Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ağar Çatlı'yı Tanımıyor!

10 Şubat 2009 / 08:24
Mehmet Ağar, silah ruhsatı verdiği Abdullah Çatlı'yı basından tanıdığını ileri sürdü
Susurluk davası kapsamında Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemde 'silahlı çete kurmak' suçundan yargılanan Mehmet Ağar, 12 yıl sonra ilk kez hakim karşısına çıktı. Davaya bakan 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne Susurluk'tan hüküm giyen Korkut Eken ile birlikte gelen, Ağar, Eken'in 'dış operasyonlar için kullandık' dediği Abdullah Çatlı'yı basından tanıdığını ileri sürdü.
ÇİLLER İSTEDİ, YAPTIM

Mahkemedeki ifadesinde hayatı boyunca hukuka bağlı kalarak devlete hizmet ettiğini söyleyen Ağar, dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in oluruyla görev yaptığını ifade etti. Susurluk davasında hapis cezasına çarptırılan Ergenekon sanığı İbrahim Şahin ve Korkut Eken'in terörle mücade-leye çok katkısı olduğunu ileri süren Ağar, öldürülen MİT muhbiri Tarık Ümit ve Yaşar Öz'ü haber elemanı olarak kullandıklarını söyledi, 'Susurluk'un kayıp silahlar hakkında bilgim yok' dedi.

PASAPORT VERMEDİM

Ağar, görevli olduğu dönemde silah ruhsatı verdiği ileri sürülen Abdullah Çatlı'yı ise basından tanıdığını ileri sürdü. Ağar, Çatlı ve Öz'e silah ruhsatı ve Yeşil Pasaport vermediğini iddia etti. Ağar, terörle mücadelede emniyet-asker ilişkisini koordine ettiğini söylediği MİT Güvenlik Dairesi eski Başkan Yardımcısı emekli Yarbay Korkut Eken için 'kahraman bir subay' ifadesini kullandı. Ağar, Susurluk kazasında yaralanan DYP eski Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın bağlı olduğu Bucak aşiretini korucu olmaları için Susurluk'ta ölen Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağ'ın ikna ettiğini anlattı.

ÖZBAY'I SADECE DUYDUM

Mahkeme heyetinin sorusu üzerine, Ağar, Mehmet Özbay sahte kimliğini kullanan Abdullah Çatlı'nın ismini, Emniyet Teşkilatı'nda görev yapması nedeniyle duyduğunu ancak tanımadığını kaydetti. Savunmasında "Suçlu ve suçluyla mücadele etmeyi hayatının bir parçası haline getirmiş bir kişi olarak, suç işlemek için örgüt kurmak iddiasını kabul etmem mümkün değil" diyen Ağar, görevini hukuk ve kanunlar çerçevesinde yürüttüğünü, suç örgütlerine karşı mücadelesi nedeniyle "Türkiye'nin en önemli üç hedefinden biri" olduğunu söyledi.

DURUŞMAYA GELMEYECEK

Mahkeme heyeti duruşmayı 13 Mayıs 2009'a ertelerken, Ağar'ın sonraki oturumlardan vareste tutulmasına karar verdi. Ağar davanın iddianamesinde 1993-1996 yılları arasında, 'cürüm işlemek için silahlı teşekkül meydana getirmek, gıyabi tutuklu sanık Abdullah Çatlı'nın saklı bulunduğu yeri bildiği halde yetkili mercilere haber vermemek, Çatlı ve Yaşar Öz'e silah ruhsatı ve Yeşil Pasaport vermek'le suçlanıyor. Susurluk raporunda Ağar'a, aynı suçlamalar yapılıyor.


Ergenekon'da yargılansın

Duruşmada avukat Selçuk Kozağaçlı, Hüseyin Şimşek ve İsmail Hakkı İlçi için 342 avukat olarak müdahil talebinde bulunduklarını belirterek, "Bu kişiler Mehmet Ağar'ın mensubu olduğu iddia edilen suç örgütünce öldürülmüştür" dedi. Avukat Rıza Karaman da Çağdaş Hukukçular Derneği adına davaya müdahil olma talebinde bulundu. Öldürülen Hasan Ocak'ın ağabeyi Hüseyin Ocak adına duruşmaya katılan bir avukat da davaya müdahillik talep ederek, "Ağar, Ergenekon kapsamında yargılanmalı" dedi. Mahkeme müdahillik taleplerini reddetti.


Çiller de hesap vermeli

DTP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan ile bazı parti ve örgütler Ankara Adalet Sarayı önünde Ağar'ın yargılanmasıyla ilgili açıklama yaptı. Davanın kendileri için büyük önem taşıdığını kaydeden Buldan, Susurluk ve Ergenekon davalarının birleştirilmesi gerektiğini söyledi. Buldan “Sadece Ağar değil, onun ekibinde çalışan, özellikle '91-95 konsepti' dediğimiz dönemde görev yapan, başta Tansu Çiller olmak üzere bütün yetkililerin, yargılanması ve halka hesap vermesi gerektiğini düşünüyoruz" dedi. İHD, Ankara 78'liler Derneği, EMEP, SDP Ankara İl Teşkilatları, Sosyalist Parti ile 68'liler Dayanışma Derneği'nin de içinde bulunduğu bazı parti ve örgütler de aynı yerde ortak açıklama yaptılar.



Bu haber toplam 934 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri