Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Tansu Çiller bir gün konuşacak mı?

20.04.2012 11:16
28 Şubat yargılanıyor. Erbakan konuşamaz ama koalisyon ortağı Çiller o günlerle ilgili acaba konuşacak mı?

28 Şubat soruşturması tüm hızıyla sürüyor. Çevik Bir dahil dönemin Batı Çalışma Grubu üyelerinden 18 kişinin tutuklanmasından sonra dün de 2. dalga Erol Özkasnak ve 11 emekli-muvazzaf asker gözaltılan alındı.

Türkiye karanlık geçmişi ile yüzleşiyor. O dönemin Başbakan'ı Erbakan geçtiğimiz yıl hayatını kaybetti ancak koalisyon ortağı Çiller hayatta.

Sabah Yazarı Mahmut Övür bugünkü yazısında Çiller'in konuşup konuşmayacağını sormuş. O dönemin siyaseten en önemli aktörü olan Erbakan'ın koalisyon ortağı Çiller acaba 28 Şubat'la ilgili sessizliğini bozar mı?

İşte Mahmut Övür'ün bugünkü yazısından ilgili bölüm;

28 Şubat'ın şifresi elbette devletin kozmik odalarındaki belgelerde var ve ortaya çıkacak. Ama o şifreyi çözecek tanıklar da var.

Tanıklardan biri eski başbakan Tansu Çiller. Çiller'in 28 Şubat'la ilgili konuşması gerektiğini daha önce de yazdım (06.03.2012). Soruşturma başlayınca ve Çevik Bir gibi dönemin "kudretli generali" tutuklanınca Çiller'in söyleyecekleri daha bir önem kazandı.

Susurluk döneminde başbakan olarak askerlerin gözdesi olan Çiller, Refah'la koalisyon yapınca gözden düşecek, ikinci kez yapacağı başbakanlığı da elinden zorla alınacaktı. Böyle bir siyasi aktörün 28 Şubatçıların tutuklanması konusunda ne düşündüğü önemliydi.

Çiller konuşmuyordu ama yakınındaki birkaç siyasi simayla görüşünce, Çiller'in sürece olumlu baktığı hatta konuşma arzusu taşıdığı anlaşılıyordu. Bana iletilenlere göre Çiller'in ilk kaygısı eski ortağı Erbakan'ın direnmemesiyle ilgiliydi. Çiller, Erbakan ile ilişkilerinin, koalisyon döneminde de sonrasında da, bilinenin aksine çok iyi olduğunu söylüyor ve şöyle diyor:

"Erbakan reel politiğin gereği neyse onu yapmaya çalıştı. Öyle inanıyordu. Çatışma istemiyordu."

Çiller, son günlerde ABD-darbe ilişkisine yönelik yaklaşımlara da farklı bakıyor:

"O günlerde de ABD'nin darbe süreciyle ilişkisi üzerine çok spekülasyon yapıldı. Bu nedenle bizzat kendim, ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright'a baskı yaparak bir demokrasi bildirisi yayınlamalarını sağladım. Onlar demokrasi çizgisinde durdular. Bildiri yayınlandı ama pek işe yaramadı."

Çiller'in en dikkat çekici açıklaması ise Mesut Yılmaz'la ilgiliydi. 18 Haziran 1997'de Erbakan hükümeti istifasını vermiş, Çiller de yeni hükümeti kurmaya hazırlanıyordu; elinde de 278 milletvekilinin imzası vardı. Ancak durum umut verici değildi. Özellikle Cumhurbaşkanı Demirel'in yeni bir oyun kuracağı şüphesi ciddi kaygı yaratıyordu.

Kaygılı bekleyiş sürerken 24 Mayıs 1997'de sürpriz bir görüşme gerçekleşti. Çiller'le ANAP lideri Mesut Yılmaz bir araya gelmişti. Yılmaz, o görüşmede, her zamanki klasik yaklaşımıyla elini omuzlarına götürüp askerleri işaret ederek Çiller'e şöyle diyecekti: "Askerler bizim bir araya gelmemizi istiyor."

Çiller, yıllar sonra çevresine şöyle diyordu: "Kararım çok netti, arkasında millet olmayan hiçbir organizasyonun içinde olmam."

Çiller bunları dolaylı da olsa anlatıyor ama bunlar yetmez. Çiller'in şu dönemde bir siyasi beklentisi var mı bilmiyorum ama o darbenin mağdur ettiği bir siyasi aktör olarak bir daha darbelerin olmaması için kamuoyunun önüne çıkıp konuşması gerekiyor. 

Bu haber toplam 3888 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri