Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

"Ülkem adına üzücü bir durum"

18.01.2012 10:00
Koramiral Kadir Sağdıç’ın, Hasdal Cezaevi’ndeki ‘intikam planı’ Türkiye’yi ayağa kaldırdı.

Hukukçular ve aydınlar, ses kaydının Balyoz Darbe Planı’nı doğruladığına dikkat çekti. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın 2 numarası Koramiral Kadir Sağdıç’a ait olduğu iddia edilen ses kaydının yankıları sürüyor. Balyoz Darbe Planı tutuklusu Sağdıç’ın “Bize bu hainlikleri yapanların dişini sökeceğiz, attıklarına atacaklarına pişman olacak p..ler. Her şeyi buradan idare ediyoruz” ifadelerine hukukçu, gazeteci ve STK temsilcileri sert tepki gösterdi. Bu ifadelerin darbe yapılanması iddialarını teyit ettiğini aktaran uzmanlar, bu konuşmaların tam anlamıyla tasfiye edilmeyen darbeci yapılanmadan güç alarak yapıldığını söyledi.Hasdal veHadımköy’deki askeri cezaevinde Ergenekon ve Balyoz gibi darbe planı davalarından tutuklu 54’ü general ve amiral, toplam 170muvazzaf tutuklu bulunuyor. Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Koramiral Kadir Sağdıç da bu isimlerden.

Eski tas eski hamam

Emekli Askeri Hakim Faik Tarımcıoğlu:
Bu ifadeleri çok enteresan buldum. Konforlu bir otelde, uzakta görevde ailesiyle görüşüyormuş gibi bir durum sözkonusu. Bizim infaz sisteminin kişiye özel değişkenliğini gösteriyor. Askeri ve sivil cezaevindeki uçurumları gösteriyor. Eski tas eski hamam havası veriyor. Kendi ailesine moral vermek anlamında bazı mesajlar da vermiş olabilir. Ama kıta sahınlığı ve gaz hadisesini anlayamadım. Yani bu konulardaki irtibatı nasıl pek anlayamadım. Tehditvari şeyler böyle aile içi şeylerde moral için söylenebilir. Ama çok dikkat çekici.

Farklı sistemin ürünü

Emekli Askeri Hakim Yusuf Çağlayan:
Ortada yargıya intikal etmiş bir olay var. Böyle bir durumda yargılanıp aklanmak esastır. Mahkemelerde yargılanan insanlar yargılanıp aklanmayı bekler ama burada adeta yargılandıkları suçlamaları teyit eder bir durum söz konusu. Hukuk değil de daha farklı bir sistem içerisinde kendilerini devam ettirdiklerini onaylar şekilde ifadeler kullanıyorlar. Bu ülkede sadece onlar yargılanmıyor. Yargı sadece ceza değil aynı zamanda suç işlemiş insan için aklanma yeridir. Dolayısıyla böyle bir yargılama, suçsuzluğu ispat için fırsattır. Bunu değerlendirip, ispat edeceği yerde, adeta haklarındaki iddiaları haklı çıkartacak ifadeler kullanıyorlar. Bu tarz üslupla aslında suçlamaların vahametini teyit ediyorlar.

Faaliyetleri sürüyor

Hasan Celal Güzel:
Gayet çirkin bir durum. Bu durum TSK’daki birtakım odakların nasıl faaliyetlerine devam ettirdiğini ve meydan okuduğunu göstermesi bakımından ilgi çekici. Adam resmen cezaevinde TSK’nın yönetimi ve birçok konuya tesirli olduğunu açıkça en yakını olan oğluna söyleyebiliyor. Bu, durumun vahametini ortaya çıkartıyor. İkide bir asker ve generalleri tutuklayan yargıya karşı olmadık şeyler söyleyen kişilerin ibretle bu kayıtları okumasını tavsiye ederim.

Darbeci yapı tasfiye edilmedi

ASDER Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan:
Bu konuşmaları 2 yönden değerlendirmek lazım. Özgüvenlerini kaybetmemeleri için bunları demesi gerekiyor. Kendisini ziyarete gelenlere terfi edince ‘seni göreceğim’ diye moral verenler bile var. Yani psikolojik bir savunma mekanizması. Bir diğer yan ise cezaevindeki bazı askerler bu isimlere moral için ziyaretler yapıyor. Onlar da ‘Bugünün yarını da var, hesap dönecek, istediğimiz şartlar oluşacak o zaman bunların hesabını soracağız’ yaklaşımının oluşmasına yol açıyor. Bu, darbecilerin klasik yaklaşımıdır. Şu anda güvendikleri TSK mensupları da var. Çünkü darbeci yapı tam anlamıyla tasfiye edilmedi ve duruyor. Beraber çalıştığımız kişiler de duruyor diyorlar. Yani bunların temeli de var havada değil. Gelirlerse 12 Eylül gibi olmaz daha insafsızca gelirler.

Yiğit Bulut: Ülkem adına üzücü

Ses kaydında ‘Jöleli saçlı 2 yıl önceki şeylerini mi hatırladı? Kanına mı dokundu bu hıyarların?’ ifadeleri ile bahsedilen Yiğit Bulut Twitter hesabından yanıt verdi. Bulut, “Ses kaydı şahsım adına önemli değil ama ülkem adına çok üzücü. Bu tip insanlar her zaman vardı ve olmaya da devam edecekler. Önemli olan kurumların sağlam kalması ve bu tip hastalıklı düşüncelerin kurumsal kimliğe bulaşmadan uzaklaştırılması. Korktum mu? Asla. Son sözüm: Allah’ın dediği olur” dedi.
 

Bu haber toplam 1450 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri