Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yeni Şafak'ın derdi ne?

09.01.2012 11:49
Hükümete yakınlığı ile bilinen Yeni Şafak gazetesi Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında ağır ithamlarda bulunmaya devam ediyor. Ticari bir konudaki bu haberleri "Yeni Şafak'ın derdi ne?" sorunu akla getirirken, suçlanan kurumlardan art arda açıklamal

Yeni Şafak gazetesinde çıkan haberde, "TAV'a 800 milyon dolara satılan İDO, özelleştirilmeden 6 ay sonra belediyeden görmediği ilgiyi Ulaştırma Bakanı Yıldırım'a bağlı Kara Ulaştırma Genel Müdürlüğü'nden gördü. TAV'ın İDO'su 'süper genelgeyle' değerini üçe katlarken şehiriçi ve şehirlerarası yolcu taşıma ayrıcalığına sahip oldu" denildi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım için 'TAV Bakanı' denilen haberde, genelgeyle 40 limanda 40 terminal işletme hakkına da kavuşan TAV'a tanınan imtiyazların Istanbul Büyükşehir Belediyesini de en az 1.5 milyar dolar kaybetmesine neden olduğu iddia edildi. Bu haberin çıkmasından sonra art arda açıklamalar yapıldı.

İDO: MAKSATLI VE YANILTICI

İDO'dan ayıplan açıklamada Yeni Şafakgazetesinin maksatlı ve yanıltıcı olduğu belirtilerek şöyle denildi: "İDO'ya herhangi bir imtiyaz tanınmamıştır. İmtiyaz, başka hiçbir kuruma tanınmayan ve ekonomik ayrıcalıklar sağlayan uygulamalara verilen addır. Bilindiği üzere, ülkemizin ulaştırma sektöründe artan ihtiyaçlarına yanıt vermek üzere, dünyanın başka ülkelerinde de uygulanan ve örnek gösterilen kombine taşımacılık modelleri son yıllarda hayata geçirilmeye başlanmıştır. Daha önce havayolu-karayolu ve ardından da demiryolu-karayolu kombine taşımacılık modelleri başarıyla uygulanmış ve ardından da haberde sözü edilen denizyolu-karayolu modeline yönelik genelge yayınlanmıştır. Bu modellerle ülkemizin ulaşım sorunlarına başarılı çözümler getirilmiştir. Son genelgenin sadece İDO'ya tanınan bir ayrıcalık olduğunun iddia edilmesi önemli önyargılar içeren bir yaklaşımdır. Genelgedeki kurallar ülkemizin tamamındaki deniz ulaşım faaliyetleri için geçerlidir. Kara ve deniz ulaşımı faaliyetinde bulunan firmaların işbirliklerini de sağlayacak olan bu model, daha konforlu, alternatifli, güvenli ve ekonomik seyahatler yapılmasına imkan verecektir. Sözkonusu yanıltıcı bilgiden hareketle, İDO'nun değerinin 3 katına çıktığının iddia edilmesi yukarıda belirtilen maksatlı tutumun bir parçası olup, Sayın Ulaştırma Bakanımızla konu arasında bir bağlantı kurulmaya çalışılması da üzücüdür."

TAV: ORTAKLIĞIMIZ YOK 

TAV da konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "TAV Havalimanları Holding A.Ş.'in TASS Denizcilik ve Ulaştırma Hizmetleri A.Ş.' de herhangi bir ortaklığı bulunmamaktadır. Vurgulamak gerekir ki, İstanbul Deniz Otobüsleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (İDO), Tepe İnşaat Sanayi A.Ş.,(%30) Akfen Holding A.Ş,(%30) Souter Investments LLP(%30) ve Sera Yapı Endüstrisi ve Ticaret A.Ş.(%10) ile birlikte iştirak sahibi olduğu TASS Denizcilik ve Ulaştırma Hizmetleri A.Ş. (TASS) tarafından devralınmıştır. TAV Havalimanları Holding'in bu ortaklık yapısı içerisinde herhangi bir payı bulunmamakta olup, yurtiçi ve yurtdışında havalimanı terminal işletmeciliği ve havalimanı terminal hizmetleri faaliyetleri yürütmektedir. 

TAV Havalimanları Holding, Türkiye'de İstanbul Atatürk, Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes Havalimanı ve Gazipaşa Havaalanı'nın işletmesini Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı DHMİ ile Kamu Özel sektör işbirliği çerçevesinde götürmektedir. Türkiye'de ulaştırma sektörünün önünü açarak göreve geldiğinde 33 milyon olan yolcu sayısını bu yıl itibarıyla 118 milyona çıkaran havacılık sektörünün de içinde bulunduğu Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme'den sorumlu Sayın Binali Yıldırım'ın adının “TAV'ın Bakanı” olarak yazılmasını şiddetle kınıyoruz. Söz konusu yayının yaptığı haberin amacı, organik bağı bulunan HAVATAŞ şirketine iş kuralları dışında fayda sağlamaktır. Haberle 28 yıldır İstanbul Atatürk Havalimanı'nda, havalimanı şehir merkezi arasında yolcu transferi yapan TAV'ın da ortağı olduğu Havaş şirketinin İstanbul'daki seferlerini durdurmak ve İETT'den aldıkları yolcu taşıma hattında adını bile HAVAŞ'tan taklit ederek kurdukları HAVATAŞ'ı tekel haline getirme niyeti yatmaktadır. 

İş hayatında başarı rekabetçi olmak, şeffaf olmak ve kaliteli hizmetle olur, taklitçilikle HAVAŞ'ta çalışan 550 otobüs işçisinin ekmeğiyle oynayarak, elinizdeki yayın organını kullanıp, asılsız haberlerle TAV'a, HAVAŞ'a, İDO'ya ve de son olarak bir Sayın Bakan'a saldırarak olmaz. Yeni ekonomilerde ve iş yapma tekniklerinde artık engellemelerle yayın yoluyla asılsız haberlerle iş yapmak diye bir şey kalmadığını belirtmek isteriz. 



Aynı gazetenin bahsi geçen haberinde TAV Havalimanları Holding'in %65 oranında sahip olduğu HAVAŞ'a ilişkin olarak ise geçmişte yayımladıkları asılsız haberlere atıfta bulunarak, HAVAŞ'a tanınan sözde ayrıcalıklardan bahsedilmektedir. Belirtmek isteriz ki HAVAŞ, yapmakta olduğu tüm hizmetler için kanunlar çerçevesinde Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı SHGM (Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü) ve DHMİ (Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğü) ve KUGM (Kara Ulaştırma Genel Müdürlüğü) tarafından yetkilendirilmiştir. İlgili mevzuata uygun biçimde gereken tüm lisans, izin ve ruhsat belgelerini alarak, yetkili mercilerin onay, karar ve izinlerini edinmek suretiyle SHY22 (Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği) doğrultusunda faaliyetlerine devam etmektedir. Bununla birlikte HAVAŞ'ın özelleştirmeden gelen ve sözleşmesinde bu lisansların bulunduğu bir şirket olduğuna bakmaksızın maruz kaldığımız bu haksız eylemleri ve hukuk dışı müdahaleleri tasvip etmediğimizin ve TAV ve Havaş'ın hiçbir şekilde girmek istemediğimiz bir iş yapma mecrasına çekilmesine müsaade etmeyeceğimizin bilinmesini istiyoruz. 

HAVAŞ, Doğu'dan Güney Doğu'ya, Karadeniz'den Akdeniz, Ege ve İç Anadolu'ya Türkiye'nin her köşesindeki 22 ilde havalimanı – şehir merkezi arasında kamu faydası esasına dayanarak yolcu transferi hizmeti vermektedir. HAVAŞ'ın hizmet ağındaki İstanbul gibi yolcusunun nispeten daha oturmuş olduğu ve hizmetin coğrafi koşullardan bağımsız sağlanabildiği bir kentte bu işe talip olmak ve 28 yıldır kamu yararına yolcu transferi yapan Havaş'ı durdurmaya çalışmak hukuki ve etik normlara uymayan bir zihniyetin ürünüdür. 

Aynı gazetede daha önce de HAVAŞ ile ilgili olarak 11.08.2011, 20.08.2011 ve 12.10.2011 tarihlerinde asılsız haberler yayımlanmıştır. Bu haberler ile ilgili olarak tüm yargı süreçleri tamamlanmış ve ilgili mahkeme kararları ile HAVAŞ'ın tüm tekzip talepleri kabul edilerek, cevap ve düzeltme yazılarının yayımlanmasına hükmedilmiştir."  

Bu haber toplam 2144 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri