Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

TECRÜBE

04.06.2013 11:55
1.Sınıf Emniyet Müdürü Feyzullah ARSLAN HABERNAME için Yazdı...

FEYZULLAH ARSLAN
1.SINIF EMNİYET MÜDÜRÜ
KOPENHAG ESKİ EMNİYET MÜŞAVİRİ

Değerli okuyucular, öncelikle sizlere güzel bir yaz sezonu diliyor, hayırlı tatiller temmeni ediyorum. Bu yazımda tecrübe hakkında görüşlerimi ve düşüncelerimi bildirmeye çalışacağım.
İnsanlar geçmişten ders alıp, gelecekte daha iyi bir yaşam sağlar. Tecrübe değerli bir doktordur. Hastalık anında hastayı tedavi eder. Dünya yaşlıların tecrübesi gençlerin çalışması ile idare edilir. Geçmiş bizim için yatırımdır. Bunu iyiye ve kötüye kullanmak bizim elimizdedir. O halde yukarıdaki cümleleri yurt dışında, İskandinav ülkelerinde yaşyan vatandaşlarımıza indirgeyecek olursak somut bir takım önerilerde bulanabiliriz. 1970’li yıllarda Danimarka, İsveç, Norveç ve Finlandiya’ya ülkemizden gelen vatandaşlarımız, büyüklerimiz acaba neler ile karşılaştı. Ne sıkıntılar çekti, nasıl çözümler buldu, kimlerden, nerelerden destek gördü? Bu soruları oldukça uzatmak mümkün. Bunların cevabı, 1970’li yıllarda gelip bu sorunları yaşayan büyüklerimizden öğrenilebilir. Sadece öğrenmek kalmayıp, onlardan ders çıkarıp, hatta yazıp gelecek kuşaklara aktarıp paylaşmak gerekir. Hani ne derler; söz uçar yazı laır, klamsının ötesinde geleceğe ışık tutar, çözüm getirir. Büyüklerimizden geçmişi öğrenmek çektiği sıkıntıları ve nasıl çözüm getirdiklerini duymak için, onlara sormak, onları dinlmek ve onların anlattıklarını yazmak gerekir. İşte bunu yaparken hem büyüklerimizi önemsemiş ve değer vermiş, hem tecrübelrini dinliyerek ders çıkarmış hem de gelecek kuşaklara aktarmış oluruz. Bu tür davranışlar, büyüklerimizi memmnun etmenin yanında, yapanları da sevimli, sempatik, ilgili ve biligili hale getirir. İnsanları yücelten elde ettiği başarılardır. İcat etmek sabırla olur. Çocukluğunda oğlu ceza evine giren bir babanın oğluna yazdığı mektubu ve oğlunun yazdığı cevabı anlatarak, yaratıcı zekayı bize anlatmaya çalışmışlardı:
Oğlu cinayet suçlamasıyla ceza evine giren bir baba olaya çok üzülür ve oğluna mektub yazar;  “oğlum tarlayı sürüp patates ekme zmanı geldi ancak sen yoksun ben de yaşlıyım, inşallah çıkarsında seneye süreriz”. Mektubu okuyan oğlu çok üzülür ve babsına hitaben, “baba sakın tarlayı sürme, cesedi orya gömdüm” diye mektup yazar (oysaki çocuk suçsuz ve adam öldürmemiştir). Mektubu okuyan ceza evi yönetimi jandarma ve polise haber verir. Onlar da tarlayı baştan sona cesedi bulmak amaçlı iyice sürdürürler ama cesedi bulamazlar. Tarla sürülmüşken yaşlı baba da patatesleri ektirir. Birkaç gün sonra oğlundan gelen mektubda “baba kusura bakma sana yalan söyledim ama başka türlü yardım etme şansım yoktu” yazar.
    Burada zor şartlarda ceza evindeki birisinin bile yaratıcı zekasıyla babasına nasıl yardım ettiği görülmektedir. Burada tecrübenin önemi ve gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
    Ben 2009-2012 yılları arasında Emniyet Müşaviri olarak Danimarka’da görevliyken sık sık derneklere ve camiilere gittiğimde oradaki siz değerli üyelerele, cemaatle ve büyüklerimizle sohbetlerimizde ilk geldikleriniz yıllarda karşılatıklarınız sorunları, çözüm yol ve yöntemlerinizi, yaşatılarınızı, başarılarınızı ve diğer iligili konuları dinlerken çok önemli ve değerli bilgiler edindim. Öğrendiklerimi de yazarak paylaşmaya çalışıyorum. Bana tecrübelerini aktarırken, heala et bulmak için ne sıkıntılar çektiklerini, bayram namazını kiralık salonlarda nasıl kıldıklarını, dil bilmedikleri için markatlerde ne sıkıntılarla alışveriş yaptıklarının dinlemek benim için güzel tecrübelerdi.  Hepsine sağolsunlar diyor saygılarımı sunuyorum. Gençlere, büyüklerinin tecrübelerini çok daha falza dinlemelerini, onlarla sıkı sık sohbet etmlerini, onlara daha fazla vakit ayırmalarını öneriyor yarın için en iyi yatırımın bugün yaptığınız iyilikler olduğunu belirtiyorum. Güçlü anda iyilik yapan güçsüz anda sıkıntı çekmez.
    Bu kadar ciddi şeylerden sonra b,raz da gülelim diyor aşağıdaki cümleleri bilgilerinize sunuyorum.
Doktar hastaya sorar ateşiniz var mı? Hasta hemen çakmağını çıkarır.
-Allah yürü ya kulun demiş olmalı. -Nereden anladın? Cvp: Arabasını sattı.
Kevgiri neden çöpe attın? Cvp: Görmüyor musun her tarafı delik deşik olmuş.
Neden saatlere cam yaparlar? Cvp:  Akrep sokmasın diye.
-Sen hiç sahanda yumurta yedin mi? Cvp: Evet. -O zaman bir de deplasmanda ye.
 Kedi merdivenden atladı (Ali). Pisik merdivenden hopladı (Veli).
Sizin yüzünüzü bir başka yerde gördüm. Cvp: Sanmam doğduğumdan beri kendi yüzümü kendim kullanıyorum.
Kalın sağlıcakla...

Bu haber toplam 1682 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri