Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

YSK vetosu BDP'nin oyunu mu?

21.04.2011 16:43
İcraatları ve dış politikalarıyla seçmeninin gönlünü kazanan AK Parti, BDP eylemlerinin faturasını ödeyecek.

Siyaset bilimciler, tüm ekonomi göstergelerin bileşeni hükmündeki ekonomik büyümede Çin'den sonra dünya rekoru kıran, Avrupa'da ise en yüksek büyüme oranını yakalayan AK Parti hükümetinin piyasadaki eleştirilerden kısmen etkileneceği ancak AK Parti'nin seçimde en büyük yarayı BDP eylemlerinden alacağı görüşünde.

Yüksek Seçim Kurulu'nun bağımsız adaylarla ilgili verdiği veto kararından sonra yaşananların faturasını seçimde AK Parti ödeyecek. İcraatları ve dış politikalarıyla seçmeninin onayını alan AK Parti, beklendiği gibi ekonomik nedenlerden ötürü değil, açılımın yansıması olarak değerlendirilen gelişmeler ve son olarak YSK'nın aldığı karara yönelik tepkilerin boyutu nedeniyle seçimlerde ciddi oy kaybına uğrayacak.

BDP milletvekili Sabahat Tuncel'in polisi tokatlaması, partinin bir diğer milletvekili Bengi Yıldız'ın da polisi taşlamasıyla öfkesi perçinleşen vatandaşlar, son olarak sokak eylemlerinin önü alınamaz noktaya gelmesinden sonra, bir önceki dönem AK Parti'ye oy verdiklerini ancak bu seçimde AK Parti'yi düşünmediklerini belirtiyor. Vatandaşın bu tepkisi ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "PKK açılımının bölücüleri cüretlendirdiği" ifadeleriyle vücut bulan politikasının tuttuğunu gösteriyor.

YSK kararını olumsuz bulan ve AK Parti'yi sorumlu tutan kesim de küçümsenmeyecek oranda. Öyle ki AK Parti kanadından sıkça "YSK kararlarından en çok mağdur olan bir parti olarak AK Parti'nin suçlanması büyük haksızlık" açıklaması yapılarak YSK kararı ile partinin bağdaştırılmasının önüne geçilmek isteniyor.

YSK kararını olumlu bulan MHP dışında muhalefet kanadı YSK kararında AK Parti'yi sorumlu tutmaya devam ediyor. Iğdır bağımsız milletvekili Pervin Buldan'ın, "Bize konulan engeller aynen AK Parti'ye yansıyacak" sözleri ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin'in "Konuyu YSK'ya bağlamak topu taca atmaktır" ifadeleri AK Parti'nin hatalı olarak değerlendirilen kararın etkisinden kurtulamayacağını gösteriyor.

Kimi siyaset bilimciler ise seçmenin AK Parti'ye olan tepkisini anlık tepkisel sözler ve somut karşılığı olmayan durum olarak görüyor. Çünkü seçmenin kendi beklentilerine cevap verebileceği somut öneriye sahip başka parti bulunmuyor.

AKP'NİN SEÇİM BEYANNAMESİNDE NEDEN "AÇILIM" YOK?

Rotahaber'e konuşan Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) uzmanı, siyaset bilimci Doç.Dr. Yusuf Tekin, demokratik açılımın yararlı göründüğünü hemen hemen tüm akademisyenlerin kabul ettiğini belirterek, "AK Parti' bunu seçmenine yeteri kadar, sağlıklı biçimde anlatamadı. Bu konuda AK Parti seçmeni ile eliti arasında farklılaşma var. En bariz göstergesi şudur: Hem 2009 yerel seçimlerinde hem de 2011 seçimleri öncesinde AK Parti açılımla ilgili söylemlerini yumuşattı ve artık gündeme taşımıyor. Bunun en güzel göstergesi ise açıklanan seçim beyannamesidir. Proje ile ilgili ifade yok. Çünkü AK Parti bu projeyi tabanına anlatmakta zorlanıyor." ifadesini kullandı.

MİLLİ GÖRÜŞÇÜ SEÇMEN, MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKAR SEÇMEN VE LİBAREL SEÇMEN NE DÜŞÜNÜR?

YSK vetosu sorununun aşılmasına yönelik her iki durumda AK Parti'nin zarar göreceğini ifade eden Doç.Dr. Tekin, sorun çözülmezse "AK Parti otoriterleşiyor, farklı seslere izin vermiyor, yargıyı bu yönde etkiliyor" denileceğini, sorunun çözülerek BDP'nin desteklediği bağımsız adayların önünün açılması durumunda ise, AK Parti'nin Milliyetçi Muhafazakarların oyunu kaybedeceğini söyledi.

Yıllarca Erdoğan'ın içinde bulunduğu harekete ve AK Parti kurulduktan sonra tüm seçimlerde AK Parti'ye oy verenlerin "Bu memleketi bölmek isteyenler AK Parti döneminde azdı, hep AK Parti fırsat verdi, bu yüzden AK Parti'ye oy vermek istemiyorum" diyen küçümsenmeyecek bir kesimin varlığından bahseden Yusuf Tekin, Milliyetçi muhafazakarlar da benzeri düşünceyle "AK Parti BDP adayları için yargıya baskı yaptı" da diyerek oy vermeyebilir. Daha liberal entelektüel kesim de "AK Parti aslında BDP'lilere parlamento yolunu kapatacak adım attı ve YSK'ya bu yönde baskı yaptı. Yasal düzenlemeleri yapmadı. Kamuoyu baskısı ile AK Parti adım attı ve otoriter rejim hareketi başarısız oldu" diyerek oy vermeyebilir. Yani tablo aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık şeklindedir." şeklinde konuştu.

YSK VETOSU BİZZAT BDP'NİN PLANI MI?

Sırrı Sakık'ın Taraf gazetesine verdiği demeci hatırlatan Tekin sözlerini şu şekilde sürdürdü: "AK Parti ne adım atarsa atsın, ne açıklama yaparsa yapsın, mevcut seçmeninden bir kesimini kaybedecek sahne ile karşı karşıyadır. YSK vetosu ile ilgili planlamayı yapanlar her kimlerse çok iyi bir plan yaptılar. Sırrı Sakık'ın aday listelerini YSK'ya vermeden 3 kez YSK ile görüştüklerini söylemesini çok anlamlı buluyorum. Nasıl BDP cephesi "Bu tabloyu AK Parti Hükümeti yarattı" diyorsa ben de "Bu tabloyu BDP yarattı" deme hakkını kendimde buluyorum. Ben hatta AK Parti'ye her durumda oy kaybettirecek bu tablonun statükocu güçlerle BDP'nin işbirliği yaparak hazırladığını bile düşünüyorum. Sırrı Sakık'ın açıklaması çok önemli. 3 kez ne görüşürsünüz, neyin pazarlığını yaparsınız YSK ile? Birinci görüşmede YSK'ya 'Biz bu isimleri aday yapacağız, tutumunuz ne olur' diye sorarsınız, YSK da 'olmaz' demiştir. İkinci ve üçüncü görüşmeyi neden yaparsınız? İç politikada oyun kurucular, AK Parti'nin ne yaparsa yapsın kaybedeceği bir oyun kurmuşlardır."

BAŞBAKAN NEDEN AÇIKLAMA YAPMIYOR?

'Başbakan neden açıklama yapmıyor?' sorusuna ise Doç.Dr. Tekin şu yanıt verdi: Başbakan ne tür açıklama yaparsa yapsın kaybedeceğinin farkında. Bu yüzden sessiz kalmayı seçiyor. Sorunun çözülmesini beklediğini belirten bir açıklama yapsa Yüksek Seçim Kurulu'na baskı yapmış olacak. Aksi yönde açıklama yapsa farklı kesimlerden 'statükocu olduğu' tepkisi alacak. Başbakan bu oyunun farkında. Ama sonuç ne olursa olsun AK Parti kendisine oy kaybettirecek bir durumla karşı karşıya. AK Parti oylarının bu seçimde yüzde 45 bandını geçeceğine kesinlikle inanmıyorum.

"AKP SÜREÇTEN ASLA ZARAR ALMAZ"

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyasal Davranış Kürsüsü Başkanı Prof.Dr. Doğu Ergil ise, Rotahaber'e yaptığı açıklamada AK Parti'nin ne Yüksek Seçim Kurulu kararından ne de BDP'lilerin sokak eylemlerinden etkileneceği görüşünü belirtti.

Milliyetçi Muhafazakarların şu ana kadar AK Parti'ye yönlenmiş olmasının iki nedeninin bulunduğunu ifade eden Prof.Dr. Doğu Ergil, "Birincisi: Milliyetçiliğin bayraktarlığını yapan MHP'nin artık bu konuda söyleyebileceği bir şey kalmamıştır. Somut olarak da bir politika önerememektedir. Kendilerini Milliyetçi olarak adlandıran kesimlerin hayat kalitesini yükseltecek, iktidar olma şansını artıracak somut bir teklifi yoktur. Bu yüzden kendisine en yakın parti olarak AKP'yi görmüşlerdir." dedi.

AK PARTİ SEÇMENİNİN SÖYLEMİ TAMAMEN TEPKİSEL

"AKP zaten Mahafazakarların temsilcisi"diyerek Muhafazakarların "BDP eylemlerine bu kadar fırsat veren AKP'yi bırakıp başka tercih de bulunacağız" söyleminin tepkisel bir söz olduğunu ve somut karşılığının bulunmadığını kaydeden Prof.Dr. Ergil, "BDP'nin sokak eylemlerinin AKP'nin oy oranını etkileyeceğine hiç inanmıyorum çünkü devlet vesayetini çözmek için en yoğun çalışan AKP'dir. Buna BDP de karşı çıkmıştır boykot yoluyla, CHP de hayır oyu vererek karşı çıkmıştır. Ve YSK bu devlet refleksinin bir görünüşüdür. AKP istediği için bunu yapmamıştır. Şu anda da zaten Cumhurbaşkanı olsun, Meclis Başkanı olsun; "BDP'ye destek veriyor" görüntüsü olmasın diye Başbakan sessiz kalarak YSK'nın bu kararını değiştirmek için ciddi mesai sarfetmektedir. Hiç kimse de "YSK bu kararını AKP istedi diye verdi" diye düşündüğünü zannetmiyorum. Toplumun çoğunluğu YSK'nın bu hamlesini, devletin son direnişlerinden biri olarak yorumluyor. Bunun faturasının AKP'ye çıkması mümkün değil." diye konuştu.

ROTAHABER

Bu haber toplam 2078 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri