Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türkiye Suriye'yi vurur mu?

21.08.2011 19:09
Esed yönetiminin milli uyanış sonrası iktidarını sürdürmesi artık imkânsız gibi görünüyor. Peki Türkiye Suriye'yi vurur mu? İşte cevabı...

"Esed yönetiminin bu milli uyanış sonrası iktidarını sürdürmesi artık imkânsız gibi. Demokrasi Şam'ın kapılarını çalıyor."

Bugün'den Erhan Başyurt, Suriye Lidere Beşşar Esed'in yolun sonuna geldiğini belirtti. Suriye'deki milli uyanışa dikkat çeken Başyurt, "Demokrasi Şam'ın kapılarını çalıyor." dedi. 'Türkiye Suriye'yi vurur mu?' sorusuna yanıt arayan Başyurt, Esed'in kendi kendini bitirdiğini de ifade etti.

İşte Erhan Başyurt'un analizi:

Irak ve Suriye, Osmanlı sonrası ortaya çıkan ulus devletler.

Her ikisi için de güçlü bir devlet geleneğinden bahsetmek mümkün değil.

Daha doğrusu Bağdat da Şam da çok önemli merkezler olmakla birlikte, yerli halkın kurduğu yönetimlerle öne çıkmadılar.

Devlet geleneğinin oturması kolay olmadı.

Sömürgeci güçlerin müdahaleleri işlerini daha da zor hale getirdi.

Garip ama gerçek...

Irak'ta nüfus çoğunluğu Şii Araplar'da olduğu halde, idare Sünni Araplar'ın elindeydi.

Suriye'de nüfus çoğunluğu Sünni Araplar'da olduğu halde, idare Şii Nuseyri Araplar'da.

Irak'ta Saddam yönetiminin devrilmesi, yönetimde Şiiler'i söz sahibi haline getirdi.

Ancak Suriye'de Esed ailesinin 40 yıldır sürmekte olan baskıcı yönetimi devam etti.

"Arap baharı" ile demokrasi ve özgürlük talepleri bölgede neşet edince (ya da ettirilince) Suriye de bundan nasibini aldı.

Esed yönetiminin bu milli uyanış sonrası iktidarını sürdürmesi artık imkânsız gibi.

Demokrasi Şam'ın kapılarını çalıyor.


Reform yapmamakta ısrar eden Beşşar Esed, gösterileri şiddetle bastırmakla kendi sonunu hazırladı.

İktidar meşruiyeti için uluslararası destek bulması da artık mümkün değil.

BM, Esed ve 50 üst düzey yöneticinin insanlık suçu işlediğini teyit etti.

Esed için artık "Bin Ali" gibi hesap vermeden çekip gitme lüksü kayboldu.

Sonu ya Mübarek ya da Kaddafi gibi olacak.

Dünyanın ona gösterdiği "toleransı" tanklar ve toplarla kendisi bitirdi.

ABD ve dört büyük ülkenin Esed'e "çek git" çağrısı, Körfez Arap ülkeleri de dâhil birçok ülkenin elçilerini çekmesi, geri dönüşü olmayan yolun başlangıcı.

Türkiye geç kalmış da olsa, son aşamada Suriye yönetiminin şiddet yöntemlerine rest çekmekle doğruyu yaptı.

Esed yönetimini değil Suriye halkını tercih ettiğini gösterdi.

Kendisi kazanmak için çok uğraştığı özgürlük ve demokratik yönetimi, komşu halklarının da hakkı olarak tanıdığını ortaya koydu.

Bu tutumunu, güçlendirerek sürdürmesinde fayda var.

Batı basınının 'gaz verdiği'nin aksine, Türkiye'nin Suriye'yi vurması gibi bir ihtimal yok.

Bölgenin en güçlü devlet geleneğine sahip ülkelerinden birisi olarak, bu tür oyunlara gelmesini beklemek de hayal.

Türkiye'nin bundan sonraki süreçte uluslararası kamuoyu ile birlikte hareket etmesi söz konusu olacak.

Uluslararası hukuk çerçevesinde olan "güçlü yaptırımlar" ya da "müdahaleler..."

Esed yolun sonuna geldi. Kendisi görse de göremese de... 

Bu haber toplam 2026 defa okunmuştur
mavi marmarada türkleri katleden israyili degilde suriyeyi vuruyorsak is
muammer özbek
21 Ağustos 2011 Pazar 23:18
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri