Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

31 Mart’ta Yahudiler nasıl bir rol oynadı?

04.03.2009 19:01
Konya Aydınlar Ocağı Şeref Başkanı ve Şeyhül Muharririni Mehmet Ali Uz, II. Abdülhamîd Han ve Filistin Dönemi’ni anlattığı Salı Sohbetinde, “Üstün bir siyâsî zekâya sahip olan Osmanlı Sultanı II. Abdülhamîd Han, masonlar ile Yahudilerin en büyük düşmanı o
Aydınlar Ocağı tarafından Sille Kültür Evi’nde düzenlenen tarih sohbetinde, Osmanlı-Yahudi münasebetlerini yakından ilgilendiren II. Abdülhamîd dönemindeki siyaset uygulamalarını dile getiren Araştırmacı-Yazar M. Ali Uz, Sultan II. Abdülhamîd Han’ın, 31 Ağustos 1876’da 34. pâdişâh olarak Osmanlı tahtına çıktığını ve siyasî zekâsını zaman ve zemine göre ustaca kullanarak Osmanlı Devleti’ni 33 yıl ayakta tuttuğunu söyledi.

İkinci Abdülhamîd’in devleti çok buhranlı bir dönemde devraldığını belirterek “Osmanlı Devleti’ne göz diken emperyalist devletlerin emelleri, onu içten kemiren kavimlerin yıkıcı faaliyetleri, Türk-İslâm düşmanlığı ve nihayet siyonistlerin Filistin’de yurt kurma gayeleri bütün menfî kuvvetleri birleştirmiş ve Sultan Abdülhamid’i de hedef haline getirmişti” diye konuştu. İmparatorluğu otuzüç yıl ayakta tutan Abdülhamîd Han’a, dünyada olduğu gibi içerde de İttihat ve Terakki başta olmak üzere bir avuç aydının düşman olduğunu ifade eden yazar M. Ali Uz, Avrupa’da mason ve yahudilerin yönlendirdiği İttihat Terakki mensuplarının, 1. Dünya Savaşı’yla birlikte koskoca imparatorluğu çok kısa bir zamanda çökerttiklerini ve dünyada Osmanlı’ya ihanet edenlerin sıkıntılarını da şimdiki torunlarının çektiğini belirtti.

Abdülhamîd Han’ın Filistin’e yönelik siyasetinin çok bilinçli olduğunu ve Filistin topraklarından hiçbir zaman taviz vermediğini kaydeden yazar Uz, konuşmasında şu bilgilere yer verdi: “Filistin’e Yahudi göçü 1880’li yıllarda başlar. Osmanlı bu göçü 1883’de yasaklar. Siyonizm’in kurucusu Theodore Herzl, nabız yoklamak amacıyla 1896’da İstanbul’a gelerek Sultan II. Abdülhamîd Han’dan Filistin’in Yahudi göçlerine açılması ve buranın muhtar bir Yahudi idaresine sahip olmasına karşılık, Osmanlı’nın Avrupa devletlerine olan borçlarını ödenmesi ve Avrupa basınında padişah lehine propaganda yapmak teklifini sunmak için görüşme talebinde bulundu. Ancak kendisi padişah ile görüşmeyip, tekliflerini yakın adamı Polanyalı Nevlinsky vasıtasıyla yapmıştır. Bu tekliflere hiddetlenen Sultan Abdülhamid, tarihî şu cevabı vermiştir: ‘Ben bir karış toprak bile olsa satmam. Zira bu vatan bana ait değil, milletime aittir. Benim milletim bu toprakları savaşta kanlarını dökerek kazanmışlar, onu kanları ile verimli kılmışlardır. Bu toprak bizden sökülüp alınmadan evvel, biz onu tekrar kanlarımız ile sularız.””

31 MART OLAYI VE YAHUDİLER
Yahudilerin, tekliflerini meşru yollarla kabul ettiremeyeceklerini anladıkları için II. Abdülhamîd Han’ı tahtan indirmek için suikast dahîl her yola başvurduklarını belirten Araştırmacı-Yazar M.Ali Uz, “Bunun için Avrupa’da Jön Türk grubuna destek vermişler, İttihat ve Terakki Cemiyeti içerisinde büyük rolü bulunan Emmanuel Carasso harekete geçirilmişti. Carasso, Siyonist bir heyetle 17 Eylül 1901’de Sultan Abdülhamîd’in huzuruna çıkarak bazı tekliflerde bulunmuştur. Abdülhamîd Han, bu tekliflere sinirlenerek heyeti huzurundan kovmuştur” dedi.

İkinci Meşrutiyet’in ilânı ve 31 Mart olayıyla birlikte Selanik’ten hareket eden Hareket Ordusu’nun Sultan II. Abdülhamîd Han’ı tahttan indirdiğini ve bu darbenin Türk tarihine kara bir leke olarak geçtiğini kaydeden yazar Uz, Cumhuriyet’ten sonra yapılan darbelerin sebebinin hep “irtica”ya dayandırıldığına dikkat çekti.

Hilâfetin 3 mart 1920’de kaldırıldığına işaret eden Uz, “Abdülhamîd Han hem Türk Hakan’ı, hem de İslâm Halifesi olduğunun şuuruyla hareket etti. Abdülhamîd han, hilafet gücünü en iyi kullanan Osmanlı Sultanıdır. Afrika’dan Uzak Doğu ülkelerine varıncaya kadar bir Kur’an ve bir Selâm ile ve özellikle İngilizler’in oyunlarını Hilâfet gücüyle bozmuştur” diye konuştu.

Yazar M. Ali Uz, Sultan Abdülhamîd’in özelliklerinden bahsederken de, hiçbir karar ve anlaşmanın altına “abdestsiz” imza atmadığına işaret etti. Sohbetin sonunda II. Abdülhamid döneminde yapılan bayındırlık, kültür ve eğitim hizmetlerinden de bahseden Uz, daha sonra kendisine yöneltilen soruları cevaplandırdı.

Mustafa Balkan

Bu haber toplam 970 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri