Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

27 Mayıs'ın büyük tahribatı

26 Mayıs 2008 / 08:31
27 Mayıs'ın en büyük tahribatı, darbeci zihniyetin yolunu açmasıdır.

Adnan Menderes Hükümeti'nde Milli Eğitim Bakanı olarak görev yapan ve 1960 askeri darbesinin ardından tutuklanarak Yassıada'ya nakledilen Tevfik İleri'nin Kızı Cahide İleri Aksoy, 27 Mayıs ve sonrasında yaşadıklarını anlattı.

İleri'nin döneme tanıklık eden Kızı Aksoy, "27 Mayıs'ın en büyük tahribatı darbelerin yolunu açması, darbe edebiyatını ortaya çıkarmasıdır" dedi.

27 Mayıs, demokratik hayatta yol açtığı darbe geleneğinin yanısıra yargılama şekli ve sonrasıyla da tartışılmaya devam ediyor. 48'inci yılına girilen darbe, getirdiği haksız uygulamaların yanısıra çok sayıda siyasiyi ve ailesini mağdur etti.

Bu çerçevede, dönemin mağdurlarından biri gençliğinin ilk dönemlerinde türlü sıkıntılarla karşılaşan DP'li Tevfik İleri'nin Kızı Cahide. Babası Yassıada'da yargılanan, aldığı idam cezası müebbet hapse çevrilen İleri, sürecin tanığı olarak 27 Mayıs ve Yassıada sürecinden söz etti. Kocatepe'deki evinde dönemi ana hatlarıyla anlatan Cahide İleri, 27 Mayıs'ın en büyük mirasının memleketteki darbelerin yolunu açması dolduğunu kaydetti.

Türkiye'nin o zamana kadar darbe görmediğine işaret eden Menderes kabinesinin Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri'nin Kızı, "Bu tür hareketler Ortadoğu'da görülüyordu, biz dâhil kimse böyle bir darbeyi beklemiyordu. Menderes'e darbe ihbarları geldiğinde 'Ordu bunu niye yapsın' sözlerini sarf ettiğini hepimiz biliyoruz" diye konuştu.

Cahide İleri Aksoy, 27 Mayıs 1960'taki askeri ihtilalin ardından her 10 senede bir darbe beklentisi içine girildiğini ifade etti. 27 Mayıs'la seçimle iş başına gelen iktidarın askeri darbe yoluyla indirildiğine işaret eden İleri Aksoy, hareketle hem de DP'ye hem hukuka vurulduğunu belirtti.

Aksoy, darbenin ilk TBMM'ye karşı yapıldığını sandıklarını açıklarken, Eskişehir'de Menderes'in yakalandığını öğrendiklerini ve 27 Mayıs'ın DP'ye yönelik olduğunu anladıklarını söyledi.

Ailece yaşadıklarına da açıklık getiren İleri Aksoy, Sıhhiye'deki evlerinden tank seslerini duyduklarını dile getirdi. İleri, sonraları babasının, Harbiye'ye götürüldüğünü öğrendiğini belirtti. Kapılarına asker konulduğunu ve evden çıkışlarının yasaklandığını hatırlatan Cahide İleri Aksoy, yakınlarının asker süngüleri arasında kendilerine erzak getirdiğini açıkladı. Tevfik İleri'nin Harbiye'de kendisiyle ilgili rivayetlere ve endişelere rağmen sükûnetini koruduğunu, rahat rahat uyuduğunu anlatan Kızı, derin uykusunu memleket sorunlarını düşünmemesine bağladığını, huzur içinde yattığını söylediğini aktardı.

"BİRÇOK MEKTUP BABAMA ULAŞTIRILMADI; MEKTUPLARIMIZIN KİMİLERİ YIRTILDI, SEVGİ İFADELERİMİZ KARALANDI"

Menderes'in Milli Eğitim Bakanı olan Babası'nın Yassıada'ya nakil şartlarının uygunsuz olduğunu savunan Kızı, "Uçakta elleri kelepçeli, yerde seyahat etti. Tekme atıldığını, uçaktan yuvarlayarak indirdiklerini biliyoruz. Bunun yanı sıra onlara güç kullanma yoluyla film çektirdiler. Değerli insanları film senaryoları içinde yaşattılar. Maddi ve manevi işkencelere tabi tuttular" şeklinde konuştu.

Cahide İleri Aksoy, Yassıada'da kalan Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'dan aldıkları bilgiye dayanarak, babasının gözüne darbe aldığını ve morluk oluştuğunu anlattı. Mektupların 50 kelimeyle sınırlı tutulduğunu bildiren Cahide İleri, her gün göndermelerine rağmen birçok mektubun babasına ulaştırılmamasından yakındı.

Mektuplarda kullandıkları sevgi ifadelerinin kalemlerle çizildiğini, mektuplarının yırtıldığını aktaran İleri Aksoy, kimi duygu ve düşüncelerini şifrelerle belirttiklerini söyledi.

Daha 19 yaşındayken döneme tanıklık eden İleri Aksoy, babasını inancı güçlü ve vatanına, milletine bağlı biri olarak nitelendirdi. Babasının iyi bir milliyetçi olduğunun altını çizen Cahide İleri Aksoy, merhum Milli Eğitim Bakanı'nın hayatını vatan sevgisiyle geçirdiğini vurguladı.

Aksoy, babasının Yassıada'da başına gelenleri büyük bir tevekkülle karşıladığına işaret ederek, mektuplarında sıkıntıları yerine kuşlardan, çiçeklerden söz ettiğini açıkladı. Babasının ailesine bağlı olduğunun altını çizen Kızı, Tevfik İleri'nin mektuplarında eşine hitaben 'Seninle namazlarda buluşuyoruz" ifadesini kullandığını aktardı.

"MENDERES, KONUŞMA MELEKESİNİ KAYBETMİŞTİ; KENDİSİNE İLAÇ YA DA UYUŞTURUCU VERİLMİŞ OLABİLİR"

Menderes'in de Yassıada'daki şartlarına değinen Cahide İleri Aksoy, Başbakan'a da işkence yapıldığına, odasındaki ışığın gece gündüz açık tutulduğuna dikkat çekti. Bakanların 4'er kişilik odalarda tutulduğu bilgisini veren İleri, Menderes'in odasında yalnız kaldığını ve dışarı çıkmaktan mahrum edildiğini açıkladı.

İleri Aksoy, Adnan Menderes'in yaşadıklarının ardından konuşma melekesini kaybettiğine temas ederken, kendisine ilaç ya da uyuşturucu verilmiş olabileceğini dile getirdi.

27 Mayıs sonrasında ailece yaşadıkları dramdan da bahseden Aksoy, maddi durumlarının iyi olmadığını söyledi. İşe girmek suretiyle çalıştıklarını ve babasına para gönderdiklerini belirten Cahide İleri, "İş ararken pek çok yere müracaat ettik. Başvurularımızda soyadımız ortaya çıktı ve firmalar bizi çalıştıramayacaklarını söyledi. Ben daha sonra Hollanda Sefareti'nde çalışmaya başladım" dedi.

İleri Aksoy şöyle devam etti: "O sıralar biz üç kardeş eğitim görüyorduk. Öyle büyük bir mal varlığından söz edemezdik. Sıhhiye'de kiralık bir evde oturuyorduk. Zaten askeri darbeden sonra olanlara da el konulmuştu.

Babam ve DP'lilerin ellerindeki her şey alındı. Türk siyasal hayatında ve öncesinde hiçbir siyasi zümre, bu kadar denetimden geçtikten sonra temize çıkmamıştır.

Bununla birlikte 27 Mayıs'tan sonra 7 ya da 8 asker bir akşam evimizi basmak suretiyle evimize girdi ve kitaplığı aşağı indirdi. Annemin yatak odasına girip mahrem kıyafetlerini ortaya döktüler, mücevher aradılar."

"27 MAYIS'IN ARDINDAN DARBE EDEBİYATI ORTAYA ÇIKTI"

Cahide İleri Aksoy, aile hayatlarına tahribat veren 27 Mayıs'ı memlekete yönelik bir felaket olarak nitelendirdi. 27 Mayıs'tan sonra darbe edebiyatının ortaya çıktığına dikkat çeken İleri Aksoy, "Başka ülkelerde ne zaman sorunlar yaşansa seçimlerle noktalanır. Ancak bu teamüle rağmen ülkemizdeki herhangi bir sorun karşısında kimi aydın çevreler davetkâr bir biçimde ordunun müdahalesini istiyor. İşte 27 Mayıs'ın en büyük tahribatı budur" şeklinde konuştu.

CHP'nin orduyla birlikte başa gelebileceğini ima eden İleri Aksoy, söz konusu siyasi teşekkülün halkın oylarıyla iktidara gelemeyeceğini bildiğini ve başka yollara tevessül ettiğini ifade etti.

Milletin yapılanları unutmayacağını vurgulayan Tevfik İleri'nin Kızı, Babasını Kayseri Cezaevi'nde ziyarete gittiklerini ve halkın kendilerine ikramlarda bulunduğunu kaydetti ve "Onlar bizim için buradalar" dediklerini aktardı.

Kaynak:
Bu haber toplam 1654 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri