Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Şok iddia!

05.11.2012 12:51
Merhum cumhurbaşkanı’nın Başdanışmanı Arif Yüksel: Özal’ı son bir ay içinde zamana yayarak zehirlediler

Ölümünden 19 yıl sonra mezarı açılan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ilk otopsi bulgularında ‘zehir' tespit edilmesi, en önemli gündem maddesi oldu.

Merhum Cumhurbaşkanı'nın Başdanışmanı eski hakim Arif Yüksel de konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Özal'ın Türk cumhuriyetleri gezisine çıkmadan önce rahatsızlandığını belirten Yüksel, “Zehirlenme süreci geziye çıkmadan bir ay önce başladı. Onu zamana yayarak zehirlediler.” diyor. Özal'ın limonatadan zehirlendiği yönündeki iddiaların ise amaç saptırmaya yönelik olduğunu belirtiyor. Yüksel o günlerde yaşananları şöyle özetliyor: “Geziden önce rahmetlinin durumunu iyi görmedim. Kendisini uyardım. O da ‘haklısın' dedi, Semra Hanım'a iletilmesini istedi. Ancak Semra Hanım ‘Gerekli davetiyeleri yaptım' diyerek karşı çıktı. Bunun üzerine gezi iptal edilmedi.”

Turgut Özal'ın 4 Nisan 1993'te başta Azerbaycan olmak üzere Türk cumhuriyetlerine 12 günlük geziye gitmeden önce rahatsızlandığını anlatan Yüksel, geziyi iptal etmesini istediğini fakat Semra Özal'ın bu isteğe karşı çıktığını ifade ediyor. Yüksel, yaşananları şu şekilde anlatıyor: “Geziden önce Özal'ın durumunda bazı değişiklikler gördüm. Rahmetlinin yanına giderek kendisine ‘Efendim iyi gözükmüyorsunuz. Bu geziyi iptal etseniz.' dedim. Bunun üzerine, ‘Doğru söylüyorsun, gerçekten rahatsızım. Üzerimde farklı bir kırgınlık var. Siz Volkan'a (Özel Kalem Müdürü Volkan Bozkır) söyleyin. Semra Hanım'a meseleyi iletsin, bu geziyi iptal edelim.' dedi. Ben Volkan'a gezinin iptal edileceğini söyledim. Bunun üzerine Volkan, Semra Hanım'a gitmiş söylemiş gezinin iptal edileceğini. Semra Hanım da ‘Ben gerekli davetiyeleri yaptım. Geziye gidecekleri belirledim. Bu yüzden gezinin iptali söz konusu değil.' demiş. Daha sonra rahmetli bana ‘Arif biz bu geziyi iptal etmeyeceğiz, gideceğiz.' dedi. Ben de öylece kaldım.” diyor.

Gezi dönüşünde Özal'ı havaalanında karşılayan Yüksel, Özal'ın yüzünün uçaktan inerken kıpkırmızı olduğu bilgisini veriyor. Yüksel, o günü şu şekilde anlatıyor: “Çeşitli programlar için makam arabasına bindik. Cumhurbaşkanlığı hizmet binalarıyla ilgili ‘Sayın Cumhurbaşkanım, bu inşaat olayı haziran ayında bitecek. İnşallah kısmet olursa oranın açılışını yaparsınız.' dedim. Bana dedi ki ‘Arif o beni görmez'. Ben de ‘Sayın Cumhurbaşkanım beni bırakıp da nereye gideceksiniz?' dedim. ‘Arif, bazı meseleler var. Bu görevden (Cumhurbaşkanlığı'ndan) ayrılmayı düşünüyorum. Yalnız ayrılmadan önce seni Anayasa Mahkemesi'ne atayacağım' dedi.”

Özal'ın aynı gün saat 18'deki serginin açılışına katıldığını aktaran Yüksel, bir ara Özal'ı bina içerisinde gezerken elinde limonatayla gördüğünü bir yudum aldıktan sonra bıraktığını söylüyor. Çevresindekilerde kimsede limonata bardağı görmediğine dikkat çekiyor. Ardından rahatsızlandığını ifade eden Yüksel, gömleğinin düğmelerini çözdüğünü ve ceketini çıkartarak bir kanepeye uzandığını anlatıyor. Sonrasında Köşk'e gittiklerini anlatan Yüksel şöyle devam ediyor: “Dinlenme salonuna geldik beraber. Kendisini oraya oturttuktan sonra Semra Hanım'ın bulunduğu salona gittim. Semra Hanım orada bayanlarla konuşuyordu. İçeri girmedim, haber gönderdim. Cumhurbaşkanımızı dinlenme salonuna bıraktığımı, durumunun iyi olmadığını söyledim. Semra Hanım, ‘Arif sen her şeyi abartıyorsun. Sen evine git. Ben ilgilenirim.' dedi.”

GATA'da Otopsi istedim, ailesi karşı çıktı
Ertesi sabah Turgut Özal'ın rahatsızlanarak Hacettepe Hastanesi'ne götürüldüğünü öğrendiğini anlatan Yüksel, sonra Özal'ın GATA'ya sevk edildiğini hatırlatıyor. Yüksel, GATA'da yaşanan diyalogları şu şekilde anlatıyor: “Gasilhanede Korkut Özal, Ahmet Özal, Bedrettin Dalan, GATA Komutanı Ömer Şarlak ve hatırlayamadığım birkaç kişi daha vardı. Ahmet Özal, babasının cesedini yıkıyordu. Bağırarak, ‘Cumhurbaşkanı'nın ölümü şaibelidir. Kesinlikle zehirlenmiştir. Bu nedenle otopsi yapılması gerekiyor.' dedim. Ancak, Özal'ın ailesi cesedin parçalanmasını istemediğini belirterek buna gerek olmadığını söyledi. O zaman otopsi yapılsaydı, kesinlikle yüzde 99 zehirlendiği ortaya çıkacaktı.”

Eşref Bitlis için ‘Bir vatan evladını daha öldürdüler' dedi
Dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in ölümüne Özal'ın şüpheli baktığını anlatan Yüksel sözlerini şöyle devam ettirdi: “Cumhurbaşkanı'yla Afganistan gezisindeyken Eşref Bitlis'in uçak kazasında öldüğü yönünde haber geldi. Ben de bu haberi Özal'a ilettim. O da bana doğru dönerek ‘Arif bir vatan evladını daha öldürdüler.' dedi.” ZAMAN 

Bu haber toplam 2708 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri