Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sarayı Türk prenses kurtardı

20.02.2011 15:59
Hindistan’daki “gökyüzünün aynası” olarak da bilinen Falaknuma Sarayı, Nizam’ın eski eşi Türk kökenli Prenses Esra’nın yoğun çabaları sayesinde kurtarılması büyük yankı buldu.

Hindistan’ın eski eyaleti Haydarabat hükümdarı Nizam Bereket Şah’ın “gökyüzünün aynası” olarak da bilinen Falaknuma Sarayı, Nizam’ın eski eşi Türk kökenli Prenses Esra’nın yoğun çabaları sayesinde kurtarıldığı belirtildi.

İngiltere’de Pazar günlerinde yayımlanan The Observer gazetesinin, Falaknuma Sarayı ile ilgili geniş haberinde, Bereket Şah’ın eski eşi Türk kökenli Prenses Esra’nın Falaknuma Sarayı’nı kurtarmak için gösterdiği çabalara vurgu yapıldı.

Bir zamanlar İngiliz Kralı George, Kraliçe Mary, Sekizinci Edward, ikinci Tsar Nicholas’ın da arasında bulunduğu yabancı kraliyet mensuplarının ağırlandığı ve bu kişilerin gözdesi haline gelen sarayda, milyarderlere özgün yaşam tarzının Haydarabat’ın, bağımsız Hindistan’ın yönetimi altına girmesiyle son bulduğu belirtiliyor.

Haberde 30 yıl boyunca kapalı kalan sarayı kurtarmak için Prenses Esra'nın önemli bir adım attığının ve sadece Falaknuma Sarayı için değil Nizamın bütün varlığı için yatırımcılarla anlaşma yaptığının altı çizildikten sonra şu ifadeler kullanıldı:

“Uzatılabilir 30 yıllık bir kontrat ile Falaknuma, Taj grubuna verildi. Yapılan düzenlemenin kapsamında lüks otel zinciri, renovasyon çalışmaları için ödenen şaşırtıcı maliyeti karşılamayı kabul etti. Tamamlanması 10 yılı aşkın bir süre alan dönüşümün her ayrıntısını bizzat Prenses Esra tarafından kontrol edildi. Hiçbir masraftan kaçınmayarak Prenses, tüm dünyadan, her birinin Nizam’ın gözdesi olan sarayının orijinal durumuna geri getirmesiyle görevlendirilen eksperleri getirdi.”

Bu arada, The Observer’i sarayı gezdiren tarihçisi Prabhakar Mahindrakar’ın yapılan restorasyon çalışmalarına övgü yağdırırken, “Prenses Esra’nın sarayı kurtarmasından önce parça parça dökülüp un ufak olacağını düşünüyordum. Görseydiniz. Bulunduğumuz odada perdeler çürüyordu, döşemeler karıncalar tarafından yeniliyordu. Her yerde örümcek ağı, kedi büyüklüğünde sıçanlar ve inanılmaz miktarda toz vardı" diye konuştu.

 

Kaynak:
Bu haber toplam 2036 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri