Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Tahliyeci hakimlere örgüt şoku!

01.05.2015 01:45
Paralel yapı soruşturması kapsamında önce reddi hakim kararı veren ardından da tutuklu sanıkları tahliye eden iki hakim mahkemeye sevk edildi.
Paralel yapı soruşturmasında, tutuklu sanıkların reddi hakim taleplerini kabul eden Hakim Metin Özçelik ile polislerin tahliyesine karar veren Mustafa Başer, sevkedildiği mahkemece tutuklandı.
 
HSYK başmüfettişi Yunus Nadi Kolukısa iki hakim hakkında soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında önce ön rapor hazırlandı. Rapor kapsamında iki hakim HSYK tarafından önce açığa açığa alınmıştı. Soruşturmasına devam eden HSYK müfettişi Yunus Hadi Konuk, bugün iki hakim hakkında gözaltı kararı verdi.
 
‘Terör örgütü  üyeliği’ suçlamasıyla verilen gözaltı kararı İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirdi. Kararı alan başsavcılık iki hakimin de adliyeye getirilmesini istedi.

TELEFONLA ADLİYEYE DAVET 

Polisler tarafından gözaltına  alınmayan iki hakim telefon ile aranarak Bakırköy Başsavcılığı’na davet edildi. İki hakim, başmüfettişin talebi doğrultusunda tutuklama istemiyle nöbetçi Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi.

ADLİYEYE GELDİ AÇIKLAMA YAPTI

Saat 18.30 sıralarında avukatı Önder Durdu ile birlikte Bakırköy Adliyesi’ne gelen Hakim Metin Özçelik, gazetecilere açıklamada bulundu. Özçelik, şunları söyledi:

"Emniyet’ten bir davet alarak, Terörle Mücadele’den bir komiser aradı, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nden beklendiğim söylendi. HSYK Başmüfettişliği’nin bir yazı gönderdiği ve benim ifademin alınmasının istendiğini söyledi. ’Gözaltı kararı yok’ dedi. Ama basında da evrak üzerinden sorguya sevk edildiğim ve 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sorgu için beklendiğim şeklinde haberler var. İçeri girince göreceğiz. Ben şu anda görevli İstanbul hakimiyim. Zaten yargıda böyle bir gözaltı kararı, sorguya sevk kararı falan, şu ana kadar hiç ben hukukçu olarak ne okudum, ne duydum, ne gördüm. Bu da böyle bir ilk olacak zannediyorum. İçeride göreceğiz ne olduğunu. Ben bir karar verdim, hukuki bir karar verdim. Gerekçelerini belirttim. Onun dışında yani ben o kararın sonuna kadar arkasındayım. Gerekçelerini izah ettim. Bunun dışında da söyleyebilecek başka bir şey yok."

Avukat Önder Durdu da, müvekkilinin kararının hukuk çerçevesinde bir karar olduğunu savunarak, "Bu uygulama da Türk hukuk tarihinde karşılaştığımız bir uygulama değil. Açıkçası net bir bilgimiz de yok. İçeri girdiğimizde biz de öğreneceğiz" dedi.

Bu haber toplam 1010 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri