Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Savaşmak kolay barışmak zor iştir

27.01.2013 13:54
Şiddetin sona erdirilmesi için hükümetin yürüttüğü projeyi masaya yatıran Kanal 5’in Ankara stüdyosundaki konukları TBMM İçişleri Komisyonu Üyesi Şırnak Milletvekili Mehmet Emin Dindar ile bir başka İçişleri Komisyonu Üyesi olan Diyarbakır Milletvekili Cu

Gazeteci Yazar Aslan Değirmenci’nin Kanal 5’te yaptığı haber programı ‘Son Gündem’ e konuk olan AK Parti bölge vekilleri önemli açıklamalarda bulundu. İşte satırbaşları:
DEVLETTE TEMİZLİK
Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten: “Başbakanında dediği gibi bu ülkede Kürt olduğunu söyleyen herkes zulme maruz kaldı. Müslümanlar, kanaat önderleri, Kürtler, Araplar, Çerkezler, Lazlar bu zulmü yaşadı. Bu acıların tekrar yaşanmasını istemiyoruz. Savaşmak kolay barışmak zor iştir. AK Parti iktidarı olarak biz barışı sağlamak istiyoruz. Unutulmasın ki yürütülen derin davalar ile devletin kötü kolları temizleniyor. KCK ve Ergenekon davası buna örnektir.”
SORUMLU FRANSA’DIR
Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten: “Bu ülkede ne zaman biz barışı konuştuysak, bir yerlerde bu barışı engellemek isteyenler çıkıyor. Birileri bunu provoke ediyorsa biz doğru yoldayız demektir. Bölgede herkes acı çekmiş. Bu acılar Türkiye’nin bütün bölgelerine yayılmış. Birileri yüz yıldır bu problemlerden nemalanıyor. Bu nedenle bu sorunun çözümünü istemiyor. Paris’te öldürülen insanların Interpol tarafından kırmızı bültenle arandığını unutmayalım. Bu suikastların baş sorumlusu Fransa’dır.”
DERİN DEVLET İMASI
Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten: “Devlet bundan 20 yıl öncede Öcalan ile görüşülüyordu şimdi de görüşüyor. Ama önemli bir fark var. Yapılan çalışmalar eskisi gibi emir komuta zinciri içerisinde kaybolmuyor. Şimdi somut adımlar atılıyor. Şeffaflık var. Öcalan ile eskisi gibi derin devlette görüşmüyor. Bugün geldiğimiz noktada herkes bu süreçten umutlu. İnşallah çözüm gerçekleşecek ve bu kan duracak.”
PROJELERİ BOZALIM
Ak Parti Şırnak Milletvekili Dr. Mehmet Emin Dindar: “Savaş yanlılarının ortak projesini bozmalıyız. Unutulmasın ki halk arasında bir sorun yoktur. Sorun meydana getirenlerin kim olduğuna bakmalıyız. Kardeşliğimizin bozulmaması için gayret göstermeliyiz.”
BATIYI GÖZARDI EDEMEYİZ
Ak Parti Şırnak Milletvekili Dr. Mehmet Emin Dindar: “Doğu ve Güneydoğu’da yaşayan insanlara bir takım haklar tanınırken Batıda yaşayan insanların haklarını da göz ardı etmemeliyiz. Mağduriyet giderilirken yenileri üretilmemeli. Bir demokratik ortam oluşturulmalı. Bu Türkiye’nin refahı için çok önemli. Bu yolda çözüme mani olacak zihniyet Türkiye’yi, Kürtleri ve Türkleri sevmiyor demektir.”
CHP’Lİ GÜLER’E TEPKİ
Ak Parti Şırnak Milletvekili Dr. Mehmet Emin Dindar: “CHP’nin 1930’larda yaptıklarını biliyoruz. Dersim bombalandı, camiler ahıra çevrildi, vatandaşlar zorunlu göç ettirildi. Her türlü ayrımcılık yapıldı. Şimdi çıkmış CHP’li Güler, “Türk ulusuyla Kürt milliyeti eşit olamaz” diyor. Ben Nuh’un, Hz. Âdem’in çocuğuyum. Bu ırkçılık yapan CHP Milletvekili Birgül Ayman Güler’e sormak gerek; kendini benden yüksek tutan Güler kimin çocuğudur?”
İşte ayrıntılar:
Said-i Nursi çözümü sundu

Kürt sorununa çözüm önerisini 1907’de Said Nursi’nin dönemin padişahı Abdulhamid’e sunduğunu hatırlatan Ak Parti Şırnak Milletvekili Dr. Mehmet Emin Dindar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önce Abdülhamd’e daha sonrada 1920’de önerilerini mecliste söylüyor. Said-i Nursi’nin “Emin olunuz ki biz Kürtler başkalarına benzemiyoruz, yakinen biliyoruz ki içtimai hayatımız Türklerin içtimai hayatından neş’et eder” sözleri var. Bedüizzaman eğitime çok ehemmiyet veriyordu. Ve diyor ki ‘Ayrı değil birlikte hareket etmeliyiz. Din eğitimiyle beraber yaşamalıyız. Kendi anadiliyle savunma hakkı gerektiğinde eğitim okul, konuşma hakkı verilmeli. Kürtçe caiz dil olmalı.’ O günlerde bu soruna çözüm bulunsaydı, on binlerce insan kaybedilmeyecekti. Ancak o dönemim şartlarında bu çözüm gerçekleşmedi. İnsanlar göç etmiş, asimile edilmiş. Bunlar savaş yanlılarının ortak projesidir. Şimdi hem dini ilmi hem de fen ilmini birlikte vermeliyiz. Bu sorun böylece ortadan kalkar. Unutulmasın ki halk arasında bir sorun yoktur. Sorun meydana getirenlerin kim olduğuna bakmalıyız. Kardeşliğimizin bozulmaması için gayret göstermeliyiz” dedi.
Algı değişmeli
Yanlış bir algının topluma yapıştırıldığını söyleyen Dindar, “Ben kardeşimi şehit verdim. Ben Kâbe’de Türkiyeliyim dedim. Hemen yanlış anladılar. Mübarek bir yerde oruçluyken bile yanlış anlıyorlar. Bu derece kafalara nakşedilmiş Türkçülük meselesi. Sorunları aşmak için bu kafa yapısının değişmesi gerekiyor. Acılarımız ortak. Artık geleceğe bakmalıyız, atılan güzel adımları desteklemeliyiz” diye konuştu.
Bu Türkiye sorunudur
Kürt sorununda asıl problemin savaş yanlısı insanlar tarafından çıkarıldığını ifade eden Dindar, “Halkın içinde bir problem yok. Eğer halkta problem olsaydı 90-99 yılları arasındaki köylerde eziyet gören vatandaşlar, büyükşehirlere göç edip diğer toplumlarla iç içe yaşamayı tercih etmezdi. Misak-ı Milli sınırları içerisinde yaşayan halkların kardeşliği için atılan adımlar çok önemlidir. Bu sadece Güneydoğunun problemler değil Türkiye’nin problemidir” diye konuştu.
Batının hakkı gözetmeli
Doğuda ve Güneydoğuda yaşayan insanlara bir takım haklar tanınırken Batıda yaşayan insanların haklarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Dindar, “Mağduriyet giderilirken yenileri üretilmemeli. Bir demokratik ortam oluşturulmalı. Bu Türkiye’nin refahı için çok önemli. Bu yolda çözüme mani olacak zihniyet Türkiye’yi, Kürtleri ve Türkleri sevmiyor demektir” şeklinde konuştu.
“Zaten bütün haklar veriliyor”
Anadilde yapılan çalışmaları da anlatan Dindar, “Fiiliyatta olan şeyleri yasalaştırdık. Türkçe bilmeyenlere mübaşirler yardımcı oluyordu zaten. Şimdi insanlar kendilerini daha iyi ifade etmek için anadilde savunma haklarını kullanacaklar” dedi. Dindar, çözüm için 3 maddeye dikkat çekti: Önce silahlar susmalı. Hemen ardından silahlar bırakılmalı. Herkes kendini açıkça ifade edebilmeli. Biz hepimiz Türkiyeliyiz ve sorunu çözecek güçteyiz.”
Çözüme çok yakınız
“Barış rüzgârları estiği zaman buna mani olmak isteyenler olacaktır” diyen Dindar, “Ama çözüme çok yakınız. Ben Cizre Belediye başkanıyken, ben halkımla Kürtçe konuştum diye başıma gelmeyen kalmadı. İnsanlar kimliklerinden dolayı işkence gördü. Rahmetli Şerafettin Elçi’ye bir soru soruluyor. ‘Türkiye’de Kürt var mı? Siz Kürt müsünüz? Elçi soruya, ‘Kürdüm’ dediği için ceza yedi. O dönemde iktidara yakın olmadığı için öldürülen insanlar oldu. Bu insanların faili belli… O dönem bu acıları çektiren insanların bazıları hukuk önünde hesap veriyor. Biz halkın yanındayız ve sorunu hep birlikte çözeceğiz” dedi.
Bu acıyı en çok ben yaşadım
Masum insanların teröre kurban verildiğini belirten Dindar, “Ben maalesef çok yerden yaralıyım kandan savaştan nemalan insanları Allah’a havale ediyorum. İstanbul’da otobüse Molotof atarak kızımızı şehit ettiler. Bunun hemen ardından 2010 tarihinde ırkçı insanlar Bakırköy’de bulunan derneği taradılar ve kardeşim Selim dindar şehit edildi. Bize böyle acıları yaşattılar. Artık bu acılar son bulsun. Bizim kendi aramızda bir problem yok. Problemi çıkaranlar bu milleti bölmek isteyenler. Biz Hz. Âdem’in çocuklarıyız. Annemiz babamız bir” şeklinde konuştu. Sorunun çözümü için medyaya da görev düştüğünü ifade eden Dindar, “Küçük olaylar kıyamet kopmuş gibi yansıtılıyor. Küçük bir olay savaş çıkmış gibi gösteriliyor. Bu tavrın kimseye faydası olmaz. Bu sürece medya da katkı sağlamalı. Huzur hepimize lazım” dedi.
CHP içinde çözüm istemeyenler var
Güler’in, “Türk ulusuyla Kürt milliyeti eşit olamaz” sözlerine tepki gösteren Dindar, “CHP’nin 1930’larda yaptıklarını biliyoruz. Dersim bombalandı, camiler ahıra çevrildi, vatandaşlar zorunlu göç ettirildi. Hertürlü ayrımcılık yapıldı. Ben Nuh’un, Hz. Âdem’in çocuğuyum. Bu ırkçılık yapan CHP Milletvekili Birgül Ayman Güler’e sormak gerek; kendini benden yüksek tutan Güler kimin çocuğudur? Maalesef CHP’nin içinde çözüm istemeyenler var” diye konuştu.
Birlikte çözeceğiz
Başbakan bu sorunu Kürtlerle birlikte çözeceğiz” sözlerini hatırlatan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, “Bu sorun böyle çözülecek. Şimdiye kadar ağır bedeller ödeyerek önemli bir noktaya geldik. Köyler boşaltılmış, faili meçhuller olmuş. Ancak sorunların çözümü için AK Parti iktidarı önemli çalışmalar yapmıştır ve çalışmalar devam etmektedir. Kürtçe rahatça konuşulur hale geldi. TRT Şeşte 24 saat Kürtçe yayın yapılıyor. Unutulmamalı ki AK Parti iktidar olduğu gün çözüm projesine başladı ve OHAL kaldırıldı. Şuanda bölgeye çok ciddi yatırımlar sürüyor, demokratik reformlar aralıksız yapılıyor” dedi.
Zulme maruz kaldılar
İçten, “Benim dedelerim çok baskı gördü, işkence yapıldı. Köylerimiz yakıldı. Başbakanında dediği gibi bu ülkede Kürt olduğunu söyleyen herkes zulme maruz kaldı. Müslümanlar, kanaat önderleri, Kürtler, Araplar, Çerkezler, Lazlar bu zulmü yaşadı. Bu acıların tekrar yaşanmasını istemiyoruz” diye konuştu. “Savaşmak kolay barışmak zor iştir” diyen Cuma İçten, “AK Parti iktidarı olarak biz barışı sağlamak istiyoruz. Unutulmasın ki yürütülen derin davalar ile devletin kötü kolları temizleniyor. KCK ve Ergenekon davası buna örnektir” dedi
Ne zaman barış olsa birileri provoke ediyor
Paris’te yaşanan suikastları da değerlendiren İçten, şöyle devam etti: “Bu ülkede ne zaman biz barışı konuştuysak, bir yerlerde bu barışı engellemek isteyenler çıkıyor. Birileri bunu provoke ediyorsa biz doğru yoldayız demektir. Bölgede herkes acı çekmiş. Bu acılar Türkiye’nin bütün bölgelerine yayılmış. Birileri yüz yıldır bu problemlerden nemalanıyor. Bu nedenle bu sorunun çözümünü istemiyor. Paris’te öldürülen insanların Interpol tarafından kırmızı bültenle arandığını unutmayalım. Bu suikastların baş sorumlusu Fransa’dır.”
Derin devlet iması
İmralı görüşmelerinin yeni olmadığını vurgulayan İçten, “Devlet bundan 20 yıl öncede Öcalan ile görüşülüyordu şimdi de görüşüyor. Ama önemli bir fark var. Yapılan çalışmalar eskisi gibi emir komuta zinciri içerisinde kaybolmuyor. Şimdi somut adımlar atılıyor. Şeffaflık var. Öcalan ile eskisi gibi derin devlette görüşmüyor. Bugün geldiğimiz noktada herkes bu süreçten umutlu. İnşallah çözüm gerçekleşecek ve bu kan duracak” dedi.
Diyarbakır halkından cevap
Paris’te PKK’lı 3 kadının öldürülmesinin ardından Diyarbakır’da gerçekleştirilen törende hiçbir olayın yaşanmamasının önemine değinen İçten, “Birileri olay bekliyordu ama sağduyu hakim oldu. Bu çok güzel bir cevap oldu. Şimdi herkesin şiddet dilinden uzak durması gerekiyor. Cenaze törenlerinde ortaya konulan tavır çok güzeldi. İnsanlar barışı istediklerini açıkça ortaya koydu. Burada siyasi partilere büyük görev düşüyor. Herkes barış dilini tercih etmeli. Bizim en büyük amacımız silahların bırakılmasını sağlamak ve silahı tutanların sınırın dışına çekilmesini sağlamaktır” diye konuştu.
CHP ve MHP bölgede yok
Muhalefet partilerin sorunun yaşandığı bölgede olmadığını vurgulayan İçten, “CHP’ye, MHP’ye sormak gerekiyor bu sorun var olduğundan beri neden bölgeye uğramıyorsunuz? Bu sorunun çözümünü istiyorsanız neden hiç bölgeye gelmiyorsunuz? Batı’ya gösterdiğiniz ilgiyi neden Doğu’ya göstermiyorsunuz? Bu bir çifte standarttır ve sandık onlara cevabı vermektedir. Biz bu işin bedelini ödüyoruz. Bağırıp çağırmakla olmaz. Vatan böyle sevilmez” dedi.
Kimse birbirinden üstün değil
CHP’li Güler’in tepki toplayan sözlerini değerlendiren İçten, “CHP içerisinde savaş rüzgârları estiren insanlara sormak gerek kim kimden üstün? Türkiye’nin tek sahibi olduğunu düşünen bazı insan grupları mevcut. Bu insanlar ülkenin demokratik bir şekilde gelişmesini istemiyor. Bu ülkede bir sorun var ve bu sorunu hep beraber çözmeliyiz. Bu sorun Türkiye vatandaşlarının sorunu. Bu sorunun herkes bir ucundan tutmalıdır” dedi.
kanal5.com.tr 

Bu haber toplam 2394 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri