Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Terör Bumerang Gibi Kürtleri Vuruyor!

29.09.2011 14:13
PKK'nın bebek, çocuk, genç, yaşlı demeden katliamlar yapması bölge halkını isyan noktasına getirdi. PKK'nın saldırılarında BDP'ye oy verenler de hayatını kaybediyor...

‘TERÖR, BUMERANG GiBi KÜRTLER’i VURUYOR’

Terör örgütü PKK'nın sivilleri hedef alan katliamlarına bölgeden tepki yağıyor. Kürt aydınlar ise şiddetin Kürtlere yöneldiğine işaret ederek terörün 'bumerang' gibi bölge halkını vurmaya başladığını vurguluyor.

Terör örgütü PKK'nın sivillere yönelik eylemlerini tırmandırması bölge halkını ayağa kaldırdı. Siirt't 4 kadını Ankara'da 3 masum sivili öldüren terörsitlerin son hedefi Batman'da 8 aylık hamile kadın ve 6 yaşındaki kızı oldu. Annesinin karnından sağ kurtarılan bebek de hayat savaşında yenik düşerken Kürt aydınları ve bölgedeki sivil toplum kuruluşları katliamlara karşı sesini yükseltiyor. Sivil katliamların Kürtlere hiçbir fayda sağlamadığını vurgulayan Kürt aydınlar, PKK şiddetinin Kürtlere yöneldiğine işaret ederek 'bumerang' etkisinin oluştuğunu kaydetti.

SİVİLLERİN ÖLÜMÜ KÜRTLERE FAYDA GETİRMEZ

KADEP Genel Sekreteri Nizamettin Maskan: Mümkün olduğu kadar ihtiyatlı olmak zorundayız. Bütün insanların çocukları kıymetlidir. Ama kategorize edersek 4 kız çocuğu öldü dersek TAK'ın eylemine ne diyeceğiz. Yani bildirileri var 'sivillere yöneleceğiz' diye. Bu Kürtlere fayda getirmez. Bizler insanların ölmemesi için mücadele veriyoruz. Sıkıntılı bir dönem yaşıyoruz. Bunun içerisinde Ergenekonvari güçlerin olduğuna inanıyorum. Bu son sivillere karşı eylemlerde Kürtlerin ölmesine ne diyeceğiz. Kötü bir döneme girdik. Başbakan PKK'nın dışında Kürt siyasetinin temsilcileri ile görüşmeli. Silahlı çatışma kim silahlıysa onlar arasında halledilir.

BDP'YE OY VERENLER DE ÖLDÜRÜLÜYOR

Kürt aydını Ümit Fırat: Ateş ettiğiniz zaman polis, sivil ayrımı yapılması söz konusu değil. Bu şiddet ve terördür. Kadınları öldüreyim demekten çok tetiği çekmek önemli. Kırsal alandan şehre inince sokaktaki herhangi bir insan hayatını kaybedebiliyor. Geçmişte de oluyordu. Ama şimdi daha fazla çünkü kırsal salanda 90'lardaki dişe diş çatışmadan çok uzaktan kumandalı bomba kullanıyorlar. Yerleşim alanlarında eyleme girdikleri zaman kadın, çocuk öldürülüyor. 90'lı yıllarda açıkça köy basıp Mardin'de kadın ve çocuk öldürdüler. Son zamanlarda bölgede olunca dikkat çekmeye başladı. Örgüt, silahlı mücadeleyi benimsemiş ve hangi hedefe açtığı önemi yok. Silahı kullanan insan sivil, asker, çocuk öldürür çünkü silah bir öldürme aracıdır. Son olaylarda öldürülen vatandaşlar çok büyük ihtimalle BDP'ye oy vermiş. Yani bumerangın sonunda nerelere vardığı yaşayarak öğrenildi. Örgüt bizden olanları öldürmeyelim kaygısında değil. Askeri güç olarak bölgede hesap soran kendi dışında kimsenin borusu ötmez anlayışıyla bunu yapıyor. Sokaktakilerin öldürülmesinin onların için bir kıymeti yok. İnsan hayatının önemi yok. Gücün önemi var.

Bu insanların kalbi yok

Şırnak Yeşeren Gençlik Derneği Başkanı Hatice Atan: Artık insanlıkla bağdaştırmıyorum. Bu insanların kalbinin olduğuna inanmıyorum. Siirt'te 4 genç kız ve Batman'da hamile bir kadın ile 4 yaşındaki çocuğunun öldürülmesinin hiç bir izahı yok. Bu Kürt sorunu değildir. Bunu bahane ederek kendi halkını vurmak açıklanamaz. Çocukların ne suçu var. Çocukların eli oyuncak tutmalı, kalem tutmalı. Daha dünyaya gelmemiş çocuğun suçu neydi?

Ölümle hak olmaz

MÜSİAD Diyarbakır Şube Başkanı Şahabettin Aykut: Ölümlerden bıktık. Yeter artık. İnsan öldürerek hak aranmaz. Hakkı insanlar için aramıyor muyuz?. Biz insanları öldürüyoruz, peki elde ettiğimiz hakkı kime kullandıracağız. İnsanın bir kısımını öldürüp geriye kalanına mı kullandıracağız. Böyle bir hak istemiyoruz. Ölümle hak olmaz.

Artık gözyaşı olmasın

Siirt İş Adamları Derneği Başkanı Faruk Pamukçu: Bölge bu güne kadar terör olaylarından yeterince acı çekti. Daha fazla acı daha fazla gözyaşı olmasın. Son zamanlarda bu olaylarda masum vatandaşların yaşamlarını yitirmelerini tasvip etmek mümkün değildir. Diyalog sürmelidir.

PKK üzerinden Türkiye ile savaşıyorlar

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner: Son dönemde gerçekleşen saldırılar Türkiye gerçekleriyle ilişkili değil. Örgüt her geçen gün Türkiyeli olmaktan çıkıyor ve Türkiye dışı dinamiklerle saldırılarını gerçekleştiriyor. Hem Türkiye'nin yükseliyor olması nedeniyle hem de ikili ilişkilerde yaşanan sorunlara bir cevap olarak terör artışa geçti. Bazı ülkeler Türkiye ile savaşamadıkları için, doğrudan savaşın maliyeti yüksek olduğu için PKK üzerinden savaşıyor. PKK üzerinden Türkiye'yi istikrarsızlaştırmaya dolayısıyla da zayıflatmaya ve dış politikada avantaj elde etmeye çalışıyorlar. Son dönemdeki örgüt saldırıları tamamıyla dış dinamiklerden kaynaklanıyor ve dışarıyla ilişkili. Örgütün yarıya yakın üyesi Suriyeli ve İranlılardan oluşuyor.

Zayıflatmaz ama baş ağrıtır

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Genel Koordinatörü Taha Özhan: Türkiye, pro-aktif ve çok boyutlu dış politik hamleler yapabilen bir ülkeye dönüştü. Çevre ülkelerdeki gelişmeler karşısında ve çatışma alanlarında Türkiye, kendisini 'üçüncü adres' olarak konumlandırabiliyor. Bu çatışmanın bir tarafı olmadan,
müdahil olan bütün taraflara üç aşağı beş yukarı benzer mesafelerde kalarak Türkiye farklı yollar, farklı öneriler getirmeyi başardı. Terör bütün bu dinamikleri doğrudan zayıflatacak kadar güçlü bir enstrümana dönüşemez ama Türkiye'nin canını sıkar, başını ağrıtır, kanayan bir yarası olmaya devam eder.

Birçok ülke kullanıyor

Doç. Dr. Önder Aytaç: Türkiye'yi içine hapsedecek olan ve dış dünyada oyun kurucu devlet olmasını engelleyebilecek olan en önemli unsur terör. Ne zaman ki Libya'ya, Cezayir'e, Tunus'a gidiyor Başbakan, gündemin yüzde 80'i tekrar terör oluyor. Başbakan ABD'ye gittiğinde gündemin hepsini başbakanın ABD'deki
etkinlikleri alacakken terör olayı yaşanıyor. Kim yapabilir bizim bölgede? PKK açısından söylediğimizde Suriye kullanmıştır bir dönem, İran kullanmıştır, İsrail kullanmıştır. Fransa, İngiltere, Almanya kullanmıştır. Bu dönemde bu bölgede lider olmaya doğru adım atmış olan Türkiye'yi içine hapsetmiş olmak için bütün bu ülkelerin hepsinden de katkılar olabilir.

Vahşette sırtlanları bile geçtiler

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, hamile kadın ve çocuklarına yağdırılan 200 kurşunu ''Göz yaşartıcı, feci bir olay. Bunları yapan insan olamaz. Mehmet Akif'in tabiriyle sırtlanları bile geçtiler vahşette. Ama sonları kötü olacak ve bu yaptıklarından bir şekilde nadim olacaklar'' şeklinde değerlendirdi. Arınç, halkın tepkisinin giderek artacağını da dile getirdi.

Bebeği toprağa veren amca: İnsansa bunlar, lanetliyorum

8 aylık hamile Mizgin Doru'dan sezaryenle alınan ancak tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden bebeğin cenazesi annesi ile 4 yaşındaki ablasının yanına defnedildi. Mezarın başında teröre lanet okuyan amca Ahmet Doru, ''Daha doğmamış bir çocuğun yaşam hakkını elinden alan insanlar ki (insansa bunlar) nefretle kınıyorum. Vicdanlarının sesini dinlesinler'' dedi.

bugün 

Bu haber toplam 1304 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri