Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Vecdi Gönül o MGK toplantısını anlattı

30.11.2013 08:57
2004'te Gülen okullarına yönelik eylem planı kararının altında imzası bulunan Vecdi Gönül, MGK toplantısını anlattı

Dönemin Milli Savunma Bakanı olan AK Parti Antalya Milletvekili Vecdi Gönül, toplantının gündem maddesini dönemin Cumhurbaşkanı Sezer’in belirlediğini ve imzası bulunanların da ‘daha büyük bir sıkıntıyı önlemek’ adına itidalli davranarak tavsiye niteliğindeki kararı imzaladığını söyledi.

2004 yılındaki Gülen cemaatine karşı alınan kararların altında hükümet üyelerinin imzasının olması tartışılıyor. Peki o dönem MGK'da neler yaşandı? Toplantıya katılan isimlerden biri olan Vecdi Gönül, Milliyet gazetesinden Serpil Çevikcan'na konuştu. İşte Gönül'ün açıklamaları:

GÜNDEMİ HAZIRLAYAN SEZER

“Milli Güvenlik Kurulu toplantısının gündemini hazırlayan Cumhurbaşkanı’dır. Cumhurbaşkanı’nın hazırladığı bir gündem maddesi konuşulmuştur. Ve o da diğer maddeler gibi görüşülmüş ve bir karara bağlanmıştır. Kanun diyor ki, ‘bu kararlarla ilgili olarak ancak Cumhurbaşkanı açıklama yapabilir’. Buradaki sıkıntı, üyelerin açıklama yapma imkanının olmayışıdır. O bakımdan konuşmayı arzu etmiyorum ama şu kadarını söyleyeyim. Gündemi Ahmet Necdet Sezer hazırlamıştır. O gündeme getirmiştir ve o günkü şartlarda bu şekilde bir karar alınmıştır.”

O GÜNE KADAR HİÇ MUHALEFET ŞERHİ YAZILMAMIŞ

Gönül, şöyle devam etti:

“Genelde MGK kararlarında bir şekilde uzlaşılıyor. Yani, kararların oy birliği ile alınması şart değil ama işin nezaketi ve temsilcilerin çok yüksek seviyede olması orada bir muhalefet şerhi yazılması geleneğini bugüne kadar hiç uygulatmamış. Çünkü ‘ben muhalifim’, deyince ‘hadi muhalefet şerhi yaz’ derler adama. Bugüne kadar hiç muhalefet şerhi yazılmamıştır. Yazılabilir tabii ama bugüne kadar böyle bir gelenek yoktur Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında.”

BAKANLAR KURULU KARARI ALINMADIKÇA UYGULANMAZLAR

MGK kararlarının Bakanlar Kurulu’na bir tavsiye olduğunu vurgulayan Gönül, şunları söyledi:
“Bakanlar Kurulu’nca bir karar alınmadıkça kurul kararları icraya intikal etmez. İcra kurulu değildir çünkü. Bakanlar Kurulu kararı alınmadıkça bakanlar da zaten uygulayamazlar. Yani hukuki tabiriyle lazım-ül icra değildir. Bakanlar Kurulu kararı haline gelirse o zaman lazım-ül icra haline gelir ki, bu kararla ilgili olarak böyle bir şey de olmamıştır.”

MGK TOPLANTILARINI 2 AYDA BİRE İNDİRDİK

Gönül, Ak Parti’nin MGK’ya bakış açısının da bugünkü tartışmaya ışık tutacağını belirterek, “Ak Parti iktidara gelir gelmez Milli Güvenlik Kurulu toplantılarını ayda 1’den 2 ayda 1’e indirmiştir.  
Böylece Milli Güvenlik Kurulu daha az tavsiyede bulunacak noktaya getirilmiştir. Vaktiyle her ay adeta Bakanlar Kurulu gibi kararlar alırken anayasal durumu daha değişik bir şekle konulmuştur” dedi.

HÜKÜMET İTİDALLİ DAVRANDI

Gönül, söz konusu kararın alındığı toplantının nasıl geçtiği konusundaki sorumu yanıtlarken de şunları söyledi:

“Toplantı gergin geçmişti, geçmemişti hatırlamıyorum ama şunu söyleyeyim size. Hükümet etmek itidalle ve basiretle kabildir. Bu sözüm o toplantı için de geçerlidir. Hükümet orada itidalli ve basiretli davranmıştır. Çünkü Cumhurbaşkanı’nın koyduğu bir gündem önüne geliyor. Cumhurbaşkanı’nın önüne getirdiği gündem maddesine karşı hükümet çok itidalli ve basiretle davranmıştır. Cumhurbaşkanı tarafından getirilen ve müzakereye konan bir madde karşısında, o günkü şartların gereğine göre itidalli davranmıştır. Gözden kaçan çok önemli bir husus var. Sanki hükümet o konuyu Milli Güvenlik Kurulu gündemine götürmüş, bunu oradan çıkarmış gibi takdim ediliyor. Hükümet sanki bazı kötü planlar içindeydi, o zamandan bunu düşünüyordu gibi. Yani asıl gündemi tayin edenin Sayın Ahmet Necdet Sezer olduğu gözden kaçırılıyor.”

EZBERE KONUŞMAMAK LAZIM

Gönül’ün, “Hükümet her şeye rağmen bu karara imza atmayabilirdi” yorumlarına yanıtı da şöyle:

“Şimdi tabii bugünkü şartlarla düşünürseniz bunu söylemek çok kolay oluyor. Ama düşünün ki 2004 yılı. 2007’de hükümet bir anayasa muahezesiyle, bir bildiriyle karşı karşıya kaldı. Bunları hesaba katmadan ezbere konuşmamak lazım. Kapatılma davası çok net. Kimse bunu sulh mahkemesinde boşanma davası gibi düşünemez. Sezer’in getirdiği ve adeta bir şekilde ‘bu müzakere edilecektir’ dediği bir konuydu o. Hükümet, o günkü şartlara göre basiret ve itidalle davranmıştır. Daha başka problemlere, daha büyük gerilim ve sıkıntılara yol açacak gelişmeleri de böylece önlemiştir.”

Bu haber toplam 4904 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri