Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türklerin Yunan adasıyla ilgili planı

15 Ocak 2009 / 07:49
Teodoros Pangalos’un iddiasına göre, 1986’da Yunan gizli servisinin bir denizci Türk subayından aldığı belgede, bir Yunan adasının Türkiye tarafından işgal edilmesi planı yer alıyor.
Murat İlem'in haberi

Yunanistan’ın eski Dışişleri Bakanı Teodoros Pangalos, 1986 yılında ülkesi ile Türkiye arasında önemli bir casusluk olayı yaşandığını ileri sürdü. Önceki gün konuyla ilgili olarak “Flash 96” radyosuna açıklamalar yapan Pangalos, elde ettikleri belgenin içeriğinde önemli bilgiler bulunduğunu da iddia etti.

Yunanistan’da yayımlanan Etnos gazetesinin “Flash 96” radyosundan alıntı yaptığı habere göre olay 1986 yılında Yunan gizli servisinin Türk Deniz Kuvvetleri’nde görevli bir subayla ilişki kurması ile başladı. Yunanistan gizli servisi elemanları Türk deniz kuvvetlerinde görev yapan subayın elinde önemli belgeler bulunduğunu öğrenince bağlantılarını ilerlettiler ve bir süre sonra Türk subaydaki belgeleri ele geçirmeyi başardılar. Pangalos’un ileri sürdüğüne göre Türk denizci subaydan elde edilen belgelerde Yunanistan’a ait önemli bir adanın Türkiye tarafından işgali ve işgal sonrasında adada uygulanacak birtakım stratejiler konu ediliyordu. Pangalos, o dönem belgeleri inceleyen Yunanistan Genelkurmay başkanlığı subaylarının, söz konusu önemli adanın Midilli adası olduğu sonucunu çıkardıklarını da ifade etti.

İlk ‘casusluk olayı’ değil

Türkiye ile Yunanistan arasında çeşitli dönemlerde casusluk olayları yaşandı. Son otuz yıl dikkate alındığında ilk olay 1992 yılında meydana geldi. Konstantin Miçotakis’in başbakanlığı döneminde diplomatik pasaportla İzmir Başkonsolosluğu’na tayin edilen Savas Kalenderidis adlı Yunanlı subay, istihbari faaliyetlerde bulunurken MİT tarafından yakalandı. Miçotakis’in sağ kolu olan Dendranis’le sürekli irtibat halinde çalışan Kalenderidis dört yıl hapse mahkûm oldu. Daha sonra anlaşmalı olarak Yunanistan’a geri çekildi. PKK ile yakın ilişki içinde olan Yunanlı ajan, Apo’nun yakalanma sürecinde sürekli olarak yanında dolaştı. Çok iyi Türkçe ve Kürtçe bilen Kalenderidis, Apo’nun yakalanmasından hükümetini sorumlu tutarak ajanlıktan istifa etti. İkinci olay 2005 yılının Mayıs ayı ortalarında meydana çıktı. O dönem Evangelos Polisos ve Konstandinos Tombuloğlu adlı iki Yunan casusu, Aydın’a bağlı Baltaköy’de bulunan mühimmat deposunu fotoğraflarken yakalandı.

Söz konusu kişilerin üzerlerinde ve otel odalarında yapılan aramalarda iki fotoğraf makinesi, beş cep telefonu, bir dürbün, ses kayıt cihazları, uydu bağlantılı telefonlar, başka isimler adına düzenlenmiş sahte evrak ve pasaportlar ele geçirildi. Dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün Yunanlı mevkidaşı Petros Moliviatis’i bilgilendirmesi sonrasında her iki bakanın anlaşması ile casuslar serbest bırakıldı ve ülkelerine döndüler.

PASOK dönemi

Yunanistan eski Dışişleri Bakanı Pangalos’un ileri sürdüğü casusluk olayının yaşandığı 1986 yılında partisi PASOK iktidardaydı. Yunanistan’da dönemin hükümeti 1986 yılının Şubat ayında Midilli merkez olmak kaydıyla Ege Bakanlığı’nı kurdu.

Türkiye’ye karşı sert politikalar izleyen dönemin başbakanı Andreas Papandreu’nun 6 Mart 1987’de uluslararası bir şirkete Taşoz Adası açıklarındaki ihtilaflı bölgede petrol arama izni vermesi ile ilişkiler yeniden gerildi. Başbakan Turgut Özal, Yunanistan’ın bu kararı almasından yirmi gün sonra 27 Mart 1987’de TPAO’ya Ege’nin kuzeyi ve kuzeydoğusundaki uluslararası sularda petrol arama izni verdi. İznin verilmesinden 24 saat sonra ilk Türk petrol arama gemisi MTA Sismik-1 Türk savaş gemileri eşliğinde Ege’ye açıldı. Genelkurmay Başkanlığı Atina’ya sismik araştırmalar yapan gemiye saldırı olmasının “savaş nedeni sayılacağı” uyarısı yaptı. NATO ve ABD’nin devreye girip Papandreu’yu uyarmaları sonucu Yunanistan uluslararası sulardan çekilmek zorunda kaldı.
Kaynak:
Bu haber toplam 1472 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri