Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ABD'nin Suriye Saldırısı Bir Tehdit mi?

28 Ekim 2008 / 14:23
ABD'nin Suriye'ye yönelik hava saldırısında bulunması ve sivillerin ölmesi, iki ülke arasında gerginliği arttırdı.
ABD Suriye'nin Irak'a müdahale ettiği yönündeki suçlamasında oldukça ısrarlı. Washington yıllardır Suriye'yi, şayet Irak'a giren direnişçileri durdurmadığı taktirde gerekli önlemleri almakla tehdit etti.

Öte yandan Amerika'nın bölgeye gelişini petrol kaynaklarını ele geçirme ve işgal olarak gören Suriye'nin bu suçlamalara tepkisi ise her zaman farklı oldu.

Amerikan güçleri'nin 2003 yılında Bağdat'ı ele geçirmesinden beri Suriye'yi, teröristleri desteklemek ve sınırlarından Irak'a sızmalarına izin vermekle suçluyor. Daha ilk yıllarda dönemin işgal valisi Paul Bremer, Suriye'yi yabancı milislerin Irak'a geçişlerine izin vermekle suçladı.

Bremer, o dönem Şam'la görüşmeler yapıldığını ve bu unsurların sızmasının önüne geçmek için Suriye'nin elinden gelen gayreti göstermesini umduğunu açıklamıştı.

Sonra Amerikan ordu yetkililerinin, Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın ve Amerikan Başkanı George Bush'un konuyla ilgili suçlamaları peşinden gelmişti.


Askeri Liderler


Amerikan eski Bakanlarından Donald Rumsfield, yabancı savaşçıların Suriye ve İran sınırlarından geçerek Irak'a sızmaları hakkındaki rahatsızlığını defalarca dile getirmişti. Bölgedeki Amerikan güçlerinin komutanlarından General John Abi Zaid de Şam ve Tahran'ın Irak'taki durumlara yardım etmeyen bir tavır sergilediklerini ifade etmişti.

Yabancı savaşçıların İran, Suudi Arabistan ve Suriye'den sızdıklarını belirten Abi Zaid, “Biz, Suriyelilerden bir şey yapmalarını istediğimizde hiçbir şey yapmıyorlar.” şeklinde söylenerek teessüflerini dile getirmişti.

Amerikan Dışişleri adına konuşan Richard Butcher, Collin Powell'ın o dönem Suriyeli yetkililere naklettiği şifahi mesajın Suriye'nin Birleşik ve istikrarlı bir Irak'ta çıkarı olduğu üzerinde yoğunlaştığını belirterek Şam'ın Irak'ın istikrarına katkıda bulunmasının önemine vurguda bulunmuştu. ABD ise Suriye'nin Irak hududuna sahip çıkmadığını gerekçe göstererek bunun, Irak'ta direnişçilerin Amerikan güçlerine yönelik operasyonlarda bulunmasını göstererek bu ülkeye mali yaptırımlarda bulunma kararı almıştı. Amerikan ordusunda üst düzey başka bir yetkili de Suriye'nin direnişçilerin sadece geçişine izin vermekle kalmayıp onlara para ve silah desteği verdiğini de söylemişti.


En tehlikeli devlet

ABD büyükelçisi Zalmay Halilzad ise 2005 yılında Suriye'yi Irak'ın istikrarını tehdit etmekle suçlamış ve Suriye'nin İran'dan sonra ikinci sırada tehlikeli bir ülke olduğunu söylemişti.

Dışişleri eski Bakanı Colin Powell, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'i, Irak sınırındaki sızmaları önlemek için ek güç göndermekle tehdit etmişti. Halilzad ayrıca Şam'ın takip etmesi gereken yolları gösterdiğini de sözlerine eklemişti.

Halilzad başka bir açıklamada ise ülkesinin sabrının tükenmek üzere olduğunu belirterek, Suriye'ye karşı askeri önlemler de dahil olmak üzere bir çok önlemler aldıklarını ifade etmişti. Condoleezza Rice Şam'a karşı askeri seçeneğin kullanılmasının uzak bir ihtimal olduğunu belirterek bu konunun gündemde olmadığını dile getirmişti.

Geçtiğimiz senelerde Amerikalı yetkililer Suriye'ye birbiriyle çelişen mesajlar göndermişti. Örneğin Bush, Irak'a giren fanatikleri engellemedeki acziyeti ve sınırı gözetlemedeki zaafları nedeniyle Suriye'nin daha çok izolasyona maruz kalacağını ifade etmişti.

Bu haber toplam 940 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri