Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yıldırım: O gece bana neden haber verilmedi? Cevabını ben de arıyorum...

24.07.2016 00:50
Binali Yıldırım 15 Temmuz gecesine dair, 'O gece bana neden haber verilmedi? Cevabını ben de arıyorum...' dedi.

A Haber - ATV ortak canlı yayınında soruları yanıtlayan Yıldırım o gece neler yaşadığını anlattı. Efkan Ala'nın "Başbakanımızın da aracını jandarma taradı" beyanını doğrulayan Yıldırım, şunalrı söyledi:

O GECE NELER YAŞADI?

Dolmabahçe ofisinde saat 21:00 gibi çalışmalarımız tamamlandı ve Tuzla'ya hareket ettim. Köprü'yü geçtikten 10 dakika sonra köprünün tutulduğunu öğrendim. Benim yakın korumama bu haber iletildi ve eşten dosttan duydum. Aradılar "Sayın Başbakanım bu olaylardan bilginiz var mı?" diye sordular. Akşam 10 civarı eve vardım. Genelkurmay Başkanı'nın telefonu çalıyor cevap vermiyor, İçişleri Bakanı'nın telefonu ise kapalıydı. Hemen Ankara Valisi, İstanbul Valisi ve Emniyet Genel Müdürü'nü aradım. Baktım iş kötüye gidiyor. Tanklar, uçaklar çıkmış. İşin adını koymak gerekiyor. Bu bir kalkışmadır, milli iradeye karşı, demokrasiye karşı, silahlı bir eylemdir. Bunu vatandaşlarımıza hemen bir tv kanalı ile bağlantı kuruldu ve aktardık. Ben insiyatif alarak bunun emir komuta dışında bir olay olduğu kararını aldım. Sonra benim beyanatımı duyan bazı komutanlar, komuta kademesinin bilgisi dışında bir olar, bu bir kalkışma dedi. Daha sonra halka da bir çağrım oldu. "Merak etmeyin, biz bu çapulculara pabuç bırakmayacağız, hesabını en ağır şekilde ödeyecekler" dedik. Adım adım sorular soruları getirdi. Bu yapının FETÖ terör örgütü olduğunu anladık. Adını da koyduk. Gece yarısından biraz önce idi. Bu arada tanklar ilerliyor. Cumhurbaşkanımız ile temasa geçtim. Telefonda konuştum. O da bir şeylerin ters gittiğini biliyordu. Bir takım olayların yayılarak devam ettiği kanaati onda da vardı. Ölmek var dönmek yok dedik. Milletimizden taraf olmasını istedik. İnsanlar akın akın bu işgalcilerin olduğu noktalara akın etti. Bu üniformalı teröristler doğrudan helikopterlerden insanları taradılar. Tuzla'dan Sabiha Gökçen'e geçecektik ama orası güvenli değil dedik. Tanklar yolda bizi durdurmaya çalıştı. Süratle uzaklaştık. Atlattık. Bir yandan Sayın Cumhurbaşkanımız ayrılma planı yapıyor, bulunduğu yer güvenli değil. Biz de bu hava akımlarını durduralım dedik. Hava Kuvvetlerinden Kuvvet Komutanı'nı aradık. Eskişehir'de hava savunma bölgesinde generallerle konuştum. Onların anlattıkları daha vahim. Diyarbakır, Balıkesir, Akıncılardan izinsiz kalkan uçaklar bombalıyorlar dediler. Neden bunları baskılamıyorsunuz dedim. Araçlarımız yüklü değil diyenler oldu. Bu benim çok canımı sıktı. Size emrediyorum, derhal bu saldırıları püskürtmek üzere uçakları kaldırın dedim. Komutanın biri yazılı emir yollayın dedi. Bunun hesabını soracağım senden dedim. O isim şu an gözaltında. Bir yandan yola devam ediyoruz. Gerede'den ayrıldık Samsun istikametine Ilgaz Tüneline gittik tünelde kaldık. Yaptığımız temelini attığımız tünel bize sığınak oldu. Artık gün ağarmış vaziyette. Karşıda bir jandarma aracı var. Biz yaklaşınca ateş etmeye başladılar. Karşılık verildi. Şoförümüz hemen geri vitese taktı. Atış menzilinden çıktık. Tali yoldan Ilgaz merkeze geldik ve Kaymakama konuk olduk. Ankara'da 24:30 civarında basın toplantısı yaptık. Cumhurbaşkanımız o sırada havalimanında halka hitap etti. Milletin yüreğini ferahlattı. Vatandaş meydanlara indi tankları durdurdu. Bu iman takdire şayan. Vatandaşı hesap edemediler.

BANA NEDEN HABER VERİLMEDİ? O SORUNUN CEVAINI BEN DE ARIYORUM

- Mit neden haber vermedi?

Bir ton emir hazırlamışlar. Hepsi inceden inceye çalışılmış. Ben olanları anlatıyorum bunun yorumunu da vatandaş yapsın. Önlem alınamamış Kuvvet Komutanlarının tamamı, Genelkurmay Başkanımız dahil derdest edilmiş Akıncı'ya götürülmüş. Bu onaylanacak bir şey değil. Bana neden haber verilmedi? O sorunun cevabını ben de arıyorum. Bizim süreçten haberimiz olmadı.

KOMUTANLAR NEDEN DÜĞÜNDEYDİ?

Bunların hepsi rastlantı mıdır, yoksa planın bir parçaları mıdır bu sorular haklı olarak soruluyor. Bunlar ortaya çıkacak, bunların hepsi detaylı olarak araştırılacak. Herkes düğüne gidiyor, yıllarca kendisinin komutanlık yaptığı, nikah şahidi olarak davet edildiği insan gitmiyor. İzmir'de tatildeyken tatilini kesiyor Ankara'ya gelme ihtiyacı duyuyor. Garip olacak birçok olay arka arkaya geliyor. Düğün basılıyor, o komutanlar derdest ediliyor. Bütün bunlar, hepsi bir şeylerin ters gittiğini ve bir şeylerin çok öncesinden planlandığını, hazırlıkların yapıldığını gösteriyor.

Bu haber toplam 596 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri