Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

A.Şener 500 bin$ rüşvet yedi

21 Ağustos 2008 / 15:47
Tuğgeneral Levent Ersöz'ün gizlice yaptığı kayıtlardan birinde Tuncay Özkan, Abdüllatif Şener'in yediği rüşvet ve Ali Müfit Gürtüna ile ilgili bomba açıklamalar yapıyor.
Aktüel Dergisi geçen hafta Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün medyanın önemli isimlerini gizlice kaydettiğini yazmıştı. Mustafa Balbay, Mehmet Emin Karamehmet, Tuncay Özkan ve Nuray Başaran'la ilgili kayıtların bir kısmı da bu haberde yeralmıştı.

Şimdi bu kayıtların içeriği ortaya çıktı...

Haber: Tuncay Opçin/Aktüel

Ergenekon Davası genişleyerek sürüyor. Şu anda kırmızı bültenle aranan sanıklardan Em. Tuğ. Levent Ersöz'ün "kayıt" merakından söz etmiştik geçen hafta. Kaldığımız yerden devam edelim...

Dinlemeleri "Cumhuriyet Çalışma Grubu" yapıyordu. Gizli kayıtları ise Levent Ersöz Paşa ile Hasan Atilla Uğur birlikte planlamışlardı. Ersöz Jandarma İstihbarat Başkanı, Uğur ise Jandarma Teknik Takip Dairesi başkanıydı. Dinlenen ve gizli kayda alınanlar, değerlendirmelerle birlikte "Cumhuriyet Çalışma Grubu"nun hazırladığı sunumlarla Genel Komutan'a yani Şener Eruygur Paşa'ya takdim ediliyordu.

Bu sunumlar arasında özellikle bir isim, Hürriyet gazetesi yazarlarından Cüneyt Ülsever oldukça dikkat çekiciydi. Biz de onunla başlayalım...

"CEMİL ÇİÇEK ARKADAŞIM"

Ülsever'le ilgili bilgiler "Cumhuriyet Çalışma Grubu"nun hazırladığı sunumun 266. ve 267. sayfalarında yeraldı; "Doğan Grubu bünyesindeki Hürriyet gazetesinde köşe yazarlığı yapmakta olup; Emniyet Genel Müdürlüğü, Kaçakçılık ve Organize Suçlar Daire Başkanı Hanefi Avcı ve ekibinin yönlendirmesiyle TSK'yı yıpratmaya yönelik yazılar yazdığı, Recep Tayyip Erdoğan ve bakanlarla doğrudan görüşerek hükümetin Kıbrıs, Avrupa Birliği ve iç politika konularına etki etmeye çalıştığı ve destekleyici yazılar yazdığı, Türkiye'de yaşayan Yahudi kökenli vatandaşların karşılaştıkları sorunları üst düzey bağlantıları vasıtasıyla çözmeye çalıştığı, Doğan Grubu menfaatleri doğrultusunda hükümete medya desteği sağladığı."

Ülsever'le ilgili değerlendirmeler böyle. Bir de Cüneyt Ülsever'in gizlice kayda alınan telefon konuşmaları var. Bu kayıtlar Şener Eruygur ve Levent Ersöz'de yakalanan belgeler yanında Hurşit Tolon'un bilgisayarından da çıktı.

Bir telefon görüşmesinde Ülsever, TMSF tarafından daha sonra Star Medya Grubu ile Sabah-ATV Grubu'nda üst düzey göreve getirilecek olan Adem Gürses'le görüşüyor. Gürses, TRT'nin başına geçmek için Ülsever'in desteğini istiyor. Ülsever de bu desteği severek vereceğini söylüyor.

Ülsever-Gürses görüşmesinin ilk kayıtlarında Gürses, Tuncay Özkan'dan boşalan Çukurova Medya Grup Başkanlığı'yla ilgileniyor. Bunun için hükümet çevresinden bir isim Adem Gürses'e konuyu açmış. Bu görevi isteyip istemediğini sormuş. Gürses bu bilgiyi iletiyor Ülsever'e. Ülsever ise temkinli; "Haberin olsun. Biz bu kazığı Tuncay Özkan döneminde Mesut Yılmaz'dan yedik. Onun için siyasilerin empozesinde çalışmayacağız diyorlar. Ben de sana bir tüyo vereyim, bana da başka bir isim söylendi. Başbakan söylemiş diye, ben de yakın görüştüğümüz insanlara sordum. O kişiyle ilgili genel bir perspektifle biz yeterince kazık yedik. Böyle birşey olmaz, şu anlamda söylüyorum, teyakkuzda ol, bu iş epey kaynıyor. O ekip yurtdışından para getirip ben burada hortumcu gözükmek istemiyorum, bıktım, benim üzerime bu kadar gelinirken benim yurtdışındaki bankalarda hala kredim var diyecek."

Show TV konusu böyle kapanırken, ikilinin üzerinde durduğu diğer gündem maddesi TRT Genel Müdürlüğü. Gürses'i dönemin Başbakanlık müşavirlerinden Prof. Dr. Nabi Avcı düşüncesini öğrenmek için aramış. Gürses, adının Ülsever'in teşvikiyle gündeme geldiğini düşünüyor. Ülsever, Gürses'e başka bilgiler veriyor: Biliyorsun Adalet Bakanı Cemil Çiçek benim samimi arkadaşım. Onunla daha önce konuşurken senden bahsettik."

Gürses, Başbakan Erdoğan'ın kendisine karşı rezervi olduğunu düşünüyor. Ülsever ise Prof. Dr. Avcı ile görüşmesini öneriyor; "Sen görüş ondan sonra beni ara. Ben Cüneyt (Zapsu)'i ve Adalet Bakanı'nı ararım. Kendi kendimize gelin güvey olmayalım. Sen birşey belli etme. Şu anda cumhurbaşkanı ile aralarında bir yumuşama var imajı yaratmaya çalışılıyor. Bunun için senin adın geçebilir. Cumhurbaşkanı seni kime soracak? Askere... Asker de zaten seni önceden tanıyor."

ŞENER 500 BİN DOLAR ALDI

Levent Ersöz ve Atilla Uğur ikilisinin gizli kayda aldığı bir diğer isim Tuncay Özkan'dı. Özkan'ın görüşme notlarının medya ile ilgili kısmını geçen hafta yayınlamıştık. Özkan burada sadece gazetecileri değil, siyasetçileri de ihbar etti. Bunların arasında dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna ile Bakan Abdüllatif Şener başı çekiyordu.

Gürtuna, R. Tayyip Erdoğan AKP'yi kurduğunda mesafeli durmuş, partiye katılmamıştı. Ancak tekrar büyükşehir belediye başkan adayı olmak istiyordu. AKP'den ise olumlu bir sinyal alamamıştı. Mahalli idareler seçimlerine de çok az bir süre kalmıştı. Gürtuna kendi propagandasını yapmak için İstanbul TV diye bir televizyon kanalı kurmuştu. Show TV'den atıldıktan sonra bu kanalı almak için Tuncay Özkan harekete geçmişti. Kuvvet komutanlarıyla görüşerek kendisine destek olunmasını istiyordu. Görüşmeye gittiği Ersöz'e de uzun uzadıya konuyla ilgili bilgi verdi.

Özkan'a göre Gürtuna bu kanalı müteahhitlere kurdurmuştu ve sahibi de zaten iki müteahhit gözüküyordu. İstanbul Belediyesi de içine 1 milyon dolarlık malzeme koymuştu. İşte Tuncay Özkan bu kanalı almaya çalışıyordu ve bu iş için devreye Bedrettin Dalan girmişti. Dalan ve Gürtuna, Dalan'ın belediye başkanlığı döneminde birlikte çalışmışlardı.

Gürtuna, Özkan'dan sadece para istemiyordu. Aynı zamanda AKP dışındaki tüm partilerin ortak adayı olmayı düşünüyordu. Bunu sağlayacak yegane isim ise Tuncay Özkan'dı. İşte Gürtuna'nın Tuncay Özkan için zor şartı buydu. Özkan, bu şartı yerine getiremeyeceğini biliyordu. Bunun için TSK'nın Gürtuna'ya psikolojik baskı yapması gerektiğini dile getiriyordu Ersöz ve Uğur'la yaptığı görüşmede.

Yine aynı görüşmede Özkan'ın gündeme getirdiği bir başka isim Abdüllatif Şener'di. Özkan'ın iddiasına göre, Abdüllatif Şener Mehmet Emin Karamehmet'in BDKK ile varolan sorunlarını çözmek için iş takibi yapanlardan biriydi ve sadece bu takip işi için Çukurova Grubu'ndan 500 bin dolar almıştı. Özkan'ın Şener için düşüncesi de net; "Abdüllatif Şener herhangi biri götürsün parayı koysun, hemen alır. Eskiden de biliyorsunuz Fazilet Partisi'nde iken de Abdüllatif bu bağış falan işlerine bakardı."

2003-2004 yıllarında AKP Hükümeti ile arası hayli açık olan gruplardan bir tanesi de Uzan Grubu'ydu. Uzan Grubu'ndan Levent Ersöz'le görüşen isimler; Cem Uzan, Kıvanç Değirmenci adını kullanan İsmail Yıldız ve Ergenekon sanığı Hayrullah Mahmut'tu. Bu görüşmelerdeki kilit isim ise İsmail Yıldız'dı. Yıldız, Ersöz'e, Uzan'ın bir dönem sağ kolu olan gazeteci Can Ataklı'yı ispiyonluyor; "Can Ataklı'nın ağzı gevşektirsır tutmaz" diyordu. Ataklı konusunda Hayrullah Mahmut'la sürekli tartıştıklarını anlatan Yıldız'a göre, "Ataklı çok şey biliyor gibi görünen bir cahil"di.

Bir dönemin sonunu getiren Ergenekon Davası dipsiz bir kuyu. Karşınıza kimin nerede ve nasıl çıkacağı belli değil...
Kaynak:
Bu haber toplam 1166 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri