Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Savunma Bakanını Sallamayan Komutan

12.12.2011 10:56
Bir kısım çevreler, askeri ve bürokratik vesayet kırıldı dese de gerçek hiç de öyle değil. İşte bu duruma son bir örnek. Milli Savunma Bakanı'nı sallamayan komutan..?

Son dönemde bir kısım çevreler inatla ve ısrarla -hem hükümet içinden hem de dışarıdan- iktidara "Türkiye'de askeri ve bürokratik vesayet kırılmış, demokratikleşme önünde engel kalmamış, demokrasi yerleşmiş. Hal böyleyken iktidarın herkesle kavgalı görüntü vermesi hoş bir şey değil. Geniş çaplı bir barışma projesi kapsamında süren davalar bitsin, af çıksın yeni operasyon da olmasın." diye mesaj gönderiyorlar.

Kurumsallaşmamış birkaç değişiklikle yıllardır süregelen askeri vesayetin kalktığı zannediliyor. YAŞ ve MGK'daki oturma düzeni, 30 Ağustos törenlerinde tebriği Cumhurbaşkanı'nın kabul etmesi...

Son dönemde bu yapılan değişikliklere tav olup, askeri vesayet bitti diyenler çok. Hem de iktidar içinde ama geçtiğimiz hafta yaşanan bir örnek bunun hiç de böyle olmadığını gösterdi.

Anlaşılan o ki demokratik kazanımlar kişilere bağlı kaldıkça, kurumsallaşmadıkça bunlar olmaya devam edecek..

İŞTE MİLLİ SAVUNMA BAKANI'NIN BAŞINA GELENLER...

Adem Yavuz Arslan yazdı...

Ankara enteresan bir yer.

Kulis adı altında, fısıltı şeklinde anlatılan ve 'çok gizli' sosuyla süslenen akla ziyan senaryolar, dedikodular, spekülasyonlar her daim dolaşımdadır.

Bugünlerde adı 'şike yasası'na çıkan son düzenleme üzerinden başlatılan böyle bir fırtına var.

En ilginci ise birtakım sermayedar çevrelerinde pompaladığı 'artık geniş çaplı bir barış zamanı' söylemi.

HÜKÜMETE POMPALANAN TEZ

Tezlerine göre: "Türkiye'de askeri ve bürokratik vesayet kırılmış, demokratikleşme önünde engel kalmamış, demokrasi yerleşmiş. Hal böyleyken iktidarın herkesle kavgalı görüntü vermesi hoş bir şey değil. Geniş çaplı bir barışma projesi kapsamında süren davalar bitsin, af çıksın yeni operasyon da olmasın."

Bu fikri pompalayanlar nerede yaşıyorlar bilmiyorum ama benim gördüklerim, duyduklarım hiç öyle değil.

KAZANIMLAR KİŞİLERE BAĞLI, KURUMSAL DEĞİL

"Şu iktidar bir zayıflasa, Erdoğan'a bir şey olsa" diye ellerini ovuşturanlar hayli fazla.
Unutmamak gerekir ki kişilere bağlı iyileşmeler, onlar gittikten sonra beter olur. Türkiye tarihi bunun örnekleriyle dolu.

İşte size çok taze 'bir zihniyet' örneği.

Önceki gün Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Batman Hava Üssü'ne gitti. Protokol kuralları gereği kendisini en üst düzeydeki komutanın karşılaması gerekiyordu.
Fakat Diyarbakır 2. Hava Kuvveti Komutanı Korg. Mehmet Veysi Ağar, bakanı karşılamadığı gibi odasından bile çıkmadı.

Emir subayı aracılığı ile 'Komutan rahatsız, kriz geçirdi odasında dinleniyor' dedirtti. Oysa ne ambulans çağrıldı ne de hemşire. Ayrıca salı günü hem Kara hem de Hava Kuvvetleri komutanlarına üst düzey karşılama yapmıştı.

Bakan Yılmaz, 14:00 ile 16:30 arası üste kaldı. Brifingi de 2. Hava Kuvveti Mahkemesi'nde, 'evrakta sahtecilik' iddiasıyla yargılanan Albay Fidan Yüksel verdi.

Bu esnada enteresan bir gelişme yaşandı.

Bakan eski tarihli ya da canlı bir İHA görüntüsü izlemek istediği zaman 'hayır' cevabını aldı. Duyumlara göre Korg. Ağar 'Herhangi bir şey izletmeyin' talimatı vermiş.

Okurlarımız Ağar ismini daha önceden hatırlayacaklardır.

Çünkü emrindeki birlikler Kuzey Irak'ta operasyondayken o kendine bir CASA uçağı ayarlayıp 'malzeme nakli' adı altında Silivri'deki Balyoz sanıklarını ziyarete gitmişti.
15 bin liralık maliyeti devlet öderken üstüne bir de görev tazminatı almıştı.
Biraz daha geriye gidersek Korg. Ağar'ın Lizbon'da Cumhurbaşkanı'nı da karşılamadığını hatırlıyoruz.

Brüksel'de görevliyken NATO toplantısına giden Gül'ü karşılamamış aynı zamanda uğurlamamıştı da. Bir bakıma, 'Gül'ü Cumhurbaşkanı olarak görmemişti.'

Tekrar başa dönelim.

Türkiye'nin ihtiyacı olan şey 'ileri demokrasinin' kurumsallaşması.

Bu da 'iç süreçlerin tamamlanması' ile mümkün olur.

Bu haber toplam 1456 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri