Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

50 trilyona ne oldu?

01 Temmuz 2008 / 14:03
DSP'nin '50 trilyon'u eridi DSP'deki kavga başka gerçekleri su yüzüne çıkarttı. Zeki Sezer'in Genel Başkanlık yaptığı son 4 yılda, parti seçime dahi girmediği halde yaklaşık 50 trilyon lira harcama yapıldığı anlaşıldı...
DSP'de kavga var.
Parti, "Rahşan Ecevit"çiler ve "Zeki Sezer"ciler olmak üzere ikiye bölündü.
Rahşan Ecevit'in Zeki Sezer'e "Partiyi büyütemiyorsun. Genel Başkanlık'tan istifa et" demesi üzerine,Sezer ve arkadaşları "direniş" kararı aldı.
Sezer "Genel Başkan benim, görevimin başındayım" derken, Rahşan Hanım'ın eleştirisine de "Ben partiyi yüzde 30-40'la değil, yüzde 1.5'la teslim aldım" yanıtını verdi.
Peki kim haklı?
Olayı tüm boyutlarıyla tarafsız bir şekilde ortaya koymak için "rakam"lara bakmak gerekiyor.


***

Zeki Sezer, 2004 yılının Temmuz ayında DSP Genel Başkanı seçildi.
Rahşan Hanım'a söylediği doğru: Göreve geldiğinde, partinin oyu tabana vurmuştu.
Aradan 4 yıl geçti.
Dün açıklanan en son kamuoyu yoklamasına göre, partinin oyu yine yüzde 1.5.
Kararsızları eklediğinizde yüzde 2.1
Düşünün.
Türkiye genelinde 900 civarında örgütü bulunan bir partinin oyu hiç kıpırdamamış.
Bu arada ne olmuş?
Partinin kasasındaki para Ecevit döneminde 90 trilyon lirayken, bugün 40 küsür trilyon liraya düşmüş.
Yaklaşık 50 trilyon liralık harcama yapılmış.
Ama kamuoyu yoklamalarına göre, oylar yerinde sayıyor.
2 ay önce Sezer'e anketleri sorduğumda "Onlar taraflı" diyor, gerçek oylarının daha yüksek olduğunu söylüyordu.
Ama dün yeni bir araştırma sonucu açıklandı:
Partinin oyu yine yüzde 1.5.


***

Peki, seçime dahi girmemiş bir parti nasıl oluyor da yaklaşık 50 trilyon lira harcayabiliyor?
Yanlış anlaşılmasın.
Burada bir yolsuzluk iması yoktur.
Yıllarca Ecevit'in yanında "siyasi terbiye" alan, kendi kişisel dokusu da son derece düzgün olan Zeki Sezer'in dürüstlüğünden kimse endişe etmiyor.
Ama, 900 civarındaki il, ilçe ve belde örgütünün elektriği, suyu, telefonu ve kirası Genel Merkez'den ödeniyor.
Peki örgütler bu desteğin karşılığını verebildi mi?
Ya da Genel Merkez, örgütleri ve halkı heyecanlandırma, ayağa kaldırma becerisini gösterdi mi?
2006-2007 yıllarında çok sayıda miting düzenlendiği halde, DSP'nin yerinde saymasını sorgulamak gerekiyor.
Çünkü bugün sözü edilen oy oranı, Ecevit'in cenaze törenine katılanlardan bile düşük.
Burada sorgulanması gereken bir şey yok mu?


***

Rahşan Ecevit'e gelince:
Çocuğunun üzerine fazla düşüp kişisel gelişimini engelleyen anneler gibi davranıyor.
Oysa DSP 23 yaşına gelmiş bir partidir.
Rahşan Hanım, bu partinin büyümesini istiyorsa, artık kendi haline bırakmalıdır.
Yeri gelmişken, DSP'nin 23 Kasım 1985 tarihindeki 1. Kurultayı'nda Rahşan Ecevit'in yaptığı konuşmadan bir bölümü hatırlatalım:
"Bu parti kişilerin değil, halkın partisidir. Eğer bu parti, diyelim ki bundan 7 yıl sonra, belirli kişilerin önderliğine gereksinme duyar durumda olursa, şunu biliniz ki, buna herkesten önce o kişiler üzülür. Bunları eşim Bülent Ecevit'in de dileği olarak iletiyorum."
Rahşan Hanım'ın o gün söyledikleri çok doğru...
Kaynak:
Bu haber toplam 986 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri