Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Wikileaks yine ortalığı karıştırdı

04.02.2012 09:03
WikiLeaks’ten sızan kriptoya göre polis, Kasım 2008’de ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nde Ergenekon brifingi verdi; Büyükanıt’ın kızına ait özel görüntülerden bahsetti.

WikiLeaks belgeleri Türk polisinin Ergenekon soruşturması konusunda düzenli olarak brifing verdiğini ortaya koydu. 21 Kasım 2008’deki ilk brifingde polis, elçilikte yaptığı sunumda Büyükanıt’ın kızına ait özel görüntülerden Deniz Baykal’a ödendiği iddia edilen rüşvete kadar çok detaylı bir brifing vermiş. Odatv soruşturmasında sanık olan iki gazeteci tarafından yazılan Sızıntı adlı kitap, daha önce gözden kaçmış bu WikiLeaks belgesini gündeme taşıdı. Kitaptaki iddialar üzerine WikiLeaks’in sitesinden bahsi geçen belgeye ulaştık. ABD’nin gizli diplomatik yazışmalarının yayınlandığı siteye 5 ay önce konulan belge, 24 Kasım 2008 tarihini taşıyor. Altında elçiliğin siyasetten sorumlu müsteşarı Daniel O’Grady’nin imzası bulunuyor.

Projektörlü sunum yaptılar

Giriş kısmında elçiliğin hukuk müşavirliği tarafından Türk polisine “Ergenekon soruşturması kapsamında bir bilgilendirme” talebi iletildiği belirtiliyor ve bu talebe olumlu yanıt gelmesinin ardından Türk Emniyet Teşkilatı’ndan bir heyetin Ankara’daki Amerikan büyükelçiliğinde soruşturma konusunda çok detaylı bir brifing verdiğini kaydediyor. Hatta elçilik görevlilerinin şaşırtan bir şekilde bu brifing sırasında görsel aletler (projektör) bile kullanılarak geniş kapsamlı bir sunum yapıldığını vurguluyor.

Ergenekon’a destek verin’

Ergenekon’un iki önemli ismi olarak nitelendirilen emekli Orgeneral Veli Küçük ve ASAM eski başkanı Ümit Özdağ’ın tanıtılmasıyla başlayan sunum, örgütün Amerikan karşıtı olduğu vurgusu yapılarak devam ediyor. Bu da Amerikalılar tarafından WikiLeaks belgesinde, “Türk polisinin soruşturmada Amerika’nın desteğini istediği görülüyordu” şeklinde yorumlanıyor.

Baykal’a rüşvet belgeleri

Brifingin en çarpıcı bölümünde polis, Ergenekon’un silah deposunun Eskişehir’deki bir ev baskınında ortaya çıkarıldığını anlatıyor. (VATAN’ın notu: 26 Haziran 2007 tarihinde Emekli Binbaşı Fikret Emek’in evine düzenlenen baskında çok miktarda silah ele geçirilmişti.) Aynı evde bulunan diğer materyallere ise şöyle vurgu yapılıyor: Silahların yanısıra evde gizli bilgi ve belgeler bulundu. Bunlar Türk hükümetine ve Avrupa Birliği’ne karşı yürütülecek psikolojik savaşın yöntemlerini konu alıyordu. Ayrıca CHP lideri Deniz Baykal’a ödenen bir rüşvet konusunda belgelere ulaşıldı. Alman vakıfları Neuman ve Adenauer’ı zan altında bırakan bazı belgeler de çıktı. Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ın kızının özel yaşamına ilişkin fotoğraf ve dokümanlara da ulaşıldı.

‘Eskişehir’deki baskında çıktı’

Bu bilgi ise, elçilikten Washington’a yollanan 24 Kasım 2008 tarihli kriptoda şöyle yer aldı: “Brifing verenler, Ergenekon soruşturmaları başladığında kimsenin bu kadar hızlı ilerleme sağlanacağını tahmin edemediğini belirttiler. Her şey İstanbul’da bir evde 2007 yılında el bombaları ihbarıyla başladı. Bütün el bombaları aynı seridendi. Polis, Eskişehir’de bir evde büyük bir silah deposu ortaya çıkardı. Malzemeler askeri menşeliydi. Eski Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ın kızının özel hayatı hakkında fotoğraf ve belgeler bulundu.”

2009’da bir brifing daha

WikiLeaks’te yapılan Ergenekon aramasında 29 Mayıs 2009’da da yine elçilikte bir Ergenekon brifingi verildiği görülüyor. Polis teşkilatından Ufuk Ersoy Yılmaz’ın verdiği ve çok daha dar kapsamlı olan brifing, 3’üncü Ergenekon iddianamesinin açıklanmasından hemen önceye denk geliyor. Yılmaz ÇYDD Başkanı Türkan Saylan konusunda toplumdaki hassasiyetlerin farkında olduklarını ancak iddianamenin açıklanmasının ardından şüphe kalmayacağını söylüyor. Elçilik raporunda da “Kendinden çok emin görünüyordu” şeklinde bir not bulunuyor.

DİPNOT: Eskişehir baskını Dolmabahçe’den sonra

27 Nisan 2007: E-muhtıra

4 Mayıs 2007: Dolmabahçe zirvesi

26 Haziran 2007: Eskişehir baskını

Başbakanlık ‘Dolmabahçe’yi yalanladı

Bu iddialar dün hem Aydınlık hem de Yurt gazetelerinde manşet oldu. Haberlerde iddialara, ‘Oda tv’ davasının tutuklu sanıkları Barış Pehlivan ile Barış Terkoğlu’nun yazdığı ‘Sızıntı’ kitabına dayandırıldı. Hatta Yurt gazetesi, fotoğrafların meşhur ‘Dolmabahçe Toplantısı’ sırasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından masaya konduğunu iddia etti. Basında bu haberlerin yer almasından sonra Başbakanlık tarafından konuyla ilgili bir açıklama yapıldı. Açıklamada ise bu iddiaların özellikle ‘Erdoğan-Büyükanıt’ görüşmesi sırasında yaşanan bölümü yalanlandı. Bu durum şu sözlerle açıklandı: “İstanbul’da Başbakanlık Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde 4 Mayıs 2007 tarihinde Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt arasında gerçekleşen görüşmeye dair bugün bazı gazetelerde ileri sürülen şantaj iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Mesnetsiz iddiaların haber olarak sunulması, kamuoyunu doğru bilgilendirme ilkesiyle de bağdaşmamaktadır. İlgili yayın organlarına karşı her türlü hukuki hakkını mahfuz tutan Sayın Başbakanımız, gerçekle örtüşmeyen bu tür iddiaları esefle karşılamaktadır.” Başbakanlık tarafından Erdoğan-Büyükanıt görüşmesi yalanlanırken, ABD Büyükelçiliği’nde yapılan brifingle ilgili ise bir açıklama yapılmadı.

Kararsız seçmen için Cumhuriyet mitingleri

‘OdATV davasının tutuklu sanıkları Barış Pehlivan ile Barış Terkoğlu’nun yazdığı ‘Sızıntı’ adlı kitapta, Cumhuriyet mitingleriyle ilgili WikiLeaks belgelerinin olduğu da iddia edildi: 19 Temmuz 2007’de ABD Ankara Büyükelçiliği’nden Washington’a gönderilen belgede, ordunun siyaset içindeki rolü Cumhuriyet mitingleri ertesinde tarif ediliyordu: “Kararsız seçmenleri AKP karşısındaki laik muhalefete yönlendirmek amacıyla ordunun farklı manevralar yapıp kamuoyuna yönelik açıklamalar yaparak oynayacağı son bir oyun da ihtimal dahilinde. Ordunun seçimlere tepkisi 1 Ağustos’ta başlayacak Askeri Şûra’yı da etkileyebilir.” ABD Elçisi’nin tespitine göre, ordu hem AKP’ye hem de ABD’ye karşı kulis faaliyetleri yapıyordu. Yine aynı belgede durum şöyle anlatılıyordu: “Generaller perde arkasından, PKK terörü ve Kuzey Irak’a sınır ötesi harekât tartışmalarını sıcak tutarak AKP’yi terörle mücadelede zayıf göstermeye çalışmaktadır. Son zamanlarda gündeme gelen, ABD’nin doğrudan ya da dolaylı olarak PKK’ya silah temin ettiği yönündeki söylentilerin arkasında da askerin parmağı olduğunu tespit etmiş durumdayız. Bu da, AKP’nin ulusal güvenlik konusundaki duruşunu zayıflatmak ve kararsız seçmenleri muhalefet partilerine çekmek için düzenlenmiş bir plandır.”

‘1 Mart tezkeresini Özkök destekliyor, Büyükanıt karşı’

Kitapta yer alan bir başka WikiLeaks belgesinde ise 1 Mart tezkeresiyle ilgili ifadeler yer alıyor: “Robert Deutsch imzası ile ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen 28 Şubat 2003 tarihli telgrafın konusu tezkere. Deutsch, Kemalistler ile Bülent Arınç’ın tezkereye karşı bir ittifak yaptıklarını söylerken, tezkereye ilişkin kulis tahminlerini de yazmış. İş adamı Mustafa Güney’in bir tespitine göre, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, Başbakan Abdullah Gül ekseni tezkereyi desteklerken, Genelkurmay ikinci Başkanı Büyükanıt tezkereye şüpheyle yaklaşıyor. Yine belgelerde, 1 Mart’ta tezkerenin geçmemesi üzerine Büyükelçi Robert Pearson’ın ABD’ye 55 dakika arayla gönderdiği iki ayrı kripto var. İlkinde tezkerenin reddinin, kabul edilmesi için her şeyi yapan Erdoğan’a büyük bir darbe vurduğu anlatılıyor.”

Osman Paksüt-İlker Başbuğ görüşmesi de belgelerde

2008 yılının Şubat ayında Türk Silahlı Kuvvetleri, Kuzey Irak’a operasyon düzenlemiş ve daha sonra geri çekilmişti. Bu süreçte Anaya Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, Genelkurmay’ı ziyaret etmişti. Paksüt’ün Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ’u ziyareti basına da yansımıştı. Kitapta bu durum da konu ediliyor: “25 Haziran 2008 tarihli telgraftaABD elçisi bu görüşmeye ilişkin şu kestirme değerlendirmede bulunuyor: “Bir Anayasa Mahkemesi hâkimi ile yakında Genelkurmay Başkanı olacak kişi arasındaki görüşme, derin devletin sadece bir efsane olmadığının işaretini verdi.”
 

Bu haber toplam 2132 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri