Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

103 büyükelçi ne dedi?

16 Temmuz 2008 / 18:23
Türkiye'nin yurtdışında görev yapan tüm Büyükelçilerinin katılımıyla Ankara'da başlayan “Büyükelçiler konferansının” ilk gününe damgayı, Türkiye'nin yaşadığı iç karışılıkların dış politikaya etkileri ile ABD ile ilişkiler konusu vurdu.
Türkiye'nin ilk kez, yurtdışında görev yapan yüzden fazla Büyükelçi ile, merkez teşkilatındaki büyükelçileri bir araya getirdiği, toplam dört gün sürecek toplantıların ilk gününde, AB ve ABD ile ilişkiler, Güneydoğu Asya politikaları ve Balkanlar masaya yatırıldı.

Farklı salonlarda, dünyanın farklı coğrafyalarını görüşen Büyükelçilerin dile getirdiği ortak endişe ise, Türkiye'deki iç karışıklıkların, Türk dış politikasına olası olumsuz etkileri oldu.

En tartışmalı oturumlardan biri, ABD ile ilişkiler konusundaki oturum oldu.
Büyükelçiler, Türkiye'nin ABD ile “stratejik ittifakına” atıfta bulunarak, Washington yönetimi ile Ankara'nın dünya meseleleri konusunda “hedeflerinin hemen hemen aynı” olduğu konusunda görüş birliğine vardılar.

İRAN KONUSUNDA BAKIŞ AYNI, YÖNTEM FARKLI

Ancak her ne kadar ABD ile Türkiye'nin “hedefleri” aynı olsa da, pek çok konuda bu hedefe varmak için izledikleri yöntemlerin “farklı” olduğu tespiti de yapıldı. Bu çerçevede en çok öne çıkan konu ile ABD ile İran arasındaki, nükleer anlaşmazlık oldu. Türk Büyükelçiler, İran'ın nükleer güç haline gelmesinin orta ve uzun vadede Türkiye için sıkıntı yaratacağına dikkat çekerken, bu konuda, ABD'nin yaklaşımından farklı olarak, “barışçıl yöntemler” ve “ekonomik yaptırım ile ödüllerin” kullanılması gerektiğine dikkat çektiler.
Konferansta, ABD ile görüş ayrılıklarının “müttefiklik ilişkisi” içinde ele alınması ve çözülmesi konusunda da ortak bakış ortaya çıktı. Büyükelçiler, “dünyada ne yaşanırsa yaşansın, bu konulara iki ülke müttefiklik ilişkisi içinde yaklaşmalı” görüşünü vurguladılar.

WASHINGTON BÜYÜKELÇİSİ'NDEN SEÇİM BRİFİNGİ

Büyükelçiler, dün akşam yemeğinde ise Dışişleri Bakanı Ali Babacan tarafından ağırlandılar. Yemek sırasında Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy, ABD'de yaklaşan Başkanlık seçimleri konusunda bilgi verdi. Şensoy, iki başkan adayı, Barrack Obama ve John McCain'in dünya sorunlarına bakışları üzerinde durdu, gördüğü farklılıkları meslektaşları ile paylaştı.
Türk Büyükelçilerinin bu tarihi konferansının ilk gününde öne çıkan diğer konular ise şöyle oldu:

KANADA İLE “SOYKIRIM GERGİNLİĞİ” SONA ERDİRİLSİN

Kanada ile Türkiye arasındaki ilişkiler, bu ülke parlamentosunun 2004 yılındaki sözde Ermeni soykırımını tanıma kararının ardından büyük sekteye uğramıştı. Kanada şirketleri stratejik kamu ihalelerinden dışlanırken, bu ülkeyle olan üst düzey ziyaretler de iptal edilmişti. Ancak dünkü Büyükelçiler toplantısında, “Kanada'nın bir NATO ülkesi olduğu”, Türkiye ile stratejik konularda işbirliğinin önemli olduğu görüşü ağır bastı ve Kanada ile ilişkilerin “tekrar eski seviyeye getirilmesi” kararlaştırıldı. Ancak bu konuda Kanada hükümetinin de “adım atmasının gerekli olduğunu” söyleyen Büyükelçiler de oldu.

GÜNEYDOĞU ASYA PAZARINA GİRELİM

Konferansın bir başka ilginç oturumu ise, Güneydoğu Asya ülkeleri ile ilişkilerin ele alındığı toplantı idi. Dünyanın bu bölgesinin özellikle ekonomik olarak son dönemde çok geliştiğine dikkat çeken Türk Büyükelçiler, 2015'de Güneydoğu Asya İşbirliği Örgütü'nün (ASEAN) ortak pazara geçeceğini, Türkiye'nin de bu pazara “bir şekilde” eklemlenmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardılar. Şu anda Türkiye ile ASEAN arasında herhangi bir kurumsal ilişki bulunmuyor. Türkiye'nin ASEAN'a önce gözlemci olması, ardından da ilişkileri geliştirilmesi planlanıyor. (ASEAN üyeleri: Brunei, Kamboçya, Endonezya, Laos, Malezya, Myanmar, Filipinler, Singapur, Tayland, Vietnam)

”BİZ BALKAN ÜLKESİYİZ. BUNU VURGULAYALIM”

Özelikle Balkan ülkelerinde görev yapan Büyükelçilerinin gündeme getirdiği bir başka konu ise, “Türkiye'nin Balkan ülkesi” kimliğinin yeterince vurgulanmadığı oldu. Balkan ülkeleri ile “tarihi ve özel ilişkilerin” durgunluktan çıkarılması gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı. Türkiye'nin, Kosova konusunda daha aktif olması üzerinde de duruldu. Ancak Kosova krizi nedeniyle Sırbistan ile bozulan ilişkilerin tamiri için, Ankara'nın adım atması gerektiği vurgulandı. Türkiye'nin Kosova'yı tanıması nedeniyle, Sırbistan hala Türkiye'nin yeni atadığı Büyükelçi'nin “resmen” göreve başlamasına olanak tanımıyor. Atandıkları ülkeye giderek, fiilen göreve başlayan Büyükelçilerin, ülkelerini “resmen temsil etmeleri” için güven mektubunu, görev yaptıkları ülke devlet başkanına sunmaları gerekiyor. Ancak Kosova krizi nedeniyle Sırbistan Devlet Başkanı, aylardır Türkiye Büyükelçisi Süha Ümar'a, güven mektubunu sunması için randevu vermiyor.

”AB İÇİN SADECE REFORM YAPMAK YETMEZ, BUNLAR UYGULANMALI DA…”

Büyükelçiler konferansının ilk gününde, Türkiye'nin AB üyesi ülkelere ilişkileri de ele alındı. Bu konuda öne çıkan görüş, Türkiye'nin, başta Fransızlar olmak üzere Avrupa halklarını “kazanmak” için ciddi bir program ve propaganda faaliyetine girmesi gerekliliği oldu. Büyükelçilerin tümü, AB üyelik sürecine destek verip, reformların sürdürülmesini de istediler. Bu konuda hükümete yapılan uyarı ise, “reform yapmak yetmez. Bunları tam olarak uygulamaya da koymak gerekir” oldu.

TÜRKİYE'NİN “SOFT POWER”I ÖNE ÇIKARILSIN

Ortadoğu oturumunda ise, Türkiye'nin barış sürecinde oynadığı rol masaya yatırıldı. Irak'la ilişkilerde ilk kez, Iraklıların PKK terörüne verdiği destek gibi “olumsuz yönler” yerine, “bu ülkeyle olumlu ilişkiler kurmanın yolları” üzerinde duruldu. Bu çerçevede, Türkiye'nin özellikle “soft power'ını”, yani ekonomik büyüklüğü ve kalkınmışlığı, entelektüel yapısı gibi “yumuşak güçlerini” kullanarak devreye girmesi gerektiği üzerinde görüş birliğine varıldı. Aynı “soft power”ın, Ortadoğu ülkeleri ile ilişkilerde de devreye sokulması üzerinde duruldu.


Kaynak:
Bu haber toplam 746 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri