Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yeni bir darbe tehdidi mi?

21.12.2010 00:17
Hukukçular Birliği: Elinde silah olanın taraf olduğunu ilan etmesi darbe tehdidi olarak algılanıyor.

Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Sinan Kılıçkaya, Genelkurmay Başkanlığı'nın iki dilli yaşam konusunda taraf olduğunu ilan etmesinin toplum tarafından açıkça darbe tehdidi olarak algılandığını söyledi.

Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Sinan Kılıçkaya, genel seçimlere 6 ay kalmışken iki dilli yaşam girişiminin zamanlamasını dikkat çekici bulduklarını belirtti. Bunun oy hesapları ile yapıldığını düşündüklerini dile getiren Kılıçkaya, yasama ve yürütmenin başı olan organlar tarafından dile getirilen tepkilerin siyasî olarak tabii karşılanabildiğini, ancak çağdaş demokrasi kriterlerine göre olağan olmayanın askerî bürokrasinin bu gündemde yerini alması olduğunu kaydetti.

Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sayfası üzerinden yaptığı açıklama ile yine ve yeniden siyasi söylem içerisine girerek Türkiye'nin siyasetine müdahale etmek istediğinin altını çizen Kılıçkaya, Genelkurmay'ın devletin vatandaş tarafından yönetildiği değil, vatandaşın devlet tarafından yönetildiği bir siyaset kültürüyle yetiştiğinden Kürtçenin tartışılmasını kesmek üzere böyle insan zihnini rahatsız eden bir müdahaleyi yaptığını vurguladı.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin artık demokrasiyi özümsemesini; sözde değil özde demokrat olmaları gerektiğini anlayarak söylenmesi gerekeni siyaset kurumuna, yargı kurumuna bırakmasını isteyen Kılıçkaya, şöyle devam etti: "Siyaset yapmak askerin görevi değildir. Elinde silah olanın çıkıp da taraf olduğunu ilan etmesi toplum tarafından açıkça darbe tehdidi olarak algılanmaktadır. Özünde devletlerin güç ve kuvvet kullanmasını gerektiren durumlarda, yasama ve yürütmenin ortak işlemi ile devreye soktuğu askerlerin, çok boyutlu sorunların çözümünde bir aktör olarak kendiliğinden devreye girmesinin, üniter devletin korunmasına hizmet etmeyeceği çok açık olan bir gerçektir. Çünkü askerlerin siyasî olaylarda bu şekilde devreye girmesi, toplum nazarında üniter devletin hukuk zemininde değil, askerî güçle korunduğu ve sürdürüldüğü izlenimi vermektedir. Bir ülke toplumunun bütün kesimlerinin birlikte yaşaması ve medeniyetin nimetlerinden faydalanması ancak hukuk yoluyla gerçekleşebilir."

Askerî bürokrasinin siyasî bir organ gibi Türkiye'nin hukuki, siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlarına müdahil olma alışkanlığını devam ettirmesinin toplumun kardeşlik ve farklılıklara saygı ve hukuk temelinde yükselen birlikte yaşama istek ve iradesini yok edeceğini savunan Kılıçkaya, bu tür yersiz müdahalelerin devam etmesinin ise gelecekte ülkenin bölünmesine neden olacağını ileri sürdü. Genelkurmay'ın bu ülkenin geleceği için artık bu tip yersiz anti demokratik davranışlardan kaçınması gerektiğini ifade eden Kılıçkaya, internet sitesine konulmuş olan açıklamanın derhal kaldırılmas gerektiğini kaydetti.

CİHAN
 

Bu haber toplam 1504 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri