Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Adli Tıp'ta neler YOK Kİ?

24.07.2009 09:03
Adli Tıp'la ilgili kirli çamaşırlar bir bir ortaya dökülüyor. Kurumda olanlar inanılır gibi değil...

Adli Tıp hedefte... Kurumla ilgili skandallar Hüseyin Üzmez davasında 14 yaşındaki BÇ'ye psikolojisi bozulmamıştır raporu verilmesiyle göze batmaya başlamıştı.. Şimdi kurumla ilgili bütün kirli çamaşırlar ortaya dökülüyor. Öyle olaylar anlatılıyor ki adalete yön veren kurumda olanlara insanın inanası gelmiyor.

Meslek içi kurumlardan da Adli Tıp'a isyan sesleri yükseliyor. Adli Tıp'ın derhal kapatılması yönünde kamuoyu baskısı oluşturulması için düğmeye basılıyor.

Skandallar zinciri Hüseyin Üzmez davasına verilen raporla başlamıştı... 14 yaşında tacize uğrayan kızın psikolojisinin bozulmadığı yönündeki raporuyla mahkemeyi yanıltan kurum, Hüzeyin Üzmez'i cezadan kurtarmıştı. Aynı kurum geçtiğimiz günlerde aynı mağdur için psikolojisi bozulmuştur raporu verince Hüseyin Üzmez tutuklandı. Aynı dava, iki farklı rapor ve iki farklı mahkeme kararı...

Adli Tıp'la ilgili skandallar Münevver cinayetinde doruğa ulaştı... Genç kızın iççamaşırında bulunan spermler otopsi masasında bulaşmıştı... Kirli masa dendi, kirli el dendi... Sonuç korkunçtu...

Son olarak İsmailağa Cemaati'nde 2.5 yıl önce işlenen cinayetle ilgili raporda maktulün kanı yerine başka birine ait kanın incelenip rapor yazıldığı ortaya çıktı...

Ardarda ortaya çıkan bu skandallar bugüne kadar hüküm giymiş nice suçlunun aslında suçsuz olabileceğini; sokaklarda ise nice suçlunun elini kolunu sallayıp dolaşabildiğini akıllara getirdi ki bu korkunç.

ADLİ TIP KURUMU DERHAL KAPATILSIN

Durum böyle olunca Türk Tabipler Birliği de Adli Tıp Kurumu'nun kapatılması yönünde çağrı yaptı. TTB Başkanı Gencay Gürsoy, işadamlarının panik atak teşhisi veya göz rahatsızlığı raporlarıyla cezaevinden kurtarıldığını belirterek kurumun derhal kapatılmasını istedi.

OTOPSİ TEKNİSYENLİĞİNİ ŞOFÖRLER YAPIYOR!

TTB'nin düzenlediği toplantıda Adli Tıp Kurumu'nun eski birim başkanlarından şimdiki İnsan Hakları Vakfı Başkanı Şebnem Korur Fincancı da vardı. Münevver'in otopsisinde kirli masa skandalıyla ilgili ilk doğrulama ondan gelmişti. Fincancı, yine öyle bir örnek verdi ki ''Bu kadar da olmaz'' dedirtti.

Fincancı bir cumhuriyet savcısıının şoförüne otopsi teknisyenliği yaptırdıpını kaydetti. Fincancı, şöyle dedi: ''Cumhuriyet savcısı pratisyen hekime otopsi yaptırır, otopsi teknisyenliğini de şoförü yapar. Şoförün günlüğü harcirahı pratisyen hekimden yüksek olur. Çünkü, cumhuriyet savcısı bu ücreti belirler. 75 lira alırlar.''

Kaynak:
Bu haber toplam 1348 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri