Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Milli Maçı Nasıl Yorumladılar?

12 Haziran 2008 / 08:18
İki oyuncu değişikliği herşeyi değiştirdi. Yanlıştan dönen Terim spor yazarlarının hışmına uğramaktan kurtulamadı.
İsviçre'yi ikinci yarıdaki oyunumuzla geçtik. İlk yarıda tek forvetle oynayan ancak etkisiz oynayan Milli takım ikinci yarıda 4-4-2'ye dönünce topu rakip alanda tutmayı bildik.

Spor yazarları ikinci yarıdaki kadroyu beğendi. Ortak görüş Terim'in Portekiz kadrosu ve dünkü maçın ilk onbirini yanlış olduğu yönünde..

Rıdvan Dilmen (Milliyet) 45 dakika

Fatih Terim 45 dakika teknik direktörlük yaptı. Portekiz maçının tamamında ve dün ilk yarı boyunca oyuncularımızı oynadıkları yerlerde oynatmadı. İki iki daha dört.

Devrede Fatih Terim Milli Takıma çağırdığı oyuncuları gerçek mevkilerine koydu. Nihat’ın yanına Semih geldi, Nihat rahatladı. Arda orta dörtlünün solunda, Tuncay orta dörtlünün sağında rahatladı. Mehmet Topal ile Aurelio göbekte rahatladı. Kısacası tipik 4-4-2’ye döndük. Zemindeki su da çekilince işimize geldi.
Semih sırtı dönük oynayan takımdaki tek oyuncumuz. 135 dakika tenis maçları oynayan Milli Takımımızı rakip sahaya taşıdı.

Mehmet Demirkol (Milliyet) Öze dönüş

Terim’in büyük turnuvalarda (96 ve 08) kazandığı ilk gol, çift santrfora dönüşüyle geldi. Semih’i oyuna sürmesi sadece Nihat’ın yalnızlığına, kayıplığına son vermedi. Orta sahanın topu daha kolay ileri yollamasına yardımcı oldu. Bize daha uygun olan, alıştığımız, aslında belki de bizi biz yapan oyunun büyük kısmı bu.

Mustafa Denizli (Milliyet) Yağmurdan sonra

İkinci yarıda oyun 4-2-4’e döndü ve maçta mutlak hakimiyet kurduk. Böyle takımlara karşı hücumda fazla adamla bulunmak her zaman lehimize olmuştur.
Çünkü dörtlü savunmada Mehmet Topal ile Aurelio’nun katkısı, İsviçre’nin gol yollarına mümkün değil müsaade etmez. Zaten galibiyetin böylesi daha da keyifli oluyor. Özellikle oyun 1-1 iken Volkan’ın kritik bir kurtarışı maçı çevirdi diyebilirim.
Şimdi Çek maçı esasında bizim için daha kolay olacak. Çünkü Çekler, bizim hücumumuza karşı koyacak bir defansa sahip değiller. Bu maç hem kırılan umutların yeşermesine hem de ihtiyacımız olan morale ortam hazırladı.

Can Bartu (Hürriyet) İnatla olmaz

Fatih Terim’i anlamakta zorluk çekiyorum. Böylesine kötü bir kadro çıkarılmaz sahaya. "Bu işi en iyi ben biliyorum" mantığını bırakacak.

Geri dörtlüyü şampiyon olan Galatasaray’dan oluştursa, problem kalmayacak. Sabri sağda, Servet’in yanında Emre Güngör, solda da Hakan Balta’yı oynat. O zaman Hamit ortanın sağında yer alacak. Senin hücumuna daha fazla destek verecek.

Mehmet Topal gibi bir kesiciye sahipsin. Adam bütün kaçan rakibi kovalıyor. Sen onu kulübede oturtuyorsun. Semih ligin gol kralı, sahada yok.

Terim, ikinci yarıda doğruyu gördü, ikisini de sahaya sürdü. Oyuna hakim olduk. Rakip kaleye gittik. Golleri bulduk, maçı kazandık. Arda’yı Portekiz maçında değerlendirmedi. Oynatsana bu çocuğu.

Ahmet Çakar (Sabah) U dönüşü

Milli Takım'ın havadan etkili bir santrfora pek ihtiyacı yoktu? İkinci devre Semih'i gördünüz mü? Topla buluşması, zamanlaması birinci sınıftı. Aslında bu Semih sadece futbolcu değil, tam bir moral hocası. Fenerbahçe'de de öyle kritik anlarda öyle goller attı ki, katkısı sadece gol değil.
Aslında dün gece çok iyi oynadık. Özellikle ikinci yarıda İsviçre'yi bir hayli zorladık. İlk devre yediğimiz gol tam bir şanssızlık. O dakikadan sonra biraz bozulsak da, saha şartları bizi biraz şaşırtsa da, ikinci yarı ne istediysek yaptık.
Kimse bugün "Terim şöyledir, böyledir" demesin. Aslında dün geceki oyun ve skor, ilk maçta Portekiz'e karşı oynadığımız kadronun ne kadar yanlış olduğunu bir kez daha gösterdi.

Kazım Kanat (Sabah) Oyunun patronu Arda Turan olunca

Terim ikinci 45 dakikada yapması gereken doğruları yaptı.
Terim'in üç doğrusu, Terim'i de Türkiye'yi de kurtardı:
1-Gökdeniz Karadeniz ve Tümer Metin'i oyundan alarak doğru yaptı. Böylece orta sahada topa sahip olduk.
2-Semih Şentürk'ün oyuna girmesi ile hiç olmazsa yan ve yüksek toplara gittik.
3-Hücumda risk aldık. Arda Turan'ı oyunun lideri yaptık. Böylece; koşan, savaşan ve maçı kazanmak isteyen Türk çocuklarına güvendik.
Kaynak:
Bu haber toplam 862 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri