Prof. Arslan: Her hatırat doğruyu yansıtmaz

Prof. Arslan: Her hatırat doğruyu yansıtmaz

Bu yıl 6’ncısı düzenlenen Edebiyat Mevsimi’nin dördüncü gününde ‘Savaş Hatıratları’ başlıklı oturumda savaş hatıratlarının belge ve kaynak olarak kullanılabilirliği ele alındı.

 

Türkiye Yazarlar Birliği ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü tarafından ortaklaşa düzenlenen  Edebiyat Mevsimi’nin bu yıl 6’ncısı gerçekleştiriliyor. 25 Aralık Perşembe günü ödül töreni ile son bulacak etkinlikte 60’a yakın yazar, şair ve akademisyen konuşma yapıyor.  Edebiyat Mevsimi’nde bu yıl “Savaş ve Edebiyat” teması işleniyor. Başkanlığını Mahmut Bıyıklı’nın yaptığı ‘Savaş Hatıratları’ başlıklı oturumda Prof. Dr. Ali Arslan “Tarihi Hatıratlardan Okumak”, Yrd. Doç. Dr. Recep Çelik “Balkan savaşının Şark ve Garp Ordu Kumandanlarının Hatıratlarından Yansımalar”, Ercan Yıldırım “Hatıratlarda Milli Mücadele” başlıklı konuşma yaptılar.

HATIRATLARDAKİ İFADELERLE VESİKALAR KARŞILAŞTIRILMALI

Prof. Dr. Ali Arslan, “Hatıratlar, tarih yazımında nerede? Hatıratlar esasında sadece kaleme alınmış özet gibi ise içerisinde hiçbir belge çok ise ve şahitler de yok ise bu hatıra son derece zayıftır. Mümkün olduğunca bu şekildeki hatıratlar kullanılmamalıdır. Hatıratlar içerisinde vesikalara yer veriliyorsa bu önemli. Vesika ile hatıralarda çelişki olabilir. Bir tarihçi olarak bunu kullanırken önce vesikayı okurum ondan sonra vesikanın değerlendirmesini yaparım. Bu vesikadaki vesika ile ifade arasındaki farkı gördüğümde o şahsın çarpıtmasını görebilirim” diye konuştu. Öte yandan resmi yazışmaları da değerlendiren Prof. Arslan, “Merkezden yazılan her belge doğru değildir. Merkezden yazılan belgeler merkezi hükümetin ufkunu ve öncelliğini yansıtır” dedi.

HATIRATLAR RESMİ TARİHTEKİ YANLIŞLARI GİDEREBİLİR

Ercan Yıldırım, “Mustafa Kemal Ankara’ya Osmanlı hükümeti tarafından gönderildiği hatıratlara bakıldığında görülüyor. Osmanlı Padişahı Vahdettin’in hain olmadığını da hatıratlarda görebiliyoruz. Refet Bele İstanbul’a kahraman komutan olarak girmiş bir isim. Övündüğü şeylerden birisi padişahın önünde aya ayak üstüne atma olmuştur. Bu Münevver Ayaşlı’nın hatıratlarında var. Kazım Karabekir’in kızlarının anılarına bakıldığında Kazım Karabekir’in kendisini takip eden polislere yardım etiği görülüyor. Münevver Ayaşlı hatıraların niçin yazılmadığına ilişkin tembellik ve polis baskısı olduğunu söylüyor” ifadelerini kullandı. Yrd. Doç. Dr. Recep Çelik, “Osmanlıca, Fransızca, İngilizce gibi bir değildir. Sadece yazma farklıdır Yıllardır Osmanlıcanın zor bir dil olduğu algısıyla insanlar Osmanlıca öğrenmekten uzaklaştırıldı” şeklinde konuştu.

24 ARALIK’TA KİM NE KONUŞACAK

Edebiyat Mevsimi’nin beşinci gününde yapılacak oturumlar ve konuşmacılar şöyle;

Saat 14.00’da başlayacak olan ‘Savaş ve Folklor’ başlık oturumda; Muzaffer Doğan, Doç. Dr. Ferhat Aslan, Prof. Dr. Mehmet Mehdi Ergüzel, Nurettin Albayrak, Mustafa Özçelik konuşacak. Yine saat 17.00’da başlayacak olan “Günümüzün savaşları ve Devrimler ve Edebiyat” başlıklı oturumda ise; Hüseyin Akın, Mehmet Sabri Genç, Celal Fedai, Yıldız Ramazanoğlu konuşmalarını yapacaklar.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.