Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ALEVİ KATLİAM İDDİASI İRAN CASUSLARININ İŞİ!

31.05.2013 00:52
Tarihçi Yazar Yavuz Bahadıroğlu'ndan Yavuz Sultan Selim'in 40 bin Alevi'yi katlettiği iddiasına cevap verdi. İşte gerçekler...

Bahadıroğlu, İstanbul Boğazı'nda temeli atılan 3. köprüye ismi verilen Yavuz Sultan Selim'in 40 bin Alevi'yi katlettiği iddialarının birinci dereceden belge niteliğindeki hiçbir kaynakta yer almadığını, ilgili söylemlerin 18. yy.'da İran casusları tarafından Avrupa'ya geçtiğini belirtti.

Tarihçi Yazar Yavuz Bahadıroğlu, Habertürk'te Yavuz Sultan Selim'in 40 bin Alevi'yi katlettiği iddiasına cevap verdi.

Katliam iddiasına ilişkin yapılan doktora çalışmaları bulunduğuna dikkat çeken Bahadıroğlu, "Neden yapsın?" sorusunu yöneltmesinin ardından, yapılan yol ve inşaatlara dikkat çekerek "Şimdiye kadar, 40 Bin kişinin ya da biner biner kişinin, onar bin kişilerin gömüldüğü toplu mezar çıktı mı?" dedi. Bahadıroğlu, hiçbirşeyin gizli kalmayacağını, zaman içinde toprağın kusacağını ve o gizliliği dışa vuracağını belirtti.

 

O dönemin İstanbul dışındaki şehirlerinin nüfusunun ortalama On'ar bin kişi olduğunu hatırlatan Bahadıroğlu, bu iddianın aşağı yukarı 4 büyük şehirin tarihten silinmiş olması anlamına geldiğini kaydetti. Bahadıroğlu, böyle bir silinmenin de vergi gelirlerinden anlaşılabileceğini ifade etti ve sordu: "Orada bir azalma olmuş mu?"

Görgü şahitlerinin kayıtlarından da mutlaka bir kağıt, bir defter kalması gerektiğini ancak böyle bir belgenin de bulunmadığını açıklayan Bahadıroğlu, "Bunu en fazla İran casuslarının dillendirdiğini ve Farisi kaynaklardan Avrupa'ya geçtiğini, bizde ancak bazı Kürt kaynaklarında buna benzer iddialar olduğunu görüyoruz." Dedi.

Birinci dereceden belge sayılabilecek nitelikteki önemli kaynaklarda ilgili iddialara ilişkin bir ifade olmadığının net bir şekilde altını çizen Bahadıroğlu, "Daha çok 18. yy. sonrasında yoğun bir şekilde bunlar gündeme getirilmiş, hem milliyetçilik duyguları itibariyle Osmanlı hakimiyetindeki Kürtleri, Bulgarları, Yugoslavları kaşımaya başlamışlar hem de halkları birbirine düşman etme çabaları işin içine girmiş, dış güçler işin içinde olmuş" dedi ve özellikle İran kaynaklı asılsız iddialar olduğunuvurguladı.

Bahadıroğlu, Yavuz Sultan Selim'in padişah olma sürecindeki gelişmelerin de sebebinin "Şah İsmail'in Anadolu'yu götürüyor olması ve Anadolusuz bir Türkiye'nin de sadece Balkanlarla ayakta duramayacağı" bilgisi ile babasını uyardığı ancak önlem alınmaması üzerine durumun geliştiğini belirtti.

Bu haber toplam 6316 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri