Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Helikopterin enkazına 2 saat sonra ulaşılmış

08.12.2011 09:22
Bugün gazetesi yazarı Seda Şimşek Köşk'e sunulan belgedeki müthiş gerçeği açıkladı.

"Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopterin enkazı, 2 saat sonra bulundu. Ancak 44 saat gizlendi"

Bugün yazarı Seda Şimşek, Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülafer Yazıcı ve BBP Genel Başkanı Destici'nin Cumhurbaşkanı Gül'e verdiği o bilgiyi açıkladı.

 

İşte Seda ŞİMŞEK'in o yazısı

Sokakta kulaktan kulağa yayılan ses "bu bir kaza değil, suikast" diyor. Bu devirde, bunca zaman geçmesine rağmen olayın ne olduğu aydınlatılamıyorsa gelişmişlik katsayımızla ilgili hiç ahkâm kesmeyelim.

Savcılığa gidecek

BBP'nin yeni genel başkanı Mustafa Destici, Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve genel sekreter Metin Gündoğdu ile birlikte pazartesi günü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün kapısını çaldı. Gül'ün çalışma ofisinde gerçekleşen görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı'na önemli bir bilgi verdiklerini söylediler. Delillerin karartılması ihtimaline karşı bu bilginin ne olduğu açıklanmıyor, ama işin içine "gizem" girince merak etmemek mümkün değil.

"Deliller karartılmasın" hassasiyetine saygı duyarak, "gizemli bilginin" ne olduğunu "açıklama"yıp, tarif edelim. Cumhurbaşkanı'na anlatılan sır, bir belge. Bu belge, Cumhurbaşkanlığı kanalıyla soruşturmayı yürüten Malatya Özel Yetkili Savcılığı'na da ulaştırılacakmış.

Belge, helikopter kazasının ardından yaşanan arama kurtarma skandalına ilişkin önemli bir detayı içeriyor. Bu belgeye göre helikopter düştükten 2 saat sonra enkaza ulaşılmış, yani kaza yerine gidenler olmuş, ancak helikopterin enkazına ulaşıldığı bilgisi saklanmış. Karlı dağlarda günlerce aranan, düştükten 46 saat sonra bulunabilen Yazıcıoğlu ve arkadaşlarına yerleri bilinmesine rağmen taammüden ulaşılmamış. İşte Cumhurbaşkanı'ndan belgede yer alan buna dair bilgilerin doğruluğunun araştırılması konusunda yardım istenmiş, Cumhurbaşkanı Gül de Devlet Denetleme Kurulu'na bu belgenin araştırılması talimatını vermiş.

Cevap bekleyen sorular

Eğer belge doğruysa, ortaya cevabı aranacak yeni sorular çıkacak. Şimdiden bu soruları soralım: Helikopterin enkazına ulaşanlar kimler? Bu kişiler helikopter enkazına kazadan ne kadar süre sonra ulaşmışlar? Ulaşıldığı halde neden bu bilgi saklanmış ve arama çalışmaları 46 saat sürmüş? Enkaza ulaşıldığında İsmail Güneş yaşıyor muydu? Yaşıyorduysa ölüme mi terkedildi? Zira Güneş'in yardım istediği telefon konuşmalarından birisinde "Bunlar kim ya?" dediği duyulmuştu.

Destici ve Gülefer Yazıcıoğlu, Cumhurbaşkanı'na ayrıca bu soruşturmayı yürüten savcıların arkalarında devlet desteği olduğunu hissetmeleri gerektiğini aktarmışlar, "Zırhlı araba ise zırhlı araba, koruma ise koruma verilsin" talebinde bulunmuşlar.


 


YOKSUL EVLERİN DUASI

Başbakan Erdoğan, bir operasyon geçirdi, ardından da her operasyon geçiren insan gibi evinde dinleniyor. Senaryolar, akıl almaz tezler siyaset arenasında havada uçuşuyor. Bütün senaryolar ve tezlerle birlikte siyasetin acımasızlığı da cirit atıyor. Recep Tayyip Erdoğan 1989'de RP'den aday olduğunda belediye başkanlığını kazanamamış, ama seçimden Beyoğlu'nun arka sokaklarındaki yoksul evlerin duasını alarak çıkmıştı. 1994'de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak girdiği seçimlerden ise hem rey hem de dua alarak döndü, o gün bugündür de " milletin adam"ı. Önce İstanbul'un sonra Türkiye'nin yoksul sokaklarındaki gönülleri fethettiği günlerde, Gazze, Şeria ve mağrip ülkelerinin sokakları Tayyip Erdoğan'ı tanımıyordu bile. Şimdi Orta Doğu'da model alınan, "Time"a kapak olan, Obama'nın adım atarken konuşmaya ihtiyaç duyduğu bir lider, ama önce insan. Her insan gibi onun da rahatsızlanmaya hakkı var. Tayyip Erdoğan'ın bir haftalık yokluğundan post çıkarma telaşına düşmüş zümreleri ibretle izliyoruz. Türkiye'nin düzenini konuşuyorlar, Erdoğansız siyasetin mühendisliğini yapıyorlar. Kur hesapları, ekonomik beklentiler... Kapalı kapılar ardında sözde siyasi danışmanlarına ha bire "Ne olur? Ne olacak? Ne görüyorsunuz?" diye soruyorlar. Oysa Erdoğan ne ekonomik ne de siyasi hesaplarla yaşadı, yaşayacak. Yoksul evlerin şifa dualarına meftun oldu hep. Bir siyaset motifi olarak Tayyip Erdoğan bu dualarla doğdu, bu dualarla başardı ve görünen o ki bu dualar hâlâ onunla beraber.

ÖZCAN'A SIKI RAKİP

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın 10 Aralık'ta görev süresi doluyor. Üniversite camiası YÖK Başkanlığı'na yeniden onun atanıp atanmayacağını konuşuyor. Giderayak yaptığı katsayı hamlesi ile başkanlığın en güçlü adayı hâlâ Özcan, ancak kulislerde konuşulanlara bakılırsa sıkı bir rakibi var. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İstanbul Şehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya'yı YÖK Başkanlığı'na atayabileceğini söyleyenlerin sayısı hiç de az değil. Özcan'ın yerine Çetinsaya atanırsa bu üniversite camiası için hiç sürpriz olmaz, hatta dün Ekşi Sözlük'te başkanlığı ilan edilmiş bile.



 

Bu haber toplam 2160 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri