Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

CHP'lilerden Yargıya Baskı Ve Şantaj

29.06.2011 11:32
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz, CHP'nin Meclis'te yemin etmeyerek yargıya baskı ve şantaj yaptığını söyledi. Kapusuz, ''Sayın Kılıçdaroğlu 'Yargı ne karar verirse biz ona uyarız.' demişti. ''

TV 8'de Erkan Tan'ın sunduğu programda konuşan Salih Kapusuz, CHP'nin yemin krizi hakkında açıklama yaptı. "Yemin etmeyerek, yargıya baskı ve şantaj yapılıyor." diyen Kapusuz, ''Milletvekili olmak için mazbatamızı aldık ama bu yetmiyor. Milletimize hizmet edebilmek, temsil edebilmek için yemin edip göreve başlamamız gerekir.'' diye konuştu.

CHP'yi sözünü tutmamakla suçlayan Kapusuz, ''Seçim öncesi millete verdikleri vaatleri unutup başka amaçların peşine düşerek milleti ikna ettiklerini sanmıyorum.'' dedi.

Tutuklu milletvekili adaylarının seçim öncesi çok sık tartışıldığını ve CHP ile diğer partilere gerekli uyarıların yapıldığını aktaran Kapusuz, ''Biz mart ayından beri süren tartışmalarla biz bu noktaya geldik. Seçim öncesi bir gazeteci arkadaşımızın 'Adayları seçmekte yanlış mı yaptınız, yargı serbest bırakma kararı vermezse ne olur?' sorusu üzerine Sayın Kılıçdaroğlu 'Yargı ne karar verirse biz ona uyarız' demişti. Şimdi ise 'Arkadaşlarımız serbest bırakılmazsa yemin etmeyeceğiz' diyor. Bu durumda yargıya baskı ve şantaj söz konusu. Yanlış bir hareket. Ana muhalefet lideri 135 milletvekili ile baskı yaparsa bu yargıya müdahale olur." diye konuştu.

''REFERANDUM BOYKOTÇULARI İLE HAYIRCILARI AYNI SAFTA''

12 Eylül'de düzenlenen referandumu boykot eden BDP ile hayır diyen CHP'nin şu anda aynı safta buluştuğunu kaydeden Kapusuz, ''Şu an 12 Eylül referandum öncesi boykotçular ve hayırla üstü örtülen gizli boykotçularla karşı karşıyayız. O zaman anayasa değişikliğine karşı duranlar şimdi değişikliğinden yanalar.'' dedi.

AK Parti olarak bireysel anayasa değişikliğinden çok milleti kapsayan anayasa değişikliklerinden yana olduklarını vurgulayan Kapusuz, ''Biz bireyselden çok, sivil bir anayasa değişikliğinden yanayız. Yasakçı değil özgürlükçü bir mantıkla kurulacak yeni bir anayasa. Şimdi boykot edip 'siz değiştirin' diyorlar. Kuralı beğenmiyorsanız makul ve mantıklı bir çözümü parlamentoya sunarsınız, bunun için de önce yemin etmeniz ve meclise gelmeniz gereklidir. Yapılan milli iradeye meclise bir tavırdır.'' dedi.

Yargının tutuklu vekiller konusundaki kararına karşı yapılacakların yargıya müdahale anlamı taşıyacağını belirten Kapusuz, ''Yargı kararını verince TBMM hiçbir şey yapamaz, bu yargıya müdahale olur. Biz yargı birimi değiliz ama sorumluluğumuz nedeniyle konuyla ilgileniyoruz. Eğer Türkiye de yargı problemi tartışılacaksa buyurun tartışalım.'' ifadelerini kullandı.

"BİR ÇÖZÜM ÖNERİSİ SUNSUNLAR, DEĞERLENDİRİRİZ"

Tutuklu milletvekilleri sorununun çözümü için Kapusuz şu açıklamalarda bulundu: "Başbakanımızın balkon konuşması sonrasında, CHP meclis başkanlığı konusunda kendilerinden de fikir alınmasını istedi. Bunun üzerine partimizden iki kişi görevlendirildi ve bugün iki muhalefet partisiyle de görüşmeye gidecekler. Görüşmelerde sadece meclis başkanlığı değil, her şey konuşulacaktır. Tutuklu milletvekilleri için makul, ölçülü bir çözüm önerisi sunsunlar, değerlendiririz. Bizim çözüm önerisi verebilmemiz için muhataplarımızın mecliste olması gerekir."

"HATİP DİCLE'YLE İLGİLİ YAPACAK BİR ŞEY YOK"

Hatip Dicle'nin durumunun diğerlerinden farklı olduğunu belirten Kapusuz, "Hatip Dicle'yle ilgili yapacak hiçbir şey yok. Vekil olma yükümlülüklerini taşımamasına rağmen aday olmuş ve seçilmiş birisi. Anayasamıza göre bu durumda milletvekilliği düşer. Onun yerine yasalara uygun olarak gelip yemin ederek görevine başlayan vekilimizin durumunu 'fırsatçılık' olarak değerlendirenleri açıkçası yadırgıyorum." açıklamasında bulundu.

Öte yandan aynı programa katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Hurşit Güneş ise "Mahkemeye şantaj yapmadık, Meclis'te siyasal eylemde bulunduk" iddiasında bulundu.

''Biz mahkemeye şantaj mı yaptık yoksa Meclis'te siyasal eylemde mi bulunduk?" diye soran Güneş, "Hem Meclis'e saygılı olduk hem de çözümün yolunu gösterdik. Hangi çözümle gelirseniz gelin ama bir çözüm ile gelin. Evrensel hukuk ve demokrasi çerçevesinde olacak. Sadece 2 kişi için olmasında bir sorun var demek olur. Bu sınırlı bir demokratik çözümdür. Demokrasiyi tam algılayan bir yaklaşım değildir. Gerçekten hukuk devletinden yanaysanız yemin ederken yeminin içeriğine dikkat edeceksiniz. And içip, içeriğini gerçekleştirmeyeceksiniz. Olmaz böyle bir şey." açıklamasını yaptı.

 
Kaynak:
Bu haber toplam 1452 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri