Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

A. Doğan ve Almanya bağlantısı

12 Eylül 2008 / 15:18
Deniz Feneri bombası "Erdoğan"ın ismi bulaştırılarak neden Almanya'da patlatıldı. İşte Aydın Doğan'ın şok Almanya bağları...
Aydın Doğan'ın Gözden Kaçan Almanya bağlantısı…



Türkiye'de Başbakan Erdoğan ile Doğan grubu arasında fırtınalar kopmasına sebep olan Deniz Feneri davasının Alman Savcısı Kertsin Lotz, “Dava sürecinde Türkiye hükümetinin hiçbir baskısına maruz kalmadık. Bu ifadeler iddianameye nasıl girmiş anlamadım” diyor.



İddianameyi kaleme alan isim, günlerdir gündemimizi işgal eden iddiadan bi-haber. Sanıklar da duruşmada ne Başbakan'a ne de Başbakanlığa bir para aktarmadıklarını belirtiyorlar. Öyleyse bu olanlar neyin nesi…



Yeni Şafak gazetesinin çok okunan yazarı Taha Kıvanç (Fehmi Koru), “Biat medyasından son haberler” başlıklı 10 Eylül tarihli köşe yazısını, “Her taşın altından Almanya çıkıyor, değil mi? Almanya bağlantısı önemli...” uyarısıyla bitiriyor. “Komplo” teorilerine oldukça açık bir hedef bu.



Almanya bağlantısı… Hem Doğan hem de son dönemde gündemi hayli işgal eden Ergenekon için son derece önemli. Bir kere, Doğan Medya grubunun yüzde 25'i Alman Axel Springer grubuna ait. Kasım 2006'da imzalanan bu ortaklık sonrası, Doğan Medya Grubu'nun yönetiminde sürekli bir Alman yönetici var.



Axel Springer grubunun Almanya'da en çok satan gazetesi Bild yayın yönetmeni ile Hürriyet'in yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök, karşılıklı birbirlerinin yönetim kurullarında yer alıyorlar. Birbirleriyle haber ve röportajlar paylaşıyorlar. Axel, Almanya'nın en büyük medya kuruluşlarından. 10 bin çalışanı var. Televizyon, gazete, radyo, dergi ve internet siteleri var.



Gelelim öteki Almanya bağlantısına…Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz'ün avukatlara dağıttığı ek cd'de bu konuda ilginç bilgiler mevcut. Savcı Öz, Talip Doğan Karlıbel'in çeşitli medya kuruluşlarında yer alan Ergenekon-Almanya bağlantılarına ait açıklamalarına yer veriyor.



Karlıbel, Veli Küçük ve Kerinçsiz'in sık sık Almanya'ya geldiklerini ve Alman faşistleriyle toplantılar yaptıklarını ifade ediyor. Yine, Ergenekon terör örgütünün Alman faşist grupların oluşturduğu derin devlet yapısıyla benzer özellikler gösterdiğini ifade ediyor. Ergenekon tutanaklarında, başka Almanya bağlantılarına ulaşmak da mümkün.



Ergenekon ile Doğan grubu arasında bir bağ olmadığı(!) için, Almanya'daki bu bağlantılar da bir anlam ifade etmiyor. Olsa olsa bir rastlantı olabilir! Her ne kadar MİT'in Ergenekon Savcısı'na gönderdiği metin de Aydın Doğan, Ertuğrul Özkök, Enis Berberoğlu ve Bekir Çoşkun'un adları medya ayağındaki isimler arasında geçse de, MİT bu bilgileri sadece bir “ihbara” dayandırdığını belirtiyor zaten…



Yazının başında, Almanya bağlantısının “komplo”ya açık olduğunu belirttik. Türk medyasının “komplo ustası” Taha Kıvanç'ın Almanya'yı hedef göstermesi boşuna değil…Diyelim Doğan ve Ergenekon'un Almanya'da güçlü bağlantıları var, tutup savcının iddianamesine “Başbakanlık” ile ilgili bilgileri onlar koydurtmuş olabilir denilemez. Bu kadar komployu Taha Kıvanç bile kaldıramaz…Bu düşünce hukuken “buhtan” olur…



Madem yazının belkemiğine bir gazeteciyi, Taha Kıvanç'ı oturttuk, finali de bir gazeteci ile yapalım. Tansu Çiller'in başbakanlığı döneminde danışmanlığını yapan Can Aksın, 9 Eylül tarihli Bugün gazetesinde yayınlanan “İkinci Başbakanlık Meydan Muharebesi” başlıklı yazısında, Çiller hakkında açılan savcılık soruşturmasıyla ilgili bir anısına yer veriyor. Soruşturmayı açan Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Erbil, gelişmelerin ardından şu açıklamayı yapmış:



“Milliyet Gazetesi Ankara Bürosu'ndan, Ersan olduğunu belirten kişi 8.4.1999 tarihinde, belirli aralıklarla 3 defa Özel Kalem'i aramış, saat 16.30'da, telefonla, DYP Genel Başkanı Çiller'in 6.4.1999 tarihinde yapmış olduğu konuşmaların (Ezan sesinin kesildiği, İmam Hatipler'in kapatıldığı, kendisinin din ve diyanetin kefili olduğu, dinin bekçisi olduğu) Anayasa'nın 24'üncü maddesine aykırılık teşkil ettiğini belirterek, savcılığın işlem yapıp yapmadığını sormuştur. Bu durum suç ihbarı olarak kabul edilmiş, gereği yapılmak üzere bu tutanak tanzim edilmiştir.”



Başbakanın dediği gibi “Bu hamur daha çok su götürür”... İyisi mi “Almanya bağlantısı” üzerinde hiç durmamak. Öyle değil mi Sayın Ertuğrul Özkök?
Kaynak:
Bu haber toplam 876 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri