Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

TAK'ın Komik Tatlıses Savunması

18.03.2011 11:12
PKK'nın taşeron uzantısı TAK, komik bir savunmaya daha imza attı. Önce Tatlıses suikastını üstlenen taşeron örgüt, daha sonra akıllara zarar bir açıklama ile geri adım attı...

TAK, "Resmi site adresimizin uzantısını değiştiren bazı tetikçiler bizim adımıza saldırıyı üstlendi" dedi.

PKK'nın siviller ve Kürt aydınlarına tehdit ve saldırılar düzenleyip kamuoyundan gelen tepki ve baskılar nedeniyle 'biz yapmadık' açıklamalarına yenisi eklendi. Örgütün şehir uzantısı TAK, önce İbrahim Tatlıses saldırısını üstlendi sonrasında ise 'resmi sitemizin uzantısını değiştirmişler' diyerek gülünç bir açıklama yaptı.

Sahte siteden yapıldı
Terör örgütü PKK'nın şehir uzantısı Kürdistan Özgürlük Şahinleri (TAK), sanatçı İbrahim Tatlıses'e yönelik silahlı saldırıyı önce üstlendi, ardından 'sahte siteden açıklama yapılmış' diye komik bir açıklama yaptı. Taksim saldırısını üstlenmesi sonrasında PKK tarafından azarlanan TAK'ın 'biz yapmadık' açıklaması terör örgütünün yapmadık deyip de sonradan özür dahi dilediği benzer olayları akıllara getirdi. PKK önce Kürt sanatçı Şıvan Perwer ile Kürt aydınları Kemal Burkay, Muhsin Kızılkaya, Mehmet Metiner ve Orhan Miroğlu'nu ölümle tehdit etti. Taksim saldırısı, Hakkari Geçitlideki 9 köylünün öldürülmesi, Batmanda yola döşenen mayınla 4 Kürt'ün ölümü, Güngören patlaması gibi eylemleri de üstlenmedi. Ancak hem Kürt camiasından hem de kamuoyundan yükselen tepki üzerine birçok olay için özür diledi. Hatta mahkemeler kurarak eylemleri gerçekleştiren teröristlerin cezalandırıldığını duyurdu.

"Son kez uyarıyoruz"
PKK'nın üst yapılanması KCK, son olarak Tatlıses saldırısını kınadığını ve eylemi kendilerinin gerçekleştirmediğini açıklamıştı. Ancak bir gün sonra TAK, internet sitesinde "İstanbul'da İbrahim Tatlıses Eylemi" başlıklı bir duyuru ile saldırıyı kendilerinin gerçekleştirdiğini kabul etmişti. Altında 'Biji Serok Apo' yazan açıklamada, "13 Mart 2011'de Maslak'ta gerçekleştirilen ve İbrahim Tatlıses'in yaralanması ile sonuçlanan eylem tarafımızca planlanmış ve gerçekleştirilmiştir. Kürt halkına ihanet eden sanatçı ve aydınları da son kez uyarıyoruz. Gerekeni de yapmaktan çekinmeyeceğiz. Eylemlerimiz şiddetlenerek artacaktır" denilmişti. Saldırıyı üstlendiler Ancak TAK, tepkiler üzerine bu açıklamanın kendilerine ait olmadığını ileri sürdü. Saldırıyı kendilerinin üstlenmediğini savunan TAK'ın açıklamasında şöyle denildi: "Resmi site adresimizin uzantısını değiştiren bazı tetikçiler bizim adımıza Tatlıses'e yapılan saldırıyı üstlendiler."

Bunu hep yapıyorlar...

TAK'ın Tatlıses suikastına dair açıklamaları PKK'nın 'yapmadık' deyip gerçek ortaya çıktığında özür dilemek zorunda kaldığı açıklamaları hatırlattı. Taksim'de 31 Ekim 2010'da gerçekleşen ve bir kişinin ölümü, 15'i polis 32 kişinin yaralanmasına yol açan intihar saldırısını da TAK üstlenmişti. TAK, Taksim saldırısını 'Derweş' kod adlı Vedat Acar'ın kendi inisiyatifi ile yaptığını savunmuş, eylemin PKK ile bir ilgisinin olmadığını ileri sürmüştü. PKK ise sözde ateşkesin bitimine 1 gün kala gerçekleştirilen Taksim saldırısını yapmadığını duyurmuş ancak TAK'ın üstlenmesi sonrasında kabul etmişti.
 

Derhal son verin!
 

 Derhal son verin!
KCK açıklamasında; "TAK örgütünü, halkımızın özgürlük mücadelesine hizmet etmeyen bu tür eylemlere derhal son vermeye çağırıyoruz. Son verilmemesi ve devam etmesi halinde hareketimizin bu girişimlere karşı kesin ve net tavır alarak hesap soracağının bilinmesini istiyoruz" denilmişti. TAK daha önce İstanbul Halkalıda askerleri taşıyan otobüse uzaktan kumandalı bombalı saldırı yapmış, 5 asker ve 17 yaşındaki bir asker kızını katletmişti. Örgüt ayrıca 16 Temmuz 2005'te Kuşadası'nda turistlerin hedef alındığı saldırıları da üstlenmişti. 27 Temmuz 2008 tarihinde İstanbul Güngörende iki bomba paüaması sonucu; beşi çocuk, biri daha doğmamış bebek olmak üzere 18 kişi hayatını kaybetmişti. Yaklaşık 150 kişinin yaralandığı olay sonrasında PKK, saldırıyla alakasının olmadığını ileri sürerek kınadığını açıklamıştı. Ancak soruşturma sonucuna PKK'lı saldırganlar yakalanmıştı. Bir diğer olayda ise Batmanda 31 Temmuz 2010'da PKK'lı teröristlerin yola döşediği mayının patlaması sonucu Batman Barosu eski Başkanı ve İHD yöneticisi Sedat Özevin, kapatılan HEP eski İl Başkanı Salih Özdemir, Sıtkı Özdemir ve İHD Batman Şubesi eski Başkanı Sadi Özdemir hayatını kaybetmişti. Olay sonrasında PKK eylemi üstlenmemiş, Öcalan 'provokasyon' olduğunu ileri sürmüştü. Tepki üzerine geri adım Ancak hem aile hem de Kürt kamuoyundan artan tepkiler üzerine PKK sözde soruşturma başlatarak iki teröristi 20 ve 24 yıl hapse mahkum ettiğini duyurmuştu. Üç kardeşini kaybeden Sabri Özdemir, "Ağabeyim iradesini teslim etmemesinin bedelini ödedi. Ona hediye bir mayın oldu" diyerek PKK'ya tepki göstermişti. PKK artan baskılar sonrasında ölen 4 kişinin 'Kürdistan Özgürlük Mücadelesi şehitleri' olduğunu söylemişti.

Fevri bir grubun işi!
16 Ekim 2010 tarihinde Hakkâri'nin Geçitli köyünde minibüsün mayına çarpması sonucu 9 köylü hayatını kaybetmişti. Saldırının ardından PKK, olayın faili olarak derin devleti göstermiş ve İmralı'da tutuklu bulunan teröristbaşı "Hizbulkontr saldırılara benziyor, arkasından PKK çıkarsa silah bıraktırırım" demişti. Ardından PKK'nın üst yapılanması KCK da saldırıyı kınayan bir duyuru yapmıştı. Olaydan kısa bir süre sonra saldırıda PKK izi tespit edildi. Bunun üzerine KCK saldırıda adı geçenleri sorguya aldığını ve disiplin cezaları verildiğini söyleyerek "Olay bir grubun fevri hareketidir" açıklamasını yaptı. Geçitli'de bırakılan çantadaki parmak izi KCK'da havancı diye tabir edilen ağır silah kullanıcıları arasında yer alan Sıracettin Karataş'a ait çıktı.
 

    Bu haber toplam 1906 defa okunmuştur
    DİĞER HABERLER
    Üye İşlemleri