Tanıyın bunları ve sakının evlatlarımızı!

Tanıyın bunları ve sakının evlatlarımızı!

Melih Altınok, Berkin Elvan’ın ardından yaptıkları açıklamalarla dikkat çeken isimlerin daha önceki söz ve eylemlerini yazarak “Ayırın, tanıyın bunları… ve kendinizi, çocuklarımızı adalet ve vicdan makyajlı kinlerinden sakının” dedi.

Melih Altınok, Türkiye gazetesindeki bugünkü yazısında Berkin Elvan’ın ardından yayınladığı taziye mesajında alevi vurgusu yapan Fethullah Gülen’den “çapulcu” işadamı Cem Boyner’e ve Ceylan Önkol için “sokakta leşi bulunan çocuğun..” diyen Enver Aysever’e kadar birçok ismin samimiyetlerini ortaya koydu.

İşte Altınok’un dikkat çeken yazısı:

Çarşamba günü, bir polisin attığı gaz fişeğiyle öldürülen henüz 15 yaşındaki Berkin Elvan’ın cenaze töreni vardı. On binlerce insan, tüm Türkiye’nin yüreğini yakan bu acı ölüm için sokağa çıktı.

Ne var ki asgari vicdan sahibi her insan için aynı değerleri ifade eden Berkin’in 16

kilo kalmış bedeni, kimileri için yalnızca bir araçtı.

“Tunceli Alevileri dinsizdir”

Önce yüreklerdeki acıyı dindirmeyi değil, adeta yangına çevirmeyi amaçlayan “taziyeler” yayınlandı.

Youtube’daki vaazlarından birinde “Tunceli Alevileri dinsizdir” diyen Pensilvanya'daki, yayınladığı mesajında, ölü çocuğumuzun dini, etnik kimliği umurumuzdaymış gibi, Berkin’in Aleviliğini hatırlatıyordu.

Ardından adı, yakın geçmişteki faili meçhullerle, devletin halkın üzerindeki demir eliyle özdeşleşmiş bilmem kaçıncı cumhurbaşkanı taziyesinde “hunharlığı” keşfetti…

Gezide proleterliğe terfi eden, milyon dolarlık “çapulcu” iş adamı gerine gerine, iş yerlerini akşamki olası olaylar için “hazırlattığını” ilan etti. Reklam panolarına para harcamak yerine, 15 yaşında bir çocuğun birkaç kilo kalmış cansız bedenine gözünü dikti.

Allah yardımcımız olsun” diye bitirdiği “öngörülü” mesajının akşamında, 2 gencecik evladımızın ensesinde ölümün soluğu hissedildi.

Kaçakçı çocuklara katır diyenler

Uludere’de katledilen kaçakçı çocuklardan “katır” diye bahseden “Türkiye Türklerindir

gazetesinin” yazarı, çok şükür Berkin’in insan olduğunu yazabildi. 2004’te Diyarbakır’da Uğur

Kaymaz’ın körpecik bedeninden 13 kurşun çıktığı günün ertesinde “tribün terörünü” işleyen Hürriyet de Berkin’i manşetten görmüştü.

Cenaze günü, yerini akşamın vandallığına bırakırken ekranlar da hareketlendi. “Ne yazık sokaktaki karışıklıklar bitiyor” diyen spikeri, aykırı moderatör devraldı. Yabancılaştırma efektinin canını okuyup ekranın gözüne bakarak eski bir bakanın Berkin’le ilgili mesajını kınayan bu arkadaşı da tanıyorduk.

“Sokakta leşi bulunan çocuğun ağıdı”

Nerden mi? Lice’de 12 yaşında top mermisiyle öldürülen Ceylan Önkol’un adını ağza almanın suç

sayıldığı zamanlardan. Bu haberi yapan bizlerin "Kürtçü, yandaş, ordu düşmanı" ilan edildiği, cinayet hakkında tek satır haberin yapılmadığı 2009’lardan. Siyasal iktidara çakmaya yaramadığından, öldürülmüş yoksul Kürt çocukları için henüz Taksim’e çıkılmadığı günlerden…

İşte şimdi Berkin ile ilgili saygısız bir mesaja kızan bu aykırı zat o zaman Ceylan Önkol’un hesabını soranlara, haberini yapanlara çakacağım derken Ceylanımızı şu ifadeyle anıyordu:

"Dayak yiyen kadınlar için en çok onlar gözyaşı döker, tekel işçileri adına en çok onlar dertlenir, “sokakta leşi bulunan çocuğun ağıdı”nı da onlar yakar... Tek dertleri demokratik, özgür bir ülkede yaşamaktır(!)" Cihangir’in liberal çocukları, Birgün/06.04.2010

İyi ya işte, şimdi anlamışlar hatalarını. Berkin’in acı sonu ölmüş vicdanlarını diriltmiş. Artık çocuklarımızın ölüsünü ayırmıyorlar mı” diyorsunuz?

Keşke

Ama nerede. Berkin’in cenazesi dağıldıktan sonra o çok “arzu” edilen, AVM’lerde su depolanarak beklenen karanlık yayıldı Türkiye’ye.

Ne Burak var dillerinde ne de Ahmet

Bu sefer de Okmeydanı’ndaki Vandallar 22 yaşındaki bir delikanlının canını aldılar. Burak Karamanoğlu toprağa gitti. Tunceli’de de yine ekmek peşindeki bir delikanlı, 30 yaşındaki polis memuru Ahmet Küçüktağ, protestolar sırasında kalp krizi geçirip öldü.

Ve yukarıda saydığım tüm bu aktörlerin bir gün önce avaz avaz çıkan sesi kısılıverdi. Ne Burak var dillerinde ne de Ahmet. Bugünkü gazetelere, TV programlarına bir bakın, bu zatların sessizliğinin mottosu kulaklarınızı tırmalayacaktır.

“Bütün çocuk cenazeleri eşittir, ama bazıları daha eşittir!”

(…)

Bu gürültüde, işitilen sesin cellada mı yoksa kurbana mı ait olduğunu rahatça ayırabilelim diye hatırlatmalara mecburuz. Hem bakarsınız belki mecbur kalır ve bir çift laf da Burak için, Ahmet için

ederler.

Ayırın, tanıyın bunları… ve kendinizi, çocuklarımızı adalet ve vicdan makyajlı kinlerinden sakının.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.