Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

"Kılıçdaroğlu karşı tarafta olmamalıydı"

25.11.2011 12:34
Tuncelililer, Dersim'deki ölümlerle ilgili devlet adına özür dileyen Erdoğan'ı kutlarken CHP'den de adım bekliyor.

Zaman'dan Eşref Akgün ve Ali Haydar Gözlü'nün Tunceli'den bildirdiine göre; halk, yıllardır oy verdiği CHP'nin tavrına ise anlam veremiyor. Hemşehrileri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Başbakan'a yönelik 'bölücülük' suçlamasına katılmayan Dersimliler, CHP liderinin aynı cesareti göstermesini temenni ediyor.

DERSİMLİLER UMUTLANDI

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Cumhuriyet tarihinin en trajik olaylarından biri olan Dersim katliamı için özür dilemesi, Tuncelililer tarafından memnuniyetle karşılandı. Bir başbakanın 73 yıl önce yaşanan olayları bütün çıplaklığıyla dile getirmesi Dersimlileri umutlandırdı. Kentin yaşlıları, yaşadıkları travmanın etkisiyle konuşmaya çekinirken, gençler Başbakan Erdoğan'ın çıkışının önemli olduğunu söylüyor. Asıl şaşkınlık, CHP'nin tavrı konusunda yaşanıyor.

DEVLET ARŞİVİ AÇILMALI

Olayın siyasi rant aracı olarak kullanılmaması gerektiğini belirten vatandaşlar, devlet arşivlerindeki diğer belgelerin de ortaya çıkarılması gerektiği konusunda hemfikir.

"KILIÇDAROĞLU KARŞI TARAFTA OLMAMALIYDI"

Munzur Nehri kenarındaki Kışla Meydanı'nda bulunan Seyit Rıza heykelinin gölgesinde oturan Hasan Bayındır, Başbakan'ın çıkıp özür dilemesini belgeli itiraf olarak görüyor ve atılan adımı hangi açıdan bakılırsa bakılsın önemli bulduğunu söylüyor. Bayındır, yıllardır destek verdikleri CHP'ye ise sitem ediyor: "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da bu konuda karşı tarafta olmamalıydı. Bu memleketin çocuğu olarak kendisi de araştırmalıydı. Gönül arzu ederdi ki eksikleri varsa tamamlamalıydı."

"BAŞBAKAN'A DESTEK OLMALIYDI"

Mercan Müzik işletmesinin sahibi Hıdır Mercan, Başbakan Erdoğan'ın 'özür' dilemesine alkışla karşılık verdiğini belirtiyor. Özürle beraber kamuoyunda Dersimlilerle ilgili genel kanının değiştiğini vurguluyor. Diğer yandan CHP liderinin olayın gündeme getirilmesini 'bölücülükle' itham etmesinin kendisini üzdüğünü kaydediyor: "Biz CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun da buna destek vermesini umut ediyorduk. O da diğer belgeleri ortaya çıkarmalıydı. Kabirleri belli olmayan kişilerin nerede yattıklarını ortaya çıkarmalıydı. Burada bir gerçek vardır. Türkiye'nin Başbakan'ı bizzat kendisi açıkladı. Dersimlilerle ilgili olumsuz düşünceler yıkıldı. Kılıçdaroğlu'nun olayın açığa çıkarılması konusunda Başbakan'a yardımcı olması gerekir."

"İNSANLAR GERÇEKLERİ BİLMELİ"

Hasan Kaplan da geç de olsa Türkiye'nin en yetkili ağzından özür duyulmasının sevindirici olduğunu dile getiriyor. 13 binden fazla kişinin öldürüldüğünün belgelerle açıklandığını hatırlatan Kaplan, "Olayları yaşayanlar bize 50-60 bin kişinin öldürüldüğünü söylüyor. Benim sırf birinci derece akrabalarım katledildi. 86 kişi öldürüldü. Hamile kadının ne suçu var? Bunlar devlete baş mı kaldırdı? Bunlar aydınlanmalıdır. İnsanlar gerçekleri bilmeliler. Türk kamuoyuna bu olayların her yönü açıklanmalıdır. Herkesin buna destek vermesi gerekiyor." görüşünü dile getiriyor.

'CHP'NİN TEMELİNDE IRKÇILIK VAR'

Emeklilik günlerini Seyit Rıza heykelinin çevresinde geçiren yaşlılardan biri olan Enver Devletli ise, "Dersim'le ilgili özür dilenmesi iyi bir şey. Ancak Alevilerle ilgili verilen vaatlerin yerine getirilmesi gerekir." ifadelerini kullanıyor. Özür karşısında tavır alan CHP'nin Tunceli'de bitmeye başladığını savunan Devletli, "CHP, kuruluş politikasını sürdürüyor. Türkleştirme çalışmasına devam ediyor. CHP, kendini yenileyen bir parti değil. Tunceli'de bitmişti. Kılıçdaroğlu'nun Tuncelili ve Alevi olması partiye oy kazandırdı. Bitmesi gerekiyor bu partinin. Temelde ırkçılık var." diyor.

"ATATÜRK 'BUNU DURDUR' DİYOR"

Katliamın canlı tanıklarından Ahmet Gedik (80), olayların en hararetli döneminde 7-8 yaşlarında olduğunu, ölmekten son anda kurtulduğunu anlatıyor. Tarif edilemez acılar yaşandığını söyleyen Gedik, yıllar sonra gelen özrü önemli bulduğunu ifade ederken, 85 yaşında olan Ali Demir, o dönemde yaşadıklarını unutmasının mümkün olmadığını anlatıyor. Demir, "Bence olayların sorumluları o zamanki hükümet. Meclis'te karar alınıyor. Atatürk siroz hastalığı ile boğuşurken İsmet İnönü yanına gidiyor. 'Pertek suyundan yukarısı için Dersimlilerin fermanı çıkarılmış. Hiç kimse kalmaz' diyor. Atatürk bunun üzerine, Fevzi Çakmak'ı çağırarak 'git bunu durdur' diyor. Biz öyle biliyoruz." şeklinde konuşuyor.

Bu haber toplam 1564 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri