Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yargı, laik cephenin son savaşını veriyor!

25.01.2011 09:29
"İktidar ile yargı arasındaki kavgayı büyük bir heyecanla izliyorum." diyen Mehmet Ali Birand, yargının çırpınışını yazdı.

Mehmet Ali Brand'ın yazısı

YARGI, LAİK CEPHENİN SON SAVAŞINI VERİYOR...
 
İktidar ile yargı arasındaki kavgayı büyük bir heyecanla izliyorum.
           
Tam bir meydan muharebesi, bir güç mücadelesi ile karşı karşıyayız.
           
Dışarıdan bakan gözlemcilerin aklı almaz.
           
Nasıl olup da bir ülkeyi yöneten siyasi iktidarın, kendi yargı sistemiyle böylesine büyük bir kavgaya girebileceğini çözmeye, anlamaya çalışırlar. Lakin anlamaları zor.
           
Çünkü bir sistem değişiyor, ya da bir dünya görüşü değiştirilmeye çalışılıyor.
           
Biraz geriye gidelim ve durum eskiden nasıldı, bir bakalım.
 
ESKİDEN HUKUK, LAİK SİSTEM VE DEVLET İÇİN EĞİLİP BÜKÜLÜRDÜ
 
Bizim “laik sistemi” kollama mekanizması, geçmişte, bir yandan Asker öte yandan da Yargı'ya dayandırılmıştı. Önemli olan, hukukun uygulanması değil, yargı yoluyla laik sistemi ve devleti korumaktı. Davalar çok uzarmış, verilen kararlar çelişkiliymiş, insanlar yıllarca gözaltında tutulur, hatta hapishanelerde unutuluverirmiş, kimsenin umurunda bile değildi. Yargıçlar yasaları, daima devletten yana yorumlarlardı. Önemli olan kişi değil, devletti. Devletin bütünlüğü, laikliği, otoritesi korunmalıydı. Hukuk, bu amaçlarla eğrilir, bükülürdü.
           
Bugün duyduğunuz kimi şikayetler var ya bu şikayetlerin aynıları eskiden de vardı, ancak kimsenin sesi duyulmazdı. Eski uygulamalar ile bugünküler arasında pek bir fark yoktu.
           
Tek fark, aktörlerin yer değiştirmesi.
           
Egemen olan ile, mağdurun yerleri değişti.
           
Laik sistemi koruma adına oluşturduğumuz, bir korunma mekanizmasının tuzağına düştük.
           
İktidar, yargının eski bakışını, alışkanlıklarını ve görev anlayışını değiştirmesini ve Türkiye'ye kendileri gibi bakmasını istiyor.
           
Yargının bir kesimi ise, alışkanlıklarını bırakmak istemiyor. Her siperde savaş veriyor, direniyorlar.
           
Türban üniversite siperinde düşüyor, sınavlarda engelleniyor... Kararlarda, laik devletin önceliği sürdürülüyor... Laiklik uğruna kısıtlanan kimi özgürlükler önemsenmiyor.
           
Yargı, Askerin etkinliğini kaybettiğine, laiklik mücadelesinde kendilerinin son kale kaldığına inanıyor ve savaşıyor.
           
Ancak, arkadan takviye gelmiyor.
           
Siperler teker teker düşüyor.
           
Böyle giderse, genel seçimlerin sonuçlarına göre yapılacak Anayasa değişikliği, son siperlerin de ortadan kalkmasına yol açacak. Yargının bir kesimine göre, son Büyük Taaruz olacak.
           
Buna dayanmanın da imkanı yok.
           
Anayasa değişikliği olmazsa dahi, bu kuşatmanın çok uzun sürmeyeceği, uzun süre dayanılamayacağı ortada.
           
Yani, kazanılması imkansız bir mücadele sürdürülüyor.
           
Eninde sonunda, beyaz bayrak sallanırken görülecek.

Milliyet Gazetesi 

Bu haber toplam 1740 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri