Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yeni anayasanın Allah'la başlaması istendi

24.09.2011 18:47
Başbakan Erdoğan'ın memleketi Rize Güneysu'da yapılan yeni anayasa panelinde, eski bakanlardan İsmail Kahraman, yazılacak anayasanın Allah'la başlamasını istendi.

Yeni Demokratik Anayasa arayışına ilişkin toplantı Rize’nin Güneysu ilçesinde yapıldı.

Yeni Anayasa arayışlarının tartışıldığı paneli eski bakanlardan İsmail Kahraman yönetti. Adı Anayasa Mahkemesi tartışmalarıyla tanınan raportör Doç. Osman Can, Anayasa hukuk profesörü Mustafa Şentop ve AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, İstanbul Milletvekili Metin Külünk konuşmacı olarak katıldı.

Anayasa panelini yöneten eski bakanlardan İsmail Kahraman, panelin sunuşunda yaptığı konuşmada, yeni Anayasa’nın Allah’la başlaması gerektiğini söyledi.

7 ayrı bölgenin sivil toplum kuruluşlarının işbirliğiyle yapılan “Yedi Nefes Tek Ses” adı altında yapılan etkinliğin açılış konuşmasını Sabri Çepni yaptı.

Güneysu Belediye Başkanı Ahmet Minder:
2 Mayıs 1999’da Pınarhisar Cezaevi’nde ziyaret ettiğimizde bir teklif yaptık. 15 Ağustos’ta Kandüzü yaylasında yaptığımız etkinlik, yasaklı liderimiz Erdoğan’a yeni dönemi açtı. Ümit ediyorum yaptığımız bu panel de uzun zamandır hasretini çektiğimiz sivil anayasanın önünü açar.

Beklentilerimiz.

Toplumun tüm kesimlerinin sahiplenebileceği bir anayasa olmalı.

Toplumun tüm renklerini yansıtmalı,

Her kurumun yerini, konumunu belirleyen, birinin diğerine müdahale etmediği bir anayasa,

Ben anayasayı ulu bir ağaca benzetiyorum. Herkesin gölgesinden istifade ettiği gibi meyvesinden de istifade edebilmeli ki kimse onu kesmeye kalkmasın.

Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu:

Bu toplantı, entelektüel bir toplantı olmakla birlikte farklı bir boyut da ortaya koyuyor. Dünya Enerjisini Türkiye’den alıyor. Türkiye ise enerjisini Güneysu’dan alıyor. Türkiye’nin, dünyanın kardeşliği üzerine söylenen her söz yerini bulacak. Devlet aklı, toplumun hep bir kesimini ötekileştirerek gitti, bir kesimini ise kendine yandaş yaptı. Türkiye’de ilk kez bu toplumu bir bütün olarak “kardeşlik” çatısı altında topluyor. Nasıl Güneysu Derneği bir araya getirdiyse buradan ortaya çıkacak enerji de Türkiye’nin kardeşliğine destek verecek.

Milli Birlik ve Kardeşlik projesine en güzel örnek Adıyamandır. Adıyaman’da Türk var, Kürt var, Ermeni var, Süryani var. Ama Adıyaman’da terör yok.

Çevreyi ihmal etmeyen, merkezi onaran bir anayasa olacak ümit ediyorum.

Esenler gündüz 500 bin, gece 700 bin, Yüzde 33 Güneydoğu, yüzde 33 Karadeniz, yüzde 33 de Batı illeri. Esenler biz başladığımızda suç oranında ilk 3 sırada idi. Esenler şimdi suç işleme oranında İstanbul’un son sırasında yer alıyor.

Şaban Kurt:

Potamya 7 derenin birleştiği yer demektir. Anayasa’nın Potamya’da bize bir medeniyet aşılamasını diliyoruz. Kahramanmaraş, dondurmanın, biberin, tekstilin olduğu gibi şairlerin de yetiştiği bir yerdir.

Adıyamanlılar Vakfı Ömer Özkartal:

Yerli bir anayasa, her kesimin anayasa olmalı. Herkes evet bu benim anayasam demeli.

Denizlililer Derneği Celal Kazdağlı:

Anayasa yapmak iç mesele değildir. Bu cesareti gösteren Güneysulular’a teşekkür ediyoruz. Cumhuriyet 100 yıllık bir Osmanlı birikimi idi. Anayasayı yaparken şimdi yükselen bir ruh halinin anayasası olmalı. Cumhuriyet çekilişin ortaya çıkardığı bir olgudur. Bu açılımın anayasası olacak ve olmalı.

Rize Müftüsü Seyfullah Hacımüftüoğlu:

Avrupa Birliği’ne katılım yolunda ilerlerken bir çok alanda değişimler yapıldı. Yeni Anayasa ise bunların en üzerinde. Bu panelin Başbakanımızın memleketinde yapılıyor olmasını da önemsiyorum. Yeni anayasa çocuklarımızın kendini güvende hissedecekleri bir ortam hazırlamalı. Şiddet içermeyen her fikrin tartışılabildiği, kimsenin kimseye üstünlük sağlamadığı özgürlükçü bir anayasa olmasını talep ediyoruz.

Bartın Milletvekili eski TBMM Başkanı Köksal Toptan:

Böyle bir toplantının Başbakanımızın ilçesinde yapılıyor olması çok önemli. En az bu kadar önemli olan bir durum ise 7 coğrafyadan STK’ların katılımıyla yapılıyor olması. İlk kez toplumun bütün kesimleri tarihi bir uzlaşma ile yapılması gerektiği konusunda hemfikir.

Yeni Anayasa içeriği kadar psikolojik tabanı da önemli. Mevcut anayasanın yarısından sonrası değişti, ama bizim anayasamız olmadı.

Etrafımıza, dünyaya bakın. Türkiye’yi değerlendiren siyaset, bilim adamlarına bakın. İşte bunu Türkiye kırık dökük demokrasimiz ile yapıyoruz. Gerçek bir anayasaya sahip olduğumuzda neler yapabileceğimizi görün.

1979 kasım ayı. Bülent Ecevit hükümeti istifa etti, yerine AP azınlık hükümeti kuruldu. Türkiye’de her şey yok. Olan da karaborsada.

İkinci Bakanlar Kurulu toplantısı. MB Başkanı’na döviz rezerv miktarımızı sordu. Orada hiçbir şey yok dedi.

Başbakan Erdoğan, bir Kızılcahamam toplantısında Ali Babacan’a bunu sordu. Sayın Başbakanımız 52 milyar dolar var dedi. Şimdi 96 milyar dolar.

O zaman bir konsorsiyum kuruldu. Lüksemburg 1,5 milyon dolar katkıda bulunmuştu. Türkiye bugün her yıl 300-400 milyon dolar hibe yapıyor.

İşte bütün bunlardan dolayı demokrasimiz daha güçlenmeli. Bu toplantı Türkiye’nin her tarafında yapılmalı.

Ben çok eski bir siyasetçi olarak hep bu hayallerle yaşadım. Yeni ve bu toplumun anayasına hiç bu kadar yakın olmadı. Buna engel olacakları bu toplum hiç affetmeyecektir.

Kemal Karpat:
Yeni bir anasaya tartışmaları toplumun her kesiminde yapılıyor. Anayasa, bir devletin kendi iç işleyişini olduğu kadar toplumun kendi arasındaki ilişkileri de düzeltir. Yazılı anayasalar 18. yy’da ortaya çıktı. Türkçe’de olduğu gibi “yasa” içinde geçmez. “yapmak” ve “düzenlemek” anlamını taşır.

Teşkilatı Esesi ile 1921 Anayasası hükümranlığı devletten alıp topluma verir. Her iki anayasa da fert-devlet ilişkilerini düzenlese de olması gerektiği noktada hiçbir zaman olmadı. 1924 Anayasası, hürriyet ve hakları bir kenara itmiş, devlet gücünü ortaya çıkarmıştır. 1950’lerde DP yeni bir toplum sınıfı yaratmaya çalışsa da güçlü devleti istiyordu.

Bizde anayasalar, ifrat ve tefrit arasında gidildi. Türkiye’de büyük liderler fiili başkanlık uyguladı. Bu demokratik değildir denemez.

Anayasa nasıl yapılacak sorusunun cevabı çok kısa. Halk sivil yönetime kavuşmak için okumadan evet dedi. MGK gibi kurumlar her şeyi bünyesinde taşıyan bir yapı ile hareket etti. Yasama, yürütme, yargı gibi hareket etti.

Halk değerlerin muhafazısını istiyor. Anayasa Mahkemesi kendini her sorunu çözecek bir makam gibi görüyor. Oysa sorunların çözüm yeri Meclis ve halktır.

PANEL

İsmail Kahraman:

Potamya’dan dik duran, onuruna sahip, hepimizin yüzakı, dünya çapında bir lider çıktı. Tayip Bey. Hep mukallitlikler Türkiye’yi bu hale getirdi. Bu yanlışlıklar yumağı tabandan gelmiyor, tavandan geliyor. Listeyi Ankara hazırlar, tasnifi valiler yapardı.

1923’te 80 altın alıyorlardı. Cumhurbaşkanı 2800 altın alıyordu. Nokta’da “Nerede o eski maaşlar” diye çıktı.

Şener Akyol’a, “Neden 1982 Anayası’ndan Allah’ı çıkardınız?” dedim. “Biz komisyon olarak metne koyduk, Konsey çıkardı, Allahlarından bulsun” dedi. Yunanistan dinini değil, mezhebini de koyuyor. Ben yeni Anayasa’nın Allah’la başlamasını istiyorum.

Tevfik İleri, Yassıada’nın yüzakı isimlerinden biridir. Oğlu burada Cahit bey, kardeşi burada. O da babası gibi yüksek mühendis.

Türk milleti bu anayasayı değiştirecektir. Herkes birleşmiyor denmemeli.

Ben ona hukuk güreşçisi diyorum. Çünkü 367 Sabih’i mindere yapıştırdı.

Metin Külünk:

Eğer 10 yıl önce konuşuyor olsa idik işimiz kolaydı. Hakkari’den, Samsun’dan, Konya’dan, Rize’den bakarak bir anayasa tartışması yapılabilirdi. Bir hafta önce Mısır, Tunus, Libya’da idim. Önceki gün Bosna’da idim. Bütün coğrafyanın yüzü Türkiye’ye dönmüş durumdadır. İlk kez, “Ama”sız ve kırmızı çizgileri olmayan bir anayasa olmalı. İnsanlığa yeni bir bildirge sunacaktır. Çünkü bizim sorumluluğumuz 780 bin km2 değildir. “Tanrı öldü” diyenlere karşı bir çıkıştır.

Bu anayasa zamanın ruhuna uygun, demokrasi ve hukuk kavramlarını lafzen değil, ruhen özümsemeli. 1839 Tanzimat Fermanı’ndan bu yana halk ile yönetenlerin arasında bir ayırım ortaya koydu.

Türkiye’yi milletsiz bir anlayışla yönetmek istiyorlardı.

Doç. Dr. Osman Can ve Diyarbakır milletvekili Galip Ensarioğlu da birer tebliğ sundu.

Katılanlar: Bartın Milletvekili Köksal Toptan, İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu,  Rumeli Türkleri Derneği Başkanı Sadullah Sipahioğlu, Kahramanmaraşlılar Derneği Başkanı Şaban Kurt,

Bu haber toplam 2134 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri