Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Şike skandalına Selvi'den sert tepki

23.11.2011 16:14
Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Selvi, Rotahaber'in dün gündeme getirdiği Meclis Adalet Komisyonu'ndaki şike yasasının görüşülmesi sırasında yaşanan skandalı bugün köşesine taşıdı. Selvi, yaşanan skandala çok sert tepki gösterdi.
Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Selvi, Rotahaber'in dün gündeme getirdiği Meclis Adalet Komisyonu'ndaki şike yasasının görüşülmesi sırasında yaşanan skandalı bugün köşesine taşıdı.
 
Rotahaber, dün Meclis Adalet Komisyonu'nda şike yasasının görüşüldüğü toplantıya, Fenerbahçe Başkanvekili Nihat Özdemir, 2. Başkan Cihan Kamer ve kulüp başkanları ile gözaltına alındıktan sonra dün serbest bırakılan Göksel Gümüşdağ'ın katılmasına dikkat çekmiş ve üyeler üzerinde oluşturulan baskıya dikkat çekmişti.
 
 
Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Aksu da bugünkü yazısında yaşanan bu skandala değinerek, Adalet Komisyonu'nun ilk toplantısıydı yaşanan bu durumun büyük bir talihsizlik olduğunu vurguladı.
 
Selvi, yazısında; "Doğrusu komisyon adına bir talihsizlikti. Komisyon salonuna girdiğimde Hasip Kaplan, 'BDP olarak imzamızı geri çekiyoruz' diye açıklama yapıyordu. O sırada gözüm Kulüpler Birliği yöneticilerine ilişti. Fenarbahçe Asbaşkanı Nihat Özdemir, Beşiktaş ve aynı zamanda Kulüpler Birliği Başkanı sıfatıyla Yıldırım Demirören görüşmeleri dikkatli bir şekilde izliyorlardı. O sırada gözüme 3 gün önce şike iddiasıyla gözaltına alınıp bırakılan Göksel Gümüşdağ ilişti. Tutuklansa burada olmayacaktı ama bir şekilde bulaştığı şike soruşturmasını baştan sona etkileyecek olan bir yasa değişikliğinin görüşmelerini izliyordu." ifadesine yer verdi.
 
"Ppartilerimiz göz kamaştırıcı bir işbirliği örneği sergilediler ve Şike Yasası jet hızıyla geçti. Sırada, Metris'in boşaltılması var." diyerek yaşanan skandala tepki gösteren Selvi, "Adaletinizle bin yaşayın. Böyle olur ağam biz buralarda adalete şike." diyerek yasanın geçmesi yönünde oy veren partilere gönderme yaptı.
 
İşte Yeni Şafak yazarı Selvi'nin bugünkü yazısının o bölümü;
 
Adalete şike
 
 
Ama benim kafam hala şikeyle ilgili yasa teklifinin akıbetindeydi.
 
Çünkü bundan 8 ay önceydi.
 
O zaman Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım önde, Kulüpler Birliği yöneticileri arkada Meclis koridorlarında şikeye ceza getiren yasanın çıkması için kulis faaliyeti yürütüyorlardı.
 
Bugün şike tutuklusu olan Fenerbahçe Kulübü Başkanı Yıldırım'ın, yasanın Meclis'ten geçtiği sıralarda, elinde tuttuğu metni sallayarak, "Bunu ben çıkardım" dediği söyleniyordu.
 
8 ay sonra aynı yasa, yine Kulüpler Birliği sahnede ve yine 4 partinin uzlaşması.
 
Hem de Anayasa'da dahi uzlaşmaları tereddütlü olan 4 partinin söz konusu şike olunca işbirliği yapmaları.
 
Göz yaşartıcı bir tablo.
 
Göz yaşartıcı olan sadece tablo değil. Aynı zamanda adaletin içine düşürüldüğü durum.
 
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, şike soruşturması kapsamında gözaltına alınınca halkta, "Bu ülkede Aziz Yıldırım dahi tutuklanabiliyorsa, suç işleyen herkese dokunuluyor demektir" duygusu oluşmuştu.
 
Adalete olan inancın pekişmesi açısından bu bir dönüm noktasıydı.
 
İlk kez gözü kapalı bekaret timsali genç kızımızın tuttuğu adalet terazisi doğru tartıyordu.
 
Ama şike yasasının resmi gazetede yayınlandığı 14 Nisan 2011 tarihinden bugüne geçen sürede ne oldu?
 
Milletin adalete duyduğu güveni temelinden sarsan şeyler yaşandı.
 
O gün 'bu ülkede suç işlediğinden şüphelenilen Aziz Yıldırım dahi olsa yakasına yapışılır' noktasından 'eğer tutuklu Aziz Yıldırım'sa onun için 8 ay önce çıkarılan yasa çöpe atılır, yeniden yasa çıkarılabilir' noktasına geldik.
 
Adalete olan inanç adına utanç verici bir durum bu.
 
İsyanımı kalbime gömüp, komisyona geçtim.
 
Yeni yasama döneminde Adalet Komisyonu'nun ilk toplantısıydı. Doğrusu komisyon adına bir talihsizlikti.
 
Komisyon salonuna girdiğimde Hasip Kaplan, 'BDP olarak imzamızı geri çekiyoruz' diye açıklama yapıyordu. O sırada gözüm Kulüpler Birliği yöneticilerine ilişti. Fenarbahçe Asbaşkanı Nihat Özdemir, Beşiktaş ve aynı zamanda Kulüpler Birliği Başkanı sıfatıyla Yıldırım Demirören görüşmeleri dikkatli bir şekilde izliyorlardı. O sırada gözüme 3 gün önce şike iddiasıyla gözaltına alınıp bırakılan Göksel Gümüşdağ ilişti.
 
Tutuklansa burada olmayacaktı ama bir şekilde bulaştığı şike soruşturmasını baştan sona etkileyecek olan bir yasa değişikliğinin görüşmelerini izliyordu.
 
Komisyonda CHP'lilerin şike üzerinden gidip Silivri'yi boşaltma çabaları dikkat çekiyordu. Zaten CHP'de her yol Roma'ya çıkar misali her yol Silivri'ye çıkıyor.
 
Turgut Dibek konuşuyordu CHP adına.
 
Bu ne menem Ergenekon sevdasıymış. Bu ne denli güçlü darbe muhafızlığıymış anlamak mümkün değil. Boşuna dememişler 'CHP artı asker eşittir darbe' diye.
 
Şikede yapılan değişikliğin Ergenekon sanıklarına emsal teşkil etmesi için çaba gösteriliyor.
 
CHP'nin bu yasa teklifine öncülük etmesinin altında yatan bu.
 
AK Parti bu işe niye destek verdi anlamak mümkün değil.
 
İlk yasada ceza oranlarının yüksek olduğu tartışılabilir. Hatta doğrudur. Taraftarın uyguladığı şiddetten kulübün ve sportif başkanın sorumlu tutulması kabul edilmeyebilir. Hatta 8 ay önce çıkan yasayı da Kulüpler Birliği istemişti, sonucuna katlansınlar şeklindeki haklı itirazlara, bir yanlış varsa, yeni mağduriyetlere neden olmamak için hemen düzeltilmesinde ne sakınca olabilir karşılığı verilebilir.
 
Hepsini anlarım.
 
Ama bir soruşturma varsa, şike'den dolayı başta Aziz Yıldırım olmak üzere 31 kişi tutukluysa, henüz iddianameleri hazırlanmayıp, duruşmaları başlamamışsa, alelacele yasal değişiklik yapılması vicdanları kanatıyor.
 
'Ergenekon sanıklarının Ankara'da dayısı olmadığı için mi yasalar değiştirilmiyor?' sorusu dünden itibaren haklılık kazandı.
 
Futbola şikeyi, tehditi, organize suç örgütleri gibi kirli ilişkileri bulaştıranları kurtarma uğruna siyaset kurumu feda edilirken, toplumdaki adalet duygusu esaslı bir yara aldı.
 
Demek ki istenilince 8 ay içinde yasa değişikliği yapılabiliyormuş, istenince MHP ile BDP ya da CHP ile AK Parti bir araya gelebiliyormuş.
 
Dün partilerimiz göz kamaştırıcı bir işbirliği örneği sergilediler ve Şike Yasası jet hızıyla geçti.
 
Sırada, Metris'in boşaltılması var.
 
Ne denir? Adaletinizle bin yaşayın.
 
Böyle olur ağam biz buralarda adalete şike. 
Bu haber toplam 1674 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri