Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türkiye'yi Hedef Alan DERİN Operasyon

23.12.2011 17:09
ABD gitti Irak karışmaya başladı. Bölgede çok denklemi büyük bir oyun oynanıyor. İşte Tarık Haşimi üzerinden Türkiye'yi hedef alan derin operasyon

Fransa Meclisi'nin az sayıda milletvekiliyle kabul ettiği Ermeni iddiaları yasası nedeniyle yönümüzü Batıya döndük ama yanıbaşımızda İran-Irak-Suriye denkleminde Türkiye'yi hiç de mutlu etmeyen hatta ileriki günlerde çok sıkıntıya sokabilecek şeyler oluyor.

Özellikle ABD'nin bölgeden çekilmesiyle birlikte Irak'ın Şii Başbakanı İran'ın da arkasında olduğu bilinciyle Şii'lik tonunu iyice artırmaya başladı.

Star Yazarı Nasuhi Güngör dünkü yazısında Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi’ye yönelik operasyonunun doğrudan Ankara’yı hedef aldığını ve Ortadoğu'da ABD'nin gitmesiyle kartların yeniden karıldığını yazmıştı.

Görünen o ki -daha öncede çeşitli analizlerde dile getirilmişti- ABD'nin Afganistan'dan sonra Irak'ta yaptığı operasyon her nedense hep İran'ın işine geliyor. Şii İran her geçen gün bölgedeki etkinliği artırmaya başladı.

İşte Tarık Haşimi üzerinden Türkiye'yi ve Türkiye'nin Ortadoğu poltikasını hedef alan çok denklemli operasyon...

Ankara’da yer gök Fransa’ya gösterilen tepkiyle çınlıyor desek abartmış olmayız. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Fransa’dan gelen ve hayli cılız bir aritmetikle parlamentodan çıkan saçma sapan karara karşı yaptığı konuşma, olabildiğince sakin ve sağduyuya davet eden bir çizgideydi.

FRANSA MESELESİ O KADAR DA BASİT DEĞİL

Ancak Fransa’yla gelinen noktanın şakaya alınacak tarafı yok. Bu gerginliğin sadece Türkiye-AB ilişkilerini değil, aynı zamanda bu ülkeyle Türkiye arasında Kuzey Afrika hattından Ortadoğu’ya kadar uzanan geniş rekabeti de derinden etkileyeceğini unutmamak gerekiyor. Mesela, Suriye sorunu, Türkiye-Fransa ilişkilerinde özel bir başlık olmaktan çıkıp, özel bir gerginliğe doğru hızla evrilecektir.

Dünkü yazıda Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi’ye yönelik operasyonunun doğrudan Ankara’yı hedef aldığını ifade etmiştim. Gün boyu çok sayıda telefon aldım, pek çok farklı tepki ve görüş geldi. Dün itibarıyla devam eden gelişmeler, Irak’ta Tarık Haşimi’yi tutuklamak üzere harekete geçen gücün, daha doğrusu ittifakın hedef tahtasına Türkiye’yi oturttuğunu açıkça ortaya koyuyor.

Peki Ankara ne yapıyor, tüm bu gelişmeler karşısında tümüyle hazırlıksız mı?

Gün boyunca diplomatik kulislere bu gözle bakmaya ve nasıl bir hareketlilik olduğunu anlamaya çalıştım. Ulaştığım kulisleri sizinle paylaşmaya çalışayım.

TÜRK DIŞİŞLERİ TAKİPTE

Her şeyden önce kriz olabildiğince yakından takip ediliyor. Son hafta itibarıyla dış politika gündeminin merkezinde Fransa olsa da, Irak konusundaki temasların da hatırı sayılır bir ağırlık taşıdığını söylemek mümkün.

DAVUTOĞLU, ERBİL'DE BULUNAN TARIK HAŞİMİ İLE GÖRÜŞTÜ

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, bu kriz trafiğinin anahtar ismi. Öncelikle İranlı meslektaşı Ali Ekber Salihi ile iki kez telefon görüşmesi yaptı. Daha da önemlisi Erbil’de bulunan Tarık Haşimi ile görüştü. Ankara krizin hemen tüm aktörleriyle doğrudan temas halinde ve önümüzdeki günlerde bu konuyla ilgili hayli hızlı bir misafir trafiği gerçekleşecek. Öğrenebildiğim kadarıyla dün itibarıyla Irak’tan önemli bir konuk geldi ve ‘Haşimi krizi’yle ilgili kendisiyle görüşmeler yapılacak.

Türkiye’nin bu alanda yapabileceklerinin elbette bir sınırı var. Ancak Tahran’dan Erbil’e henüz gerçekleşmese de Bağdat’a kadar uzanan geniş bir alanda yürütülen görüşme trafiği, ‘Meselenin Tarık Haşimi’nin şahsıyla ilgili olmadığı, tutuklama kararı uygulanırsa ortaya çıkabilecek gerginliğin önü alınamaz bir süreci başlatacağı’ endişesini aktarıyor taraflara. Nitekim Şii bölgelerinde aynı gün içinde ard arda gelen patlamalar da, birilerinin bu ortamı hayli iyi kullandığı gösteriyor.

IRAK, İRAN'IN GÜDÜMÜNE GİRDİ

Daha önce de vurguladığım gibi, Ankara’nın Irak Şiileriyle olan yakınlığı, sonuç alıcı bir denklem oluşturmuyor. ABD’nin çekilmesinin ardından Şiilik tonunu artıran Nuri El Maliki’nin de kolayca Ankara ile masaya oturacağını düşünmek hayal olur. Nitekim Türkiye’nin krizle ilgili doğrudan İran yönetimini muhatap alan bir yaklaşım sergilemesi de bunun ifadesi.

Krizin belki de en önemli ismi Mesut Barzani. Kürt liderin Sünni Araplar üzerinde ilk kez psikolojik üstünlük elde etmesi bir yana, bununla Türkiye’ye karşı avantaj elde edeceğini de tespit etmekte yarar var.

Türkiye bir yandan Tahran’ın bu hamlesini anlamaya çalışırken, diğer yandan Irak’ta başından itibaren arkasında durduğu Sünni Arap kartını dağılmadan ayakta tutmanın yollarını arıyor. Bu nedenle Bölgesel Kürt yönetimiyle daha yakın bir görüşme trafiğinin başlaması şaşırtıcı olmayacak. Zira Kürtler, Şiilerin Irak’ta bu denli güç kazanmasından sanıldığından çok daha rahatsız.

Ancak işimizin kolay olduğunu söyleyerek kandırmayalım kendimizi. Bu gerçekten karmaşık ve bir o kadar da iyi hesaplanmış bir oyun.

Çok daha sofistike karşılıklar vermek gerekiyor. Ama nasıl, bunu da konuşalım sonraki yazıda. 

Bu haber toplam 1368 defa okunmuştur
işini biliyor
işini biliyor
Amerika cok işini bilen bir ülke şii yönetime bıraktıki orta doguda Türk destegi almadan irana savaş acamıcak bundan dolayı şii ler olabildgince rahatsız etsin politikası güdüyor cook zekice cok.Suriye şii İran şii Irak yönetimide şii lerin elinde ver yansın türkiye sonra büyük bir catlak ve amerika kurtarıcı olarak tüm şiilere ıraktaki kurtarışı nasıl olduysa aynısını tüm cografyadaki şii halkına (tecavüz ederek ) kurtarıcak vay bee.
23 Aralık 2011 Cuma 20:03
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri