Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Zengin’den Ahmet Davutoğlu itirafı

22.11.2010 17:38
'Hoca' kitabını yazan Gürkan Zengin,Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında bir itirafta bulundu. İşte zengini yanıldığı gerçek...

Dursun Kabaktepe'nin haberi

Nisan 2011’de yayına başlayacak El Cezire Türkiye’nin Haber Müdürü Gürkan Zengin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu konu olarak seçtiği Hoca kitabını TRT Haber’de Serra Karaçam Özgüç’ün sunduğu Medya Müfettişi programında anlattı. Gürkan Zengin, 2008’de CNN Türk’ten ayrıldıktan sonra ne yapabileceğini düşünürken Ahmet Davutoğlu’nu anlatan bu kitabı yazmaya başladığını söyledi. Zengin, Ahmet Davutoğlu’nu Dışişleri Bakanı olmadan önce programlarında birçok defa konuk ettiğini ama o zaman söylediklerini pek inandırıcı bulmadığını ifade etti.

Zengin, “ Türkiye 2006-2007 yılına geldiğinde yaşanan ciddi değişimleri görmeye başladım. Düşman gibi olduğumuz komşularımızla sorunlarımızı çözme noktasına geliniyordu. Sıfır sorun konusuna yaklaşıyorduk. O zaman yanıldığımı anladım.” dedi. Hoca kitabında 500 dipnot bulunduğunu belirten Zengin, Davutoğlu üzerinden Türk dış politikasının DNA'sını yazdığını ve bu kitabın asıl kitlesinin diplomatlar ve üniversite öğrencileri olduğunu dile getirdi.

Gürkan Zengin, Serra Karaçam Özgüç ‘ün sunduğu Medya Müfettişi’nde şunları söyledi.
-Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun politikası ile nereye gelindi?

Önce Kıbrıs’tan başlayacak olursak 8 yılda ortaya çıkan bir geçek var. Kıbrıs’ta statüko değişmemiştir. Hala orada askerlerimiz vardır.  Ama Türkiye'nin menfaatleri konusunda bir şey değişmiştir. Rumlar bugüne kadar haksız oldukları halde kendilerini haklı gibi gösterirlerken bu gerçek değişmiştir.  Türkiye Annan planını kabul ederek Kıbrıs’ta çözünden yana tavır aldığını dünyaya ispatlamış ve sorunun Rum kesiminden kaynaklandığını göstermiştir. Türkiye çözümsüzlük tavrından kurtulmuş ve yerine Kıbrıs Rum tarafının çözümsüzlük istediği görülmüştür. Bir de Davutoğlu'nun sadece Kıbrıs politikası yoktur. Onun Doğu Akdeniz politikası vardır. Enerji kaynaklarının kullanımı konusu ön plana çıkar.

BAŞTA İNANDIRICI GELMEDİ AMA SONRA YANILDIĞIMI ANLADIM
-Sıfır sorun politikası ile neler değişti?

‘Sıfır sorun’ kelimesi ilk defa benim programımda kullanılmıştı. Nasıl olursa sıfır sorun olabilirdi? Ben yinede de buna inanmadım. Çok kritik olan Suriye ile ilişkilerimizde 2007 yılında başarılı sonuçlar sağlandı. Şimdi kabine toplantıları yapıyoruz. Ardından yaşanan süreçleri gördüğümde ‘demek k i oluyormuş, Hoca olabilmek çok önemli’ dedim.

-Buradan günümüze gelirsek bazı konularda eleştirilerde var. Mesela Avrupa kökenli terör, Roj TV’nin kapatılmaması, Rasmussen’in sözünde durmaması ve NATO’da yaşanan füze kalkanı projesindeki pazarlık. Sizin düşünceniz nedir?
Danimarka’daki Roj TV'nin kapatılmaması Türk dış politikasının başarılı olmaması olarak görülmemelidir. Türkiye, o gün Rasmussen'e itiraz etmeseydi bugün NATO Genel Sekreter yardımsısı bir Türk olmazdı.

ŞİMDİ TÜRKİYE NATO’DA KRİZ BİLE ÇIKARABİLİYOR
-Siz bunları söylüyorsunuz ama buna Hıncal Uluç itiraz ediyor.

Genel sekreter yardımcısı Hüseyin Diriöz’dür. Çok etkili bir isimdir. Terör ve siber terör konusunda çok etkilidir. Onlar bunları söylüyor ama şimdiye kadar NATO’da hiçbir kimse Türkiye’ye genel sekreter bile seçerken bir şey sormuyordu. NATO'nun en önemli ikinci ordusu değil mi Türk ordusu. O zaman neden bunu yapıyorlardı. Şimdi ise Türkiye NATO’da kriz çıkarabiliyor. ABD başkanını arayabiliyor. Bu bir başarıdır.

Çok hayati bir zirveydi. Türkiye temel dış politika yaklaşımları ile NATO’da belirleyici oldu. Önemlidir Burada Suriye ve İran’ın isminin geçmemesi önemlidir. 30'dan fazla ülkede balistik füze bulunuyor ve bunlarda tehdit oluşturmasına rağmen susuluyor. Niçin Türkiye’nin komşuları hedef seçiliyor. NATO'nun asıl kafasındaki tehdit Çin’dir. NATO'yu dünyanın jandarması haline çevirmeye çalışıyorlar. Asıl orta ve uzun vadede olan bir kriz çıkacaksa buralardan çıkabilir.

-Ergun Babahan köşesinde Türkiye’nin dış politikası ile ilgili bir olayı gündeme taşıdı. ABD Dışişleri Bakanı’nın Türkiye’ye yapılacak yardım konusunda Mesut Yılmaz'a ‘Beğenmiyorsanız almayın’ dediğini hatırlattı. Bugün durun neler değiştiğini gösteriyor?
ABD 40 yıl öncesi kadar göçlü değil. Şimdi yeni bir Türk-Amerikan ilişkileri var. Bütün güç merkezleri ile ilgili yeni bir denge oluşuyor. Eski Türkiye ile bugünkü Türkiye arasında ciddi değişimler gözler önüne seriliyor. Bugüne baktığımızda Amerika ve Avrupa'da İsrail lobileri çok güçlü. Medya buraları yönlendiriyorlar. 70 milyonluk bir Türkiye İsrail lobisi güçlü diye dış politikasını değiştirecek de değil.

Gürkan Zengin'in Hoca kitabımı 0212 444 24 14 numralı telefondan isteyebilrsiniz.

Moralhaber.Net

Bu haber toplam 5872 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri