. Kardeşler, düşman haline geliverdiler. Bu sıcak kardeşlik duyguları yerini sımsıcak öldürücü savaş rüzgarlarına bırakmıştır” dedi.

FÜZE PATLAYINCA BİZİM UÇAĞIN ÖDÜ PATLAMIŞ

Her iki ülkenin bu duruma gelmesinde en önemli ayağın Malatya’ya yerleştirilen Füze Kalkanı Sistemi olduğunu da altını çizen Kamalak, “Türkiye’nin bağrına bu sistemin yerleştirilmesi Türkiye’nin lehine bir uygulama mıdır. Katiyen değildir. Rusya füze rampalarını Türkiye’ye çevirmiş, İran ile ilişkiler zedelenmiştir. Sonra Suriye tarafından bir uçağımız düşürüldü. Düşürüldü mü acaba. Son açıklamaya göre uçağımızda füze ve herhangi bir mermi izi yoktur. Şehitlerimizde de herhangi bir kurşun yarası yoktur. Peki uçak nasıl düşmüş. Herhalde füze patlayınca bizim uçağın da ödü patlamış. Öyle düşmüş. Hiçbir inandırıcılığı yok” şeklinde konuştu.

BU UYGULAMALAR DOSTLUKLARI PEKİŞTİRMEZ

Kamalak, Rusya’dan Suriye’ye giden sivil uçağın zorunlu bir şekilde indirilmesi ile ilgili de konuşarak, “Rusya’dan kalkan uçak zorunlu bir şekilde indirildi. Ne varmış içinde savaş malzemeleri. Varsa sergileyin. Aradan şu kadar zaman geçti ne yazık ki incelemeler devam ediyor. Gerçek olan bir durum var ki, ilişkiler daha da gerildi. Rusya ile dostluk ilişkileri de en azından biraz zedelendi. Ermeni yolcu uçağı Erzurum’a indirildi. Bu uygulamalar dostlukları pekiştirici uygulamalar değildir. Sınırlarımıza asker yığdık, karşı taraftan top mermileri geldi. Onlar kasti olmadığını söylemesine rağmen bizim cevap vermemiz kastidir, bilerektir. Ortada bir gerçek var ki, Türkiye’nin adım adım bir savaşa doğru sürüklendiğidir. Hükümet kendisini savaşmaya o kadar hazırlamıştır ki, etkin çevreler tarafından ‘hadi’ denilecek olsa savaşa girmeye amade durumdadır” diye konuştu.

Suriye ile yapılacak bir savaşın sadece Suriye ile sınırlı kalmayacağı uyarısını da yapan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, “Türkiye Suriye’ye 15 dakikada girer ama 15 yılda çıkamaz. Çünkü Suriye’de sadece Suriye yok. Orada 72 milletle karşılaşırız. Bunun sonunda telaffuzu bile zor ama ülke bölünür. Irkçı Siyonizm İttihat ve Terakki’den eksik kalan işleri AK Parti vasıtası ile tamamlamak istiyor” diyerek sert bir şekilde konuştu.

TEZGAH BUDUR, OYUN BUDUR

İttihat ve Terakki Partisi’nin Abdulhamit Han’a karşı açtığı savaşın sonucunda Osmanlıyı savaşa sürüklediğini ve sonucunda İsrail’in kurulmasına zemin hazırladığını da sözlerine ekleyen Kamalak, yaptığı benzetme ile dikkat çekti. Erbakan’ın yaptığı mücadeleyi Abdulhamit Han’a benzeten Kamalak, “Abdulhamit Han’ın öğrencileri durumundaki subaylarına İttihat veTerakki’yi kurdurttular ve siyasetinin 33’üncü yılında tahtan indirdiler. İndirenler ise Abdulhamit Han’ın subayları. Başka bir ifadeyle öğrencileri. Yaklaşık bir asır sonrasına baktığımızda Siyonizm’e karşı çıkan bir lider vardır Merhum Erbakan. Kısacası Abdulhamit Han’ın fotoğrafını çekin yerine Erbakan’ın fotoğrafını koyun. Öteki tarafta İttihat ve Terakki’nin önde gelen 3 paşası vardır. Cemal, Enver ve Talat Paşa. Abdulhamit Han’ın bu üç öğrencisinin yerine Merhum Erbakan’ın üç öğrencisinin fotoğrafını koyun. Abdulhamit Han’ın öğrencilerinin isimlerin ben söyledim Merhum Erbakan’ın üç öğrencisinin isimlerini de siz bulun oraya yerleştirin. Amaç İsrail devletini kurmaktı. Şuan ise asıl amaç ise Büyük İsrail Devleti’ni kurmaktır. Bunun için ise Türkiye’nin bölünmesi gerek. Bunun içinde bir savaşa girmesi lazım. Tezgah budur, oyun budur. Türkiye bu oyuna gelmemelidir” diyerek eleştiride bulundu.

ÖVMEK SERBEST, YERMEK SUÇ

Kamalak konuşmasında medyanın de hükümetin kontrolü altında olduğunu da söyledi. Kamalak, “Şuan da basın büyük ölçüde hükümetin kontrolü altındadır. Övmek serbest, göklere çıkarmak serbest ama en ufak bir hatayı söylemek en büyük suçtur. Nice köşe yazarının köşesinden atıldığını, bir çok medya mensubunun azarlandığını bilmeyeniniz var mı.Emin olun bu davranışlar ne ülkenin, ne milletin lehinedir” dedi.

TANK YÜRÜTEN PAŞA MI, MAŞA MI?

1989 yılında bir gazetede yer alan ABD Genelkurmay Başkanı’nın açıklamalarını da hatırlatan Kamalak, o dönemde ABD’nin yurtdışında burs verdiği askeri öğrenciler sıralamasında Türkiye’nin liste başında olduğunu kaydetti. Kamalak, “Burslardan yararlanan Türk subaylarının sayısı ise 4 bin 461’dir 1989 yılı itibariyle. Bu olayları bir bütün olarak değerlendirdiğimizde Türkiye’deki darbelerin gerisinde kimlerin olduğunu da görürsünüz. Merhum Menderes’i asan zihniyet bu millete mi hizmet etmiştir, yoksa kendilerinin eğitimi için burs veren efendilerine mi? Sincan’da 28 Şubat’ta tank yürüten sözüm ona paşalar bu milletin paşası mı yoksa ırkçı Siyonizm’in maşası mı” dedi. 

RAKAMLARI DEĞİL, HÜKÜMETİ REVİZE ETMEK LAZIM

Kamalak, son aylarda yapılan zamlar ve ekonomideki kötü gidişatın sinyallerini de değerlendirerek, “Bakanlar arasında bile tartışmalara yol açtı. Bir kısmı, ‘duracak vaktimiz yok tam gaz’ dedi. Bir kısmı ise ‘hayır gaza değil frene basması lazımdır’ dedi. Gelmekte olan sakıncaları, dış politikadaki yanlışlığını içe yansıyan etkilerini fark etmişlerdi. Neticede frene basıldı. Programı revize edildi. Kalkınma hızımız yüzde 4’ten yüzde 3.2’ye indirildi. Rakamları revize etmek belki şart ama yetmez. Asıl itibariyle bizzat hükümetin kendisini revize etmek lazım” dedi.

Bu haber toplam 1940 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri