Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türkiye yarasını sararken, KCK rant peşinde

28.10.2011 17:26
Van halkına yapılan yardımların halk üzerinde olumlu etki bırakmasından korkan KCK, halkı kışkırtmak istereken kameralara böyle yakalandı.

Van halkına yapılan yardımların halk üzerinde olumlu etki bırakmasından korkan KCK, halkı kışkırtmak istereken kameralara yakalandı.

Bugün'den Adem Yavuz Arslan, tüm Türkiye'yi yardım için ayağa kaldıran Van depreminde KCK'nın nasıl rant peşinde koştuğunu yazdı. KCK'nın provakasyon, propaganda, isyan, kışkırtma derdine düştüğünü ifade eden Arslan, ekranlar karşısında şahit olunan bir olayı da bu köşesine taşıdı. Arslan'ın anlattığı olayda, muhabirin Kürtçe bildiğini fark etmeyen bir KCK'lı yardım alan Vanl'ya 'yardım aldın ama devleti kötüleyecek şeyler söyle' diye talimat veriyordu.

İşte Adem Yavuz Arslan'ın yazısı:

'Kardeşlik kokusu' korkuttu

Van depremine neden olan fay hattının görüntülerini herkes görmüştür.

Kilometrelerce süren ve yer yer içine insan girebilecek kadar geniş bir kırık. Fakat bölgeden öyle haberler alıyoruz ki galiba bazılarının kafasında daha derin bir kırık var.
Tüm Türkiye ayağa kalkmış ve Van'ın yarasını sarmaya çalışıyorken KCK rant elde etme derdinde.

Dün Van'da cep telefonlarına atılan bir mesajı gördüm. Örgüt yardımların halkta olumlu tesir bırakmasını engellemek için provokatif mesajlar yayıyor. Roj TV ise isyana çağırıyor.

Yetmiyor her gördükleri TV kamerasının karşısına geçip 'propaganda' yapıyorlar. Öyle ki muhabirin Kürtçe bildiğini fark etmeyen bir Vanlı diğerine 'yardım aldın ama devleti kötüleyecek şeyler söyle' diye talimat veriyor.

Eylem yapmaya bayılan bazı BDP'li vekiller ise yardım yerine ya terörist cenazelerinde ya da halkı kışkırtacak açıklama yapmakla meşguller.

Bu durum koordinasyon sorunu yaşanmadığı anlamına gelmiyor. Bölgede ciddi bir koordine sıkıntısı olduğu açık. Çünkü Türkiye'nin hatta dünyanın her yerinden yardım yağıyor ama bunların dağıtımında ciddi sorunlar var.

Aslında bu durum yeni değil.

Bugüne kadar 3 büyük depremi izlemiş bir gazeteci olarak söyleyebilirim ki her depremde benzer manzaralar yaşanıyor. Çünkü bu tip felaketlerde yerel yöneticiler de deprem mağduru olur. İlk şokta koordine sorunu çıkar. İlerleyen günlerde her şey rayına oturur. Ayrıca bu tip felaketlerde koordineyi yapmak gerçekten zordur. Herkes evine yakın bir yere çadır kurmak ister. İhtiyacı olmayanlar da yardım bekler.

İnanılması zor bir durum ama başka şehirlerden hırsızlık ve yağma için gelenler de olur.

Üstüne bir de depremin neden olduğu psikolojik gerginlik de eklenince yağma, kavga ve protestolar normalleşiyor.

Bu nedenle lokal sıkıntıları abartmamak lazım.

Çünkü Türkiye pazar öğleden bu yana inanılmaz bir kenetlenme örneği veriyor. Van çöktü ama Türkiye ayakta. Van'ı yeniden ihya edecek kadar yardım toplandı. BDP'li Demirtaş'ın deyimiyle 'gelen yardımlarda kardeşlik kokusu var.'

Özetle aksi iddialara rağmen Türkiye bu sınavdan yüzünün akıyla çıkacak.

PKK'yı 'dağıtan' hamle!

100'ü aşkın PKK'lının öldürüldüğü Kazan Operasyonu bitti ama bölgedeki hareketlilik sürüyor. Örgütün kış üstlenmesine çekilmeyip şehirlere saldıracağı istihbaratı üzerine operasyonlar yapılıyor.

Bölgede bunlar olurken Ankara'da bir lobi 'bu işi İmralı ile çözelim, bakın şehitler geliyor, daha çok gelirse' derdinde. Oysa Öcalan'la müzakerelerin bir şey kazandırmadığı, aksine tecridin lehte sonuç verdiği son iki ayda tecrübe edildi. Eğer bu yapılırsa yani Öcalan'la görüşmeler başlarsa, örgüt askeri anlamda da zafer ilan etmiş olacak.

Oysa 'kalıcı bir barışın tesisi' için 'Kürtler'i ezen silahlı güçlerin' bertaraf edilmesi şart.

Sıralamayı şaşırmadan teröristle mücadeleyi etkili bir şekilde sürdürüp aynı zamanda anayasa çalışmalarından vazgeçmemek gerekiyor.

Bu arada PKK'nın ayarını bozan bir gelişmeyi de aktarayım.

PKK 21 Ekim günü web sitesinden bir açıklama yaparak aralarında birçok kanlı eylemin planlayıcısı Alişer Koçgiri'nin de bulunduğu 7 militanının öldüğünü duyurdu.

Edindiğim bilgilere göre bu isimler sığınakta ve toplantı halinde iken vurulmuşlar.

Bu da hava operasyonlarının ne kadar etkili olduğunun delili. Zira aynı yöntem Kazan Vadisi'nde de uygulandı ve güdümlü bombalarla PKK'ya ağır zayiat verdirildi.

Yani uçaklar eskisi gibi dağı taşı bombalayıp gelmiyor. Bu çok önemli bir gelişme. Zira örgüt bir zamanlar Kandil'de 2 bin kişiyle kongre yaparken bugün 3-5 kişinin bile bir arada bulunmasına izin vermiyor.

Bir diğer ayrıntıyı da paylaşalım.

Türkiye ABD ile işbirliği kapsamında birtakım taleplerde bulundu. Kulislere göre listede yer alan bazı talepler karşılandı. Bir kısmı da önümüzdeki dönemde gelecek. Bunlar arasında 'sığınak bombası' olarak bilinen etkili silahlar da var.

Eğer Ankara aynı kararlılıkla devam ederse PKK için zor günler kapıda demektir. 

Bu haber toplam 1466 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri