Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Uludere'nin Heron Görüntüler Nerde?

28.01.2012 12:28
Hüseyin Çelik, Uludere’deki Heron görüntülerinin Genelkurmay Başkanlığı tarafından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiğini söyledi.

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, 34 kişinin hayatını kaybettiği Şırnak’ın Uludere İlçesi’ndeki olayı aydınlatacak dört saatlık görüntünün, özel kuryeyle 23 ocakta ilgili savcılığa gönderildiğini açıkladı.

AKP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen Hüseyin Çelik, Uludere Katliamı, Hrant Dink cinayeti, 1992’de öldürülen Kürt aydını Musa Anter’in oğlu Anter Anter’in vatandaşlığı ve ABD Türkiye Büyükelçisi Francis J. Ricciardone’nin açıklamalarını değerlendirdi.

Uludere Katliamı
Çelik, BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik, Uludere’de yaşananlara ilişkin “Efendim 50 kişilik bir grup var. Bunlarla ilgili ne yapalım dendiğinde siz vurun demediniz mi?” sözleriyle yüklendiğini anımsatarak, “Sayın Başbakanımızla bizatihi görüştüm. Sayın Başbakan ‘Bu ifade hem yalan hem iftiradır. Ben böyle bir şey demedim’ diyor. Sayın Başbakanın böyle bir vicdansızlık içinde olması asla sözkonusu olamaz’’ dedi. Heron görüntülerinin, mahkemelere verilmediğine ilişkin iddiaları da yalanlayan Çelik, 23 ocak günü Genelkurmay Başkanlığı tarafından bu görüntülerin özel kurye ile Diyarbakır Başsavcılığı’na verildiğini ve Ankara’da olayı soruşturan yetkililere de görüntülerin izlettirildiğini dile getirdi. Çelik, şöyle devam etti: “Vatandaşlarımızın yaralarını maddi ve manevi olarak sarmak üzere çalışmaya devam ettik, ediyoruz. Uludere’de hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ailelerine 123’er bin TL tazminat çıkarıldı. Birileri de ‘almayın’ diye telkinde buluyor; bulunabilir. Devlet üzerine düşeni yapar. Şefkat devletinin, hukuk devletinin yapması gereken budur. Bu para tahsis edildi ama kaç kişinin hesabına girdi bilemem.”

6 PKK’lının öldürüldüğü iddiası
Konuşmasının ardından, basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çelik, Uludere’de vatandaşlarla birlikte 6 PKK’lının öldürüldüğüne ilişkin istihbarat raporları bulunduğu yönünde haberlerin anımsatılması üzerine, “Bu bir istihbarat kaynağı tarafından doğrulanmamıştır. Bazı çevreler çeşit çeşit komplo teorileri üretiyorlar. Varsayın ki aralarında altı tane terörist var. Bunun doğru olduğunu sayın. Bir gemide dokuz cani bir masum olsa o gemiyi batıramazsınız. Teröristler kendilerine kalkan yapabilir. Hiçbir hukuk devleti bile bile kurunun yanında yaş da yansın diye ama oraya saldıramaz’’ dedi.

Hrant Dink cinayeti
Çelik, özetle şunları söyledi: Vicdanen, aklımla ve hislerimle Hrant Dink’i katleden Ogün Samast ve Yasin Hayal gibi birkaç kişiden ibaret olmadığına inanıyorum. Tetikçi ve azmettiricinin bu şahıslardan ibaret olmadığına inanıyorum. Beni ve kamuoyunu oraya götüren deliller var... Hrant Dink, Malatya Zirve Yayınevi, Rahip Santoro cinayeti, amacı ve şekli itibariyle aralarında maddi, somut bir bağ olmasa bile, hedef, amaç ve kurgulanma itibariyle birbiriyle akraba olan, birbirine benzeyen cinayetlerdir. Hedef Dink’tir. Dink, yem olarak seçilmiştir ama asıl hedef AK Parti’dir. 6-7 eylül olaylarını gerçekleştiren karanlık zihniyet neyse, Hrant Dink’e saldırı düzenleten zihniyet de aynı zihniyettir... Bitmemiş davalar, soruşturmalarla ilgili bitmiş gibi yorum yapmamak gerekir. Bütün bunların dışında şu anda 30 kamu görevlisiyle ilgili adli kovuşturma devam etmektedir... Dink cinayeti öncesi ve sonrasında yaşananlarla ilgili olarak devlet mekanizması içinde bir kusur, bir eksik, bir yanlış var mı? Bence var. Çokça var ama AK Parti himayeci, bunları koruyucu tavır takınmamıştır.

Anter Anter’in vatandaşlığı
972’de Anter Anter vatandaşlıktan çıkarıldı. Sayın Başbakan, İçişleri Bakanlığı’na talimat vermiştir. Anter Anter’in müracaat etmesi halinde yeniden en seri şekilde vatandaşlığa kabulü sağlanacaktır ve bu kara leke de gündemden çıkarılmış olacaktır.”

Ricciardone’nin anlamaması normal
AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik, ABD Büyükelçisi Francis J. Ricciardone’nin, basın özgürlüğüne yönelik eleştirilerinin anımsatılması üzerine, şöyle konuştu: “Gazetecilerin içerde olmasını ben anlamıyorum diyor. Anlamaması normal çünkü o dava dosyasının hepsine vakıf olduğu kanaatinde değilim. Ben de gazetecilerin içerde olmaması gerektiğini düşünüyorum. Gazetecilik yaptığı için bir insan içeri girdiği zaman ben Riciardone’den daha sert tepki gösteririm. Düşünce özgürlüğüne sonuna kadar evet. Matbaacılık saygın bir meslektir ama orada sahte para basarsanız polis orayı basar. O zaman kimse ‘bu matbaacılardan ne istiyorsunuz’ hakkına sahip olmaz. Otelcilik saygın bir iştir ama orada fuhuş yaptırılırsa polis orayı basar. Kimse, ‘otelcilerden ne istiyorsunuz’ diyemez. Bir taraftan basın kartı taşıyacak, basın mensubu kimliği taşıyacak ama bir taraftan da terör örgütleriyle koyun koyuna olacak. Bu dünyanın her yerinde kovuşturmaya sebep olur. Zaman zaman Türkiye’de de insanlar düşüncesini ifade ettiği için mağdur olmuyor mu? Bununla ilgili istisnai örnekler vardır.”

Taraf 

Bu haber toplam 1454 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri