Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Uzmanlar açıkladı: PKK BİTER

13.08.2011 02:46
Terör örgütü PKK’nın kanlı planı ve sınırlardaki zafiyetle ilgili haberler gündeme damgasını vurdu.

Uzmanlar, gerekli tedbirlerin alınması halinde terörün bitirilebileceğine dikkat çekti. Aydınlara göre halkın kazanılması da buna bağlı...

Lütfi ERDOĞAN- Zeynel ADIGÜZEL ANKARA/ İSTANBUL- BUGÜN

Terör örgütü PKK’nın kanlı eylem planının deşifre olmasının ardından örgüt mensuplarının kolaylıkla geçiş yapabildiği sınırlardaki güvenlik açığı gündemde. BUGÜN, ‘PKK’nın kanlı planı’ başlığıyla, 29 Temmuz’da uygulamaya konulan korkunç planı duyurmuştu.

SUİKASTLAR ARTACAK

Buna göre, şehir içi suikastlar artırılacak, eylemler Ramazan’da sürecek, halka zorla silah dağıtılıp özerklik fiiliyata geçirilecek. Anayasa yapım sürecini engellemek için hazırlanan kaos planı sonrasında terörle mücadelede teknik imkanların yetersizliği tartışıldı.

BUGÜN, ‘Sınırlarımız delik deşik’ başlığıyla duyurduğu haberde de teröristlerin kolayca giriş-çıkış yaptığı sınır güvenliğindeki aksaklık ve yapılması gerekenleri masaya yatırdı. Sınırdaki terörist geçişlerinin engellenmesi için yapılması gerekenleri ortaya koyan uzmanlar, yerli sanayi ürünü cihazlara işaret etti. Sınır güvenliğinde ABD’deki gibi yüksek gözetleme kuleleri, füze atabilen İnsansız Hava Araçları (İHA) gibi yeni teknolojiye işaret edilerek dağ ile şehir kadrosu arasındaki bağlantının sınır güvenliğiyle kopartılabileceği vurgulandı.

UZMANLAR TARTIŞIYOR

Sınır güvenliği ve terörle mücadelede yapılması gerekenlerle ilgili emekli askerler, terör uzmanları, aydın ve işadamlarının görüşleri şöyle:

Sorun 28 Şubat’ta büyüdü

Eski Bakan Hasan Celal Güzel:
Terör konusunda ne yazık ki koordinasyon eksikliği var. Politikaların tutarsızlığı ve güvenlik güçlerinin siyasi hesapları başarısızlığa yol açtı. İstikrarlı takip meydana gelmediği için çözülemedi. 28 Şubat’ta TSK kendi içinde ve görevi dışında siyasetle mücadele ettiği için sorun daha da büyüdü. Kürt sorununun çözülmesi için PKK, etkisiz hale getirilmeli. Bu yapılmazsa, terörle mücadele etkinleşmez ve yıllarca devam eder. Terörle mücadelede modern silahların olmayışı, yeterli malzeme bulunmayışı doğru tenkittir. Ama, yerli savunma çok gelişti bu kısa sürede aşılır.

Sınırda gözetleme ve istihbarat şart

Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM) Terör Uzmanı Doç. Dr. Atilla Sandıklı:
Sınırlarla ilgili alınabilecek önlemler bizim terörle mücadele stratejisi raporumuzda yer alıyor. Bizim sınır karakollarımız şu anda hareket etmedikleri için sınırda terörist geçişi çok rahat sağlanabiliyor. Kademe kademe uygulanması gereken önlemler var. Sınırların kesinlikle gözetlenmesi gerek. Ayrıca sınırda istihbarat çok önemli. Öncelikle bölgenin insansız hava araçları ile 24 saat gözetlenmesi gerekir. MİT, sınır bölgelerinde teşkilatlanıp nokta istihbaratları dediğimiz operasyonlar düzenlenmeli. Ayrıca bölgeyi uydu sistemleriyle gözetlemek gerekli. Yoğun geçiş bölgelerine belirli engeller konularak kontrol edilebilir. Yine geçişlerin yoğun olarak yaşandığı yerlere teknolojik olarak donatılmış ve profesyonel olarak yetiştirilmiş kişilerin bulunacağı karakollar kurulmalıdır. İçişleri Bakanlığı’na bağlı Sınır Güvenliği Genel Müdürlüğü kurulabilir.

Aktif mücadele yapılmalı

Emekli Albay Mithat Işık: Terör örgütü taktik değişikliğine gitti. Silahlı militanlar artık şehirlerde çok rahatlıkla dolaşıp halka baskı yapabiliyor. Devletin Hakkari, Şırnak gibi bölgeleri bir nevi boş bırakması halkı çıkmazda bırakıyor. Bunun önlenmesi için emniyet, asker, jandarma koordineli bir şekilde çalışmalı. İstihbarat hem elektronik hem de bireysel olarak hareket etmeli. Mobil kontrol noktaları konulmalı. Devletin varlığı ve koruyuculuğu oralarda hissedilmiyor. Kandil her türlü haberleşmeyi, duyuruyu ve eylemi çok rahatlıkla kordine edebiliyor. Özel Harekât ile işbirliği çok doğru bir karar.

Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu: Bir millet var ve taleplerini dile getiriyor. Ancak diğer tarafta şiddet var. Şiddet devam ettiği sürece bu konular tartışılamıyor. Silahların gölgesinden sıyrılıp bu meselenin çözülmesi gerekir. Hükümet gerilimleri artıracak tavırlardan uzak durmalı.

Emekli Tümgeneral Adnan Tanrıverdi: Ülkeye dışarıdan geçişler kontrol altına alınmalı. Ayrıca çok ciddi bir yurtdışı takibi olması gerekir. Terör örgütü militanları yerleşim birimlerinde oldukça etkili ve faaller. Asayişin ve terörle mücadelenin İçişleri Bakanlığı’na bağlanmasıyla süreç daha hızlı işleyecek. Polis şehirdeki militanlarla mücadele daha etkili olacaktır.

Darbe planı yerine savaşsalardı

Emekli Binbaşı Kemal Şahin: PKK’nın elinde top, tüfek mi var? Stratejik hatalar var. Terörle mücadelede askerin yanında polisin de devreye girmesiyle etkinlik sağlanacak. PKK’nın amacı açılım ve yeni anayasa sürecini baltalamak. Genelkurmay, hangi silahın alınmasını istedi de alınmadı. Temel nokta silahların kimin tarafından kullanıldığı. Eğer bir komutan Heronları düşürün diyorsa burada çözülmesi gereken düğümler var. Silahlar terörle mücadele için daima yeterli oldu. Darbe planı planlayacaklarına savaşsalardı bu sorun biterdi.

 


BUGÜN, 11 Ağustos’ta PKK’nın anayasa yapım sürecini baltalamak üzere hayata geçirdiği kaos planını deşifre etti. Hedefte 30 Ağustos Zafer Bayramı törenleri bile var.

 




BUGÜN’ün dünkü manşetinde sınırlardaki zaafiyet masaya yatırıldı. Sınır güvenliğinde ABD’deki gibi yüksek gözetleme kuleleri, füze atabilen İnsansız Hava Araçları gibi yeni teknolojiye işaret edildi.

 



Bölge halkının güvenliği sağlanmalı

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Terör Uzmanı Mehmet Yeğin: Devletle PKK arasında kalan bir halk kitlesi var. Hukuk zemininde sorunu çözmek isteyen hükümet ve karşısındaki silahlı terör örgütünden bahsediyoruz. Bu durumda şiddeti ortadan kaldırmadan terör sorununu çözemezsiniz. Çünkü sahada güce sahip olanın devlet olması gerekiyor. Böyle olmadığı zaman orada kuralları koyan PKK olur. Bunun için de devletin bir an önce operasyonlarla bölge halkının güvenliğini sağlaması şart. Bu sağlanmadığı sürece bölge halkının kendi özgür iradeleriyle belirli bir talepte bulunmaları beklenebilir. Bu gücü kıracak operasyonlar yapılmadığı sürece halkın PKK’ya kayması kaçınılmazdır. Çünkü yapılan operasyonlarla PKK halkı etkiliyor ve kendi yanına çekiyor. Burada devletin otoritesinin kurulması ve bölge halkının güvenliğinin sağlanması gerekmektedir.

Dünyadaki örnekler uygulanmalı

Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Başkanı Yasin Aktay: Sınırı kontrol altında tutabilmek için insani tedbirlerin dışında insansız hava araçlarından da yararlanılması son derece önemlidir. Mayının dışında teknik ve teknolojik unsurların kullanılması gerekiyor. Dünyanın diğer ülkelerinde sınırlarda hangi teknikler kullanılıyorsa araştırılıp Türkiye’ye uyarlanılmasında son derece yarar var. Termal kameralar ve uydudan gözetleme kuleleri oluşturulmalıdır. Bu kameralara her canlının geçişi tespit edilmekte ve anında müdahale edilmektedir. Ancak Türkiye hâlâ sınır kontrolü konusunda ilkel yöntemler kullanıyor. Sınırlarımızdan teröristlerin istedikleri gibi girip istedikleri gibi çıkmaları da bunun en büyük göstergesidir.

Boşaltılan köyler taban sağladı

AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Halit Avdan: 1990 ve 1994 arasında devlet tarafından göç ettirilen köylülerin şehre getirilmiş olması ve bunların mağdur pozisyonda bulunması ister istemez örgüte belli bir taban sağladı. Bu süreç silahlı terör örgütünün daha da cesaretlenmesini fırsat verdi. Demokratik özerklik adı altında bir çalışmaya yöneldiler. Bu onlar için büyük bir cesaretti. Seçimlerden aldıkları sonuçlar onlara bu cesareti verdi. Diyarbakır halkı bir ikilem içinde. Ya kendisine inanç yönünden daha yakın olduğu bir yapıyla ya da mağdur ve mazlum olduğunu iddia ettiği bir kitleyle karşı karşıya kalacak. AK Parti iktidara geldikten sonra çıkardığı bir yasayla terörden mağdur olan insanlara çok büyük tazminatlar ödendi. Bu da devletle milletin birleşmesinde büyük rol oynadı.

Devlet gücünü halka hissettirmeli

AK Parti Tunceli İl Başkanı Erdal Ak: Devlet halka hizmet vermiyorsa, halkı PKK’nın kucağına verirsiniz. Çünkü bir il ile ilgilenmezseniz o ilin halkı ne yapar, kendisini güçlü bir yere dayar. Halk doğaya bağımlı yaşadığı için burada kırsal kesim çok önemli. Çözüm olarak devlet burada biraz gücünü göstermeli, kendisini halka hissettirmeli.

Halk devletle PKK arasında

Kars Sanayi ve Ticaret Odası Bşk. Ali Güvensoy: Kars ve çevresinde bu tarz bir sorun yok ama bazı illerde devletle PKK arasında kalmış insanlar var. Tamamen Kürt bölgesi olan bir yerde PKK sempatizanlığı aşırı derecede iken diğer bölgelerde bu çok daha az derecededir. PKK’nın Doğu ve Güneydoğu’da kendisini güçlü göstermesi ister istemez insanları etkileyecektir.

Devlet, eli silahlıya acımasın

Doğu Anadolu İş Adamları Konf. Başk. Mustafa Yıldız: Teröristle halkı birbirinden ayırarak çözüm aranmalıdır. Elinde silah olana devlet asla acımamalı. Burada halk güce yaklaşır. Terörü yok etmediğiniz zaman güç onda olur. Siz çarşı iznindeki uzman çavuşu öldüren teröristi yaşatırsanız zayıflık olur. Halkın bundan etkilenmemesi kaçınılmazdır. Devlet Güneydoğu’da gücünü halka hissettirmeli.

 

 


 

Bu haber toplam 1616 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri