Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

PROF.Avcı'dan flaş açıklama

15.06.2012 11:00
Çok tartışılan Kur'an ve Siyer dersleri zorunlu olmayan derslerdir... Ana dillerin seçmeli ders olarak okutulması da bu çerçevededir” dedi

AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Akit'e, 12 Eylül ürünü YÖK'ün yeniden yapılandırılması için düğmeye basıldığını, çalışmanın kısa bir süre sonra sona ereceğini açıkladı. İşte Prof. Avcı ile yaptığımız geniş yelpazedeki sohbet:
-Önümüzdeki süreçte en önemli projeleriniz neler?

- Eğitim alanında önümüzdeki süreçte en önemli toplumsal talep ve beklentilerden birisi YÖK ile ilgili düzenlemelerdir. YÖK 12 Eylül Anayasası'nın getirdiği bir düzenleme. 30 yıldır tartışılıyor. Üstelik YÖK'ün ilk kurulduğu günlerdeki üniversite yapısı ile Türkiye'nin bugün ulaştığı üniversite yapısı aynı değil. Hem seviye olarak aynı değildir, hem de nitelik olarak aynı değildir. Dolayısıyla artık sayıları 200'e yaklaşan üniversitelerin adeta askeri bir mantıkla yönlendirilip denetlenmesi günümüz koşullarına uymuyor. Üniversitelerde ciddi bir çeşitlenme oluştu. İstanbul, Boğaziçi, ODTÜ, İTÜ ve Ankara Üniversiteleri gibi köprü üniversiteler ile yeni kurulmuş üniversiteleri aynı yasal düzenlemeler içerisinde yönetmek doğru değildir. Her üniversitenin kendi özel koşullarına uyarlanabilecek bir çerçeve yasa üzerinden bunların koordine edilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Nitekim akademik camia, üniversite çevreleri de YÖK ile ilgili sıkıntılarını öteden beri dile getirmektedirler. Bu yeni yapıya uygun bir yeni YÖK yapılanması artık kaçınılmaz hale geldi. YÖK ile ilgili yapılacak düzenlemelerde, üniversitelerin statülerinin de daha iyi tanımlanması şart. Devlet üniversiteleri gelişmişlik düzeylerine göre ayrı ayrı kriterlerle tanımlanabilir. Ayrıca özel girişimcilere de üniversite kurabilme imkanı tanınması ve böylece muvazaalı vakıf uygulamalarına gerek kalmaması bu süreçte enine boyuna tartışılmalıdır.

4+4+4'E ELEŞTİRİ GETİRENLERİN ÇOĞU KARNINDAN KONUŞUYOR

-4+4+4 eğitim sistemiyle ilgili eleştirilere ne diyorsunuz?
- 4+4+4 eğitim sistemindeki eleştirilerin büyük kısmı işin tam mahiyetini bilmemekten kaynaklanabilir. Bu yeni düzenlemenin eğitim sisteminde ne getirip ne götürdüğünü bilmeyenlerin iyi niyetli bir takım endişeleri, çekinceleri olabilir. Biz bu endişe ve çekinceleri giderecek şekilde çeşitli açıklamalar yaptık. Sanıyorum bu açıklamaların da bir sonucu olarak bu tür bilgi eksikliğinden ve işi bilmemekten kaynaklanan endişeler gittikçe azaldı. Ama bir kesim eleştiriler de var ki bunlar çok önyargılı ve aslında deyim yerindeyse ‘karnından konuşan' eleştirilerdir. Yani söyledikleriyle, söylemek istedikleri aslında aynı değildir.

KESİNTİSİZ, BÜTÜN MESLEK OKULLARINI BERTARAF ETTİ

-Neden böyle bir eğitim sistemine ihtiyaç duyuldu?
- İşin evveliyatına baktığımızda da zaten niye bu tür önyargılı eleştiriler yapıldığı kolayca anlaşılıyor. Bilindiği gibi bu 8 yıllık kesintisiz eğitim uygulaması 28 Şubat atmosferinde bir dayatmayla Meclis'ten geçirildi. Asıl amaçları İmam Hatip Liselerinin orta kısımlarını kapatmaktı. Ama bunu böyle doğrudan ifade etmek yerine daha genel, daha dolaylı ifadelerle bu yola gidildi. Bunun sonucu olarak sadece İmam Hatiplerin ortaöğretim kısımlarının kapatılmasıyla kalmadı, bu düzenleme bütün meslek okullarını bertaraf etti. Ve Türkiye genelinde mesleki eğitime olan yönelime çok büyük darbe vuruldu. Oysa gerek Türkiye'nin eğitim istatistikleri, gerek Avrupa ülkeleri eğitim istatistikleri, gerekse dünyadaki yönelimler meslek eğitiminin önemini açıkça gösteriyordu. Ne yazık ki bu 8 yıllık kesintisiz eğitim düzenlemeleriyle Türkiye'de mesleki eğitim büyük ölçüde berhava edildi. 8 yıllık kesintisiz eğitim 15 yıldır Türkiye'de çok ciddi eleştirilere maruz kalan bir uygulama idi. Ayrıca mesleki eğitime yönelik, üniversitelere yönelik ciddi bir toplumsal talebin olduğu da açıkça görülüyordu.

28 ŞUBAT TAHRİBATINI RESTORE EDİYORUZ

- 4+4+4, 28 Şubat restorasyonu olarak görülebilir mi?
- Tabii. Şimdi yapılan düzenleme bilindiği gibi bir yandan eğitimi kademeli hale getiriyor. Bir yandan da zorunlu eğitimi 12 yıla çıkartıyor.
-Kademeli hale getirilmesi çok tartışıldı...
- Eski yıllarda olduğu gibi ilkokul, ortaokul ve lise düzeni geliyor. İlköğretim zorunlu 4 yıl, arkasından ara vermeden ikinci bir 4 yıllık ortaokul dönemi başlıyor. Bu ikinci 4 yıllık ortaöğretim döneminden sonra yine ara verilmeden üçüncü bir 4 yıllık lise eğitimi oluyor. Dolayısıyla 4+4+4 olarak bilinen düzenleme 4 yıllık zorunlu ilkokul, arkasından 4 yıllık zorunlu ortaokul ve akabinde 4 yıllık zorunlu lise dönemi geliyor. Gerek ortaokul, gerekse daha çok lise aşamasında çocukların önündeki seçeneklerin artırıldığı bir düzenleme diyebiliriz. Böylece öğrenciler ilgilerine, yeteneklerine, ailelerin ve eğitimcilerin tercihlerine göre farklı program paketleri arasından seçim yapma şansına kavuşuyorlar. Bu farklı eğitim paketleri arasındaki tercih imkanı lise düzeyinde daha da belirgin hale geliyor. Dolayısıyla çocuklar ilkokulu bitirdikten sonra kendi bireysel yeteneklerini, eğilimlerini, ailelerinin tercihlerini hesaba katarak, farklı kulvarlarda koşabileceklerini daha iyi görebileceklerdir. Anadili öğrenmek en doğal haktır-Seçmeli Kürtçe dersi hakkında neler söyleyeceksiniz?
- Kulvar seçimlerinde seçmeli dersler bulunuyor. Herkes için zorunlu olmayan tamamen tercihe bağlı, seçimlik dersler var. Nitekim Kur'an-ı Kerim ve Siyer dersleri de yasada açıkça belirtildiği gibi seçime bağlı zorunlu olmayan derslerdir. Kırmançi veya Zazaca başta olmak üzere bir takım mahalli dillerin de seçmeli ders olarak okutulması bu çerçevededir. Yani çocuğun ana dili Zazaca ise ve ana dili daha sistematik bir biçimde öğrenmek istiyorsa bu herkesin en tabi hakkıdır. Ona bu imkanı da sunan bir düzenleme getirmiş oluyoruz. Sadece Kürt lehçeleri ile sınırlı değil. Avrupa'daki uygulama da bu şekildedir. Asgari 10-12 öğrencinin bu talepte bulunması gerekmektedir. İşin teknik tarafını netleştirmekte yarar var. Bir defa bu derslerin müfredatının hazırlanması gerekmektedir. Ders kitaplarının hazırlanması gerekmektedir. Zaman içinde hem yabancı materyallerin hazırlanması hem de eğitimcilerin eğitilmesi sürecinden sonra bu seçimlik dersler uygun şekilde öğretilebilir hale gelecek.

-Peki, okul öncesi eğitim?

Okul öncesi eğitimde çok ciddi anlamda bir başarı yakaladık. Muhalefet de o yüzden ikide bir “Niye okul öncesi eğitimini de zorunlu hale getirmediniz” diye eleştiriyor. Zorunlu hale getirmeye gerek yok. Önümüzdeki bir-iki yıl içinde de yüzde 100 başarıyı yakalayacağız.

Seyfullah Solak / Yeni Akit

Bu haber toplam 3220 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri